“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

ALEXANDER KONSTANTINOVIÇ GLAZUNOV  

“Başka işlerle meşgul olmam mümkün değil, müzik beni ele geçirmiş durumda. Beste yapmadığımda vaktimi boşa harçadığımı hissediyorum.”

Müzik onu ele geçirmiş gerçekten de. 1865 yılı 19 Ağustos’unda, St. Petersburg’lu varlıklı bir aileye doğan Alexander Glazunov, romantik dönem bestecilerinin hem en üretkenlerinden hem de en beğenilenlerindendi. Önemli bir bestecisi olmanın yanı sıra orkestra şefi ve müzik öğretmenliği de yaptı.

9 yaşında piyano dersleri almaya, 11 yaşına geldiğinde ise beste yapmaya başladı. Beste dersleri aldığı Nikolai Rimsky-Korsakov, onun günden güne değil, saat saate geliştiğini söylemiştir. Böyle düşününce ilk senfonisini 16 yaşında bestelemiş olmasına şaşırmıyor insan.

Böylelikle hemen müzik camiasında dikkatleri üzerine çekmişti. Çeşitli müzik aletrinde kendini geliştirmeye ve öğrenmeye devam eden sanatçının ilk bestesi, döneminin güçlü tüccarı ve müzik aşığı Mitrofan Belyayev’in dikkatini çeker ve sanatçıyı, halihazırda destek verdiği sanatçı grubuna dahil eder. Yavaş yavaş, Belyayev’in yardımı ve desteğiyle Glazunov, uluslararası beğeni toplamaya başlar. Bu dönemde üç tamamlanmış senfoni, iki yaylı dörtlü ve bir bale ile çıkaracak kadar sıkı çalışır. 

1905’te Saint Petersburg Konservatuarı’nın müdürü olarak seçilir ve 25 yıllık bir kariyere daha adım atar. Bu noktada yaratıcılığın zirvesindedir. Bu görevdeyken, pek çok eser besteler ve orkestra şefi olarak ün kazanır.

 

1928’de gerçekleştirdiği Avrupa ve ABD turnesininn ardından 1929’da Paris’e yerleşir. Taşınmayı sağlık sebeplerine bağlasa da Sovyetler Birliği’nin yükselişinden kaçıyor olması muhtemeldir. Yine de Sovyetler Birliği’nde saygın bir besteci olarak anılmayı sürdürür. Hayatının ilerleyen dönemlerinde, üretimi önemli ölçüde yavaşlamasına rağmen sanat camiasında bu dönemki bestelerinin birer olgunluk dönemi işi olduğu kanısı hakimdir. Glazunov 21 Mart 1936’da Paris yakınlarındaki Neuilly-sur-Seine’de hayata gözlerini yumar.

En popüler işleri 4, 5 ve 6. senfonisi; Raymonda, Ruses d’amour ve Mevsimler adlı bale eserleridir. Tabii değerli müzisyen Tchaikovsky’nin tüm dünyayı sarsan ölümünün ardından yazdığı “Karanlıktan Aydınlığa” adlı ağıtla kendi üzerindeki etkisini sanatına aktarmıştır. Bugün belki en tanınna besteciler arasında olmasa da geleneksel Rus müziğini Batı’yla en iyi harmanlayan bestecilerden biri olarak anılmaktadır. 

Bizce doğum günü onu tanımak için harika bir vesile. Sanata aşık olup satanıyla fark yaratan ve onu yaşatmak için yaşayan herkes gibi iyi ki doğdun, müziğinle iyi ki varsın.

Yeditepe Üniversitesi, Çeviribilim mezunu. Makalelerle başlayan çevirmenlik yolculuğu kitaplarla devam etti. Şimdi ise özgün yazılar yazma heyecanını tatma peşinde.

YORUM YAP