“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Azra Deniz Okyay’ın Hayaletler’i Büyük Ödülü Kazandı

Kocaman bedeniyle oturduğu yerde, altını doldururken tüm şekerleri elinde tutmaya çalışan ve asla paylaşmayan bir komşu çocuğu gibisin ana akım sinema; tüm görsel medyayı elinde tutmaya çalışıyorsun, bağımsız yönetmenlere destek vermiyorsun, yalnızca kendi filmlerin gösterime girsin istiyorsun. Ama sana kötü bir haberim var. Sanat olabildiğince akışkandır; elinde tutamazsın, sesini kısamazsın ve onu istediğin kalıba sıkıştıramazsın. Bu yüzden gerçek sanat, her zaman gerektiği ilgiyi ve başarıyı yakalayacak. Yılmaz Güney’in Cannes Film Festivali’nin kürsüsünde de dediği gibi: “Dost ve düşman herkes bilsin ki kazanacağız! Mutlaka kazanacağız!

Sizi genç ve dinamik bir yönetmenle tanıştıracağım: Azra Deniz Okyay. Kendisi, birçoğumuzun dertlerinin bambaşka olduğu bir dönemde, lisede görsel devinimin yaratıcı gücüyle tanışıyor. Fotoğraf üzerine asistanlık yaptıktan ve liseyi bitirdikten sonra Paris’te Sorbonne-Nouvelle’de sinema eğitimiyle gözünü eğitmeye devam ediyordu.

Azra Deniz Okyay

Azra Deniz Okyay

Eğitimli bir göz, dünyayı bambaşka görür sevgili okur. Azra Deniz Okyay, daha lise döneminde yakaladığı görsel devinimi, bizlerin yaşamlarımızda sürekli göz ardı ettiğimiz noktaları ‘görmek’ ve ‘göstermek’ için kullandı. 2004’te çektiği “Sulukule Mon Amour” isimli kısa filminde Sulukule’de yaşayan Gizem ve Dina’nın dansa olan aşkları ve bu aşkla özgürlükleri için verdikleri mücadeleyi anlattı; 2013’e geldiğimizde “Küçük Kara Balıklar” isimli kısa filminde bambaşka hayatlarda ve coğrafyalarda yaşayan üç ayrı kadının hikayesini anlattı. Sonuçta bu kadınların “küçük balık-büyük balık” sistemi içinde var olma mücadeleleri, ona pek de yabancı değildi bir kadın yönetmen olarak var olmaya çalıştığı bu topraklarda, bu gezegende… Ancak sinema o kadar büyülü bir şey ki hikayeleri uluslararası ve ulusal bütün yarışmalarda çok beğenildi. Birçok övgü ve ödülle kendine yeni bakışlar kazandırdı.

Son olarak 2020 yılında bitirdiği filmi “Hayaletler”, Venedik Film Festivali’nin “Uluslararası Eleştirmenler Haftası” bölümünde Büyük Ödül’ü (Grand Prize) kazandı. Film, Türkiye genelinde büyük bir elektrik kesintisinin yaşandığı tek bir günü ele alıyor. Küçük Kara Balıklar’a benzer bir hikayeyle bu “büyük elektrik kesintisi”nden etkilenen, farklı statülere ve hayatlara sahip dört farklı karakterin kesişen hikayelerini anlatıyor. Elektrik kesintisinin yaşandığı gün, hip hop dansçısı olmak isteyen Didem, belediyede temizlik görevlisi olarak çalışan İffet, kentsel dönüşümün fırsatçısı Raşit ve mahallenin çocuklarına gönüllü film dersleri veren Ela’nın yolu kesiştiği film, kentsel dönüşüm ve yeni yapılandırılan İstanbul’un ekseninde bir araya gelen bu dört karakterin kesişen hikâyeleri üzerinden günümüz Türkiye’sine dair distopik bir portre çiziyor.

yıkıcı, yaratıcı; okuyan, yazan, düşünen ve bu yüzden görmek isteyen karbon-bazlı bir yaşam formu. • DEU GSF'de sinematografi öğrencisi; kakimli.com'da içerik üreticisi ve sosyal medya yöneticisi; @degisenbakis'ta izleyicinin bakışını yeniden yaratmayı amaçlayan bir yaratıcı; @deus.ex.machinax'ta tasarımsal açıdan kendini yeniden keşfeden bir yapay-zeka; @lafingidisi'nde anlamını yitiren kelimeleri kovalayan bir araştırmacı. • bunlar onun hakkında bilinenlerin bir kısmı. dahası için nereye bakacağınızı biliyorsunuz.

YORUM YAP