“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Başımıza taş yağacak: Tetris!

Başımıza taş yağıyor!

Gökten düşen taşları (tetrominolar) zemine oturtmaya çalıştığımız ve satırları yok ettiğimiz Tetris oyunuyla büyüdük biz! Çocukken bu oyuna öyle takmıştık ki onu rüyalarımızda bile oynardık. Tetris ilk kez tarihte bugün 1984 senesinde, Aleksey Patinov adındaki Sovyet bilgisayar mühendisi tarafından yayınlandı ve muhtemelen kendisi oyunun zamanla böyle bir çılgınlığa dönüşeceğini tahmin etmemişti!

Düşmekte olan parçalar için mükemmel yeri bulmak, yığınlardan kurtulmak, her şeyi bir düzene sokmak… O zamanlar oynadığımız oyun buydu ve şimdi de oynadığımız “oyun” aslında bu. Hayatlarımız üstümüze indirilen ve yağdırılan şeyleri bir yerlere oturtmakla geçiyor. Masallarımızda bile gökten bir şeyler indiriliyor. Başımızı kaldırıp üstümüze ne getirileceğini görmeye, düşmüş olanı harcamaya, onu yok etmeye bayılıyoruz! Biz bu oyunu oynamayı sürdürdükçe başımıza daha çok taşlar yağacak!

“Biz” olmak, “Ben” olabilmekten geçer. “Ben” olabilmek hakikati aramaktan, kendini keşfetmekten…Ben kendimi keşfettikçe güzelleştim. Ben kendimi keşfettikçe evreni keşfettim. Ben evreni keşfettikçe öfkemi dindirdim. Hakikatin ne kadar yakınımda durduğunu, önümdeki engeller nedeniyle göremedim. Korkularımın yerine merakımı koydum ve elime kalemi aldım üç sene önce… Bitmek tükenmek bilmeyen merakım yolumu aydınlatan ışık oldu, kitaplar en yakın arkadaşlarım, bugün hayatta olmayan binlerce deha dostum oldu… Hiçbirini kendime saklayamazdım. Bu kadar bencil olmak, insanın yaradılışına tersti. Hakikatin nerede durduğunu görüyorum artık, beni hiçbir güç ondan alıkoyamaz…İnanın! Cesur olun! Dönüşün! Değişime ayak uydurun! Gelecek biz’im, çünkü zaman biz’iz.

YORUM YAP