“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

2020’DE ÇIĞIR AÇAN, YAKIN GELECEĞİ BELİRLEYEN TEKNOLOJİLER – 1

Son yıllarda insanlığa yön veren ve yakın geleceğimizi şimdiden şekillendiren teknolojileri kafamızda bir yere koyamadıysak hâlâ şansımız var. 2020’ye veda ederken, MIT Technology Review’ın Şubat’ta yayınladığı, “2020’nin Çığır Açıcı Teknolojileri” listesine yakından bakalım. İşte, geçtiğimiz seneki teknolojik yarışın 10 başaktöründen ilk beşi ve haklarında gerekli temel bilgiler:

1. Uydu Mega Takımyıldızları:

SpaceX’in Starlink takımyıldızı bu teknnolojiye bir örnek; uzaydan en ücra kırsal alana dek dünyanın her yerine, hızlı internet erişimi sağlamak amacıyla oluşturulan bir uydu takımyıldızı projesi…

Uyduların 800’ü geçkin bir kısmı çoktan fırlatıldı. Uydu sayısında nihai hedef, yörüngede 42.000 uydu… Bunlar dışında Amazon veya başka şirketlerin de uydu takımyıldızları olacak. Gece bir bakacağız, yörüngeye fırlatılan on binlerce uydu göğü kaplamış olacak belki… Yansıtıcılıkları azaltıldığı oranda böylesi bir manzaradan kaçınabiliriz elbette. Gökbilimciler bu sene, uydu takımyıldızlarının gökyüzünün görüntüsünü tehdit edeceği uyarısında bulunmuştu. Londra Imperial College’dan astrofizik uzmanı Dr. Dave Clements’in BBC’ye yaptığı açıklama düşündürücü: “Gece, gökyüzü tüm topluma aittir ve şimdi toplumsal bir trajediyle karşı karşıyayız.”

abd ordusu şimdiden, Düşük Dünya Yörüngesi’nde (LEO) bulunan uyduları navigasyon için kullanma fikriyle teknolojinin taliplerinden biri oldu. Uydu mega takımyıldızlarının etki ve kullanım alanlarını önümüzdeki sene de göreceğiz.

2. Mini Yapay Zeka:

Makine öğrenimi modellerinin yüksek performansa ulaşma yarışında ortaya çıkan mini yapay zeka (tiny AI, tiny machine learning) daha küçük karbondioksit ayak iziyle daha büyük veriyi işleyebilecek.

Danışmanlık firması CGI UK’in dijital dönüşüm direktörü Sumant Kumar, tek bir yapay zeka eğitiminin karbon ayak izi eşdeğerinin, ortalama bir arabanın yaşam boyu emisyonlarının beş katı olduğunu belirtiyor. Yapay zekanın benimsenmesi arttıkça, bu teknolojinin daha yeşil olması şart; böylece cep telefonlarımız gibi cihazlarda çalışacak mini YZ ön plana çıktı.

Bu yapay zeka, donanımın işlevini artıracak ancak kişisel verilerimizin gizliliğini tehdit edici bir noktada konumlanması muhtemel. Düşük güçte veri analizi gerçekleştirmek için donanıma entegre edilecek ve verileri işlenmek üzere buluta gönderecek.

3. Yapay Zeka Destekli Molekül Keşifleri:

Kimyagerlerin tahminine göre molekül dünyasında keşfedilmeyi bekleyen o kadar çok molekül var ki; Güneş sisteminde bulunan atomlardan çok daha fazla bir sayı! Makine öğrenimini temel alan araçlar kullanılarak, var olan bir veri tabanı üzerine dayalı ve tamamen yeni ihtimalleri hesaplamak için kurulan bir sistemle ilaç yapımına elverişli olan molekülleri hem daha ucuz hem de daha hızlı keşfetmek mümkün oldu. Bilim insanları yapay zekayı umut verici ilaç benzeri bileşikler bulmak için kullanıyor.

4. Kuantum Üstünlüğü:

Gündemimizde yeni sayılmayacak kuantum üstünlüğü ve kuantum bilgisayarlar bu sene de yeni gelişmelere sahne oldu. Çinli bilim insanları, karmaşık matematiksel hesapları dünyanın en hızlı süper bilgisayarından yaklaşık 100 trilyon kat daha hızlı çözen bir kuantum bilgisayarı ürettiğini ileri sürdü.

Kuantum üstünlüğü, bir kuantum bilgisayarının klasik bilgisayarların pratik anlamda çözemeyeceği bir problemi çözdüğü anda elde edilmiş oluyor.

Normal bir bilgisayarda bir bit sadece iki halde olabiliyor, açık ya da kapalı, yani bir veya sıfır. Öte yandan 1 kuantum bit, kısa adıyla ‘kubit’, aynı anda birden fazla durumda olabiliyor. Bu da tek bir kubit’in standart bir bitten çok daha fazla bilgi taşıyabileceği anlamına geliyor. Normal bilgisayar, elektrik akımına bağımlıyken kuantum bilgisayarlar, elektron ve proton gibi atom altı parçacıkların fiziksel özelliklerine dayanan bir sistemle işliyor.

Kuantum bilgisayarının çok hızlı problem çözme yeteneği, özellikle siber güvenlik alanında hem büyük fırsatlar hem de riskler sunuyor. Öte yandan kimya ve ilaç endüstrisinde geliştirme süreçlerini çok hızlandırması kuantum bilgisayarları cazip kılan güncel bir etken.

Çinlilerin de katıldığı yarışta, Google, Amazon, IBM ve Microsoft var. Pekin yönetimi kuantum araştırmalarına 10 milyar dolar yatırım yapacağını duyurmuştu. Washington’ın kuantum çalışmalarına ayırdığı bütçe ise 1 milyar dolar.

5. Yeni Nesil İklim Simülasyonu:

Araştırmacılar, aşırı hava koşullarında iklim değişikliğinin rolünü git gide daha yüksek istatistiksel kesinlikle tespit edebiliyor. Simülasyon ile doğruluk oranları yüksek tahminlerde bulunuluyor, iklim krizi etkileri takip edilebiliyor. Ne yazık ki iklim konusu, önümüzdeki yıllarda kaçınılmaz şekilde gündemimiz olacak.

2020’DE ÇIĞIR AÇAN, YAKIN GELECEĞİ BELİRLEYEN TEKNOLOJİLER – 2 yazısında, kalan 5 maddeye yakından bakacağız; yaşlanma önleyici ilaçlar, hacklenemez internet, dijital para, hiper kişiselleştirilmiş tıp ve diferansiyal gizlilik… Bunlardan özellikle hiper kişiselleştirilmiş tıp, geleceğimizi şekillendirici gelişmelerde başı çekebilir; bu nedenle ona ayrı bir yazıyla değinmek yerinde olacak.

Sizce bu teknolojiler, yakın gelecekteki yaşantılarımızda ne gibi değişimler öngörüyorlar?

Serinin devamında buluşmak dileğiyle…

MSGSÜ Sinema TV’de eğitim aldı. Prodüksiyon ve post prodüksiyon alanlarında çalıştı. Bugün, editör, çevirmen ve yazar olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

yorumlar (1)

  • Avatar

    Erkan

    Emeğinize ve yazınıza size çok teşekkürler. Bu teknolojilerin ben dostane kullanılacağını hiç sanmıyorum. Hele hele Amerika gibi kapitalist vahşi bir ülkenin asla insan yararına değil,şirket ve kar yararına yapar. O uydu takımlarınıda dünyayı daha iyi kontrol etmek için kullanır. Kaldiki bu kadar bütçeyi parayı doğayı dünyayı tüm iklimi kurtarmayı umut etmek ahmaklık. Yeni teknolojiler iyi yönde kullanıldığı sürece değerlidir.

    reply

YORUM YAP