“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

77. Piyade Tümeni’nin kahramanı güvercin; Cher Amı

Merhaba, ben Cher Ami I. Dünya Savaşı sırasında çok yaralı olduğum halde, bacağımdaki mesajı zamanında yetiştirerek yüzlerce askerin hayatını kurtardım.

 

Fransızca Cher Ami olan ismim Türkçe’nizde ‘Sevgili Dostum’ demek.

I. Dünya Savaşı’ndaki yardımlarından dolayı amerikanlar tarafından kahraman olarak anılıyorum.

Hikayem şöyle;

O tatsız tuzsuz soğuk savaş zamanları, uçacak yer bulamadığımız günler, bir ekmek kırıntısının bile çok değerli olduğu her yerde bizim yerimize küllerin uçuştuğu o günler işte! Fransız askerlerine hunharca saldıran Almanlara karşı mücadele içindeyken hepimiz, amerikan askerleri yardıma geldi. Almanların içindeki en stratejik bölgeyi ele geçirmekle görevlendirilen amerikan Binbaşı Charles Whittlesey ve 500 kişilik müfrezesi, bu yardım için seçilmiş askerlerdendi.

Kara bulutlarla kaplı; kan, acı, öfke dolu günlerde insanlar çok çaresizdi. Biz uçabilenler için bile zorken onlar nasıl dayandı bunca acıya, bilmiyorum. Öldürmeye, can yakmaya, sebebi ne olursa olsun karşı olduğum halde askerlerin o muazzam cesaretine her zaman hayran kalmışımdır. Öyle zorlu günler ve öylesine sıkışmış bir savaş alanında müfrezenin bir kısmı önceleri direnirken Fransız birliklerinin geri çekilmesiyle müfreze halinde Almanların arasında tek başına kaldı.

Almanlara karşı başka taraftan saldıran amerikan komutanları, Whittlesey’in müfrezesinin Almanların içinde olduğundan haberdar değildi ve haliyle sıktıkları kurşunlar kendi birliklerine gidiyordu. Kendi komutanlarının kurşunları altında kalan ve körü körüne ölen askerlerin durumu vahimdi! İzlemeye dayanamayacağınız türdendi.

Ah Tanrım! Benim gördüğüm gibi kuşbaşı görmenizi isterdim onları, o kadar zordu ki izlemesi… İlk günden birçoğu ölen askerlerin ikinci gün aşağı yukarı sayabildiğim kadarıyla yalnızca 200’e yakını hayatta kaldı. Bununla da bitmedi. Amerikan komutanlara durumlarını anlatmak için de iletişim kuracakları hiçbir fırsatları veya aletler yoktu. Yapabilecekleri tek şey vardı, o da bizler aracılığıyla haber göndermek.

Binbaşı Whittlesey sabaha kadar bu planı yaptı yapmasına ama yorgunlardı, ancak sabah kalktıklarında fark edebildiler bizi öldürdüklerini… Almanlar tüm dostlarımı yok etmişti hunharca… Onlar için yukardan üzülürken dostlarımı da vurdular. Hepimizi katlettiler… Kanatlarımızı kırmadılar, yaktılar, yıktılar…

Ancak bir kaçımızı gözden kaçırmışlardı… Biz umudun son güvercinleri… Son üçümüzü uçurdular… Diğer iki dostum hedeflerine ulaşamadan vurulurdular. Yalnız başıma, alabildiğince yükseliyordum O sırada Almanlar beni de vurdu…

Vuruldum ey insanoğlu…
Göğsümden vuruldum hem de…
Kalbimden de vuruldum ben o savaşta…
Kalpleri kırmakla kalmadınız vurdunuz da…
Düştüm sonra…

Gözlerim kapanıp açılırken o aralıktan gördüğüm ışık bile karanlıktı sanki… İşte o an gözümün önünden gördüğüm o dehşet verici görüntüler, insanların birer ölmesi geçti…. Sonra dostlarımın ölürken son sözleri gibi acı çığlıkları… Bir yandan göz altlarımdaki tüylerimi ıslatırken… ıslanan her tüy, acı acı buz kesiyordu rüzgarın şiddetiyle…

Ah! Tüylerim ürperdi… Bu ürperti bir anda irkilmeme neden oldu… İşte o an aralık olan gözlerimi sımsıkı  ama sımsıkı kapadım, ben umuttum ve umut en güçlü duyguydu bu hayattaki… O gün bendim ve başarabildirdim. Bütün gücümü topladım, umutlarımı ayaklandırdım ve ömrümde hiç uçmadığım kadar uçtum. Uçtummm uçtumm…

40 kilometrelik mesafeyi 25 dakika kadar kısa bir sürede almayı başararak mesajı ilettim…

İşte o gün, 4 Ekim 1918’de ellerinde kalan son umut olan ben Cher Ami, sol bacağıma bağlanan mesajı iletmeyi başardım…

Mesaj şu şekildeydi; we are along the road paralell (sic) 276.4. our artillery is dropping a barrage directly on us. for heavens sake stop it. (276.4ün paralelindeki yolun yanındayız. kendi mevzilerimiz direkt olarak üzerimize yaylım ateşi yapıyor. Tanrı aşkına kesin şunu.)

Göğsünden vuruldum.
Tek gözümü kaybettim.
Bacağı da vücuduma sadece bir tendonla bağlı kalacak şekilde koptu.
Ama yüzlerce insanın hayatını kurtardım işte.
Buna değdi…Tümenin hekimleri beni sevgi ile, hayranlıkla, saygı duyarak ve sürekli teşekkür ederek tedavi etti. Hatta kopan bacağımın yerine  tahtadan bir bacak bile yaptılar… Sonra ne oldu derseniz, fazla dayanamadım elbet…
Hayatım bir kahraman olarak son buldu…
77. Piyade Tümeni’nin kahramanı!Fransızlar, amerikan askerlerine ettiğim bu yardımı öğrendiklerinde, cesaret ve azmimden dolayı bana Croix de Guerre ödülü bile verdi. Daha çok madalya aldım…. Yaklaşık bir yıl sonra öldüğümde kayıtlara erkek olarak geçirildiğimden, cansız benimin dişi olduğunu fark ettiklerindeki yüz ifadeleri beni yukarlarda olduğum yerde pek keyifle gülümsetmişti.

Bütün dünyaya selam olsun, bu kadın güvercinden…

Önyargılarınızı, yakıştırmalarınızı bırakın.

Savaşınız ne olursa olsun umuda tutunun sıkı sıkı; sizi uçuracak olan o. Sadık ve adaletli olun, size yaşadığınızı hissettirecek o. Ve inanın; azmetmeyi, inanamayı, mücadeleyi asla bırakmayın!

Bu arada heykelimi de yaptılar. Hala National Museum of American History “Özgürlüğün Bedeli”  sergisinde, görmek isterseniz…

Sevgi ve selamlar hepinize insanoğlu. Bütün dünya canlı bir organizmadır. Birbirimize bağlı harika bir sistemiz.

Daha fazlasına göz dikmeden mutlu olmaya çalış lütfen. O zaman hiçbir şey için zarar vermen gerekmez.

Ve son olarak, kendine çok iyi bak…

Sevgili Dostun,
Cher Ami.

“Biz” olmak, “Ben” olabilmekten geçer. “Ben” olabilmek hakikati aramaktan, kendini keşfetmekten…Ben kendimi keşfettikçe güzelleştim. Ben kendimi keşfettikçe evreni keşfettim. Ben evreni keşfettikçe öfkemi dindirdim. Hakikatin ne kadar yakınımda durduğunu, önümdeki engeller nedeniyle göremedim. Korkularımın yerine merakımı koydum ve elime kalemi aldım üç sene önce… Bitmek tükenmek bilmeyen merakım yolumu aydınlatan ışık oldu, kitaplar en yakın arkadaşlarım, bugün hayatta olmayan binlerce deha dostum oldu… Hiçbirini kendime saklayamazdım. Bu kadar bencil olmak, insanın yaradılışına tersti. Hakikatin nerede durduğunu görüyorum artık, beni hiçbir güç ondan alıkoyamaz…İnanın! Cesur olun! Dönüşün! Değişime ayak uydurun! Gelecek biz’im, çünkü zaman biz’iz.

YORUM YAP