“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Beyinler Mülteci!

Suriyeli mülteciler 2011’de gelmekteyken kentlerimizde yaşam zaten alt üst olmuştu. Riskli alan ilanları, acele kamulaştırma kararları, yık-yapçı dönüşüm uygulamaları, şişen emlak fiyatları… Kendi mahallemizde, kentimizde mülteci olmuştuk sanki. Peki, savaş ülkemize hakiki mültecileri sürüklediğinde onların halinden anladık mı? Ne yazık ki hayır. Yıllar içinde iktidar, muhalefet ve halk, her sorunun faturasını mültecilere kesmekte adeta söz birliği etti.

Mesele mültecilik olunca, hak, hukuk, adalet diyenlerin bile ayrımcılığa savrulduğu aşikar. Peki neden? Temelde yatan sebep bizim bu ülkenin vatandaşları olarak birbirimizle yurttaş gibi, hemşeri gibi ilişki kuramamamız. Hemşeri deyince aklımıza bize torpil yapacak bir dayı, geldiğimiz kentten veya köyden bir tanıdık, klanlaşarak rekabette kozumuzu yükseltebilecek bir din kardeşi vs. geliyor da yaşadığımız kentte bir yurttaş olarak dayanışma ve irtibat halinde olmamız gereken halk gelmiyor nasılsa.

Mültecilerle derdimizin arkasında işte tam da bunlar var: Bizim birbirimizle hemşeri olmamamız, bizim yaşadığımız kente aidiyet duyan, ona karşı sorumluluklarını bilen bireyler olmamamız, bizim yetkililerden aidiyet ihtiyacımız için gerekli şartları talep etmek üzere gümbür gümbür organize olamamamız. Belki ekmek kavgasında öyle kaybolup gitmişiz ki aidiyetin hakkımız, birlik beraberliğin ödevimiz olduğunu bile unutmuşuz. Gerçi bir linç olduğunda hemen nasıl da toplanıveriyoruz. Kendimize bir hayrımız yokken mülteciye hoş geldin hemşerim diyecek halimiz yokmuş demek ki.

Bugün Dünya Mülteciler Günü. Mültecilerin durumuna dikkat çekmek için ilan edilmiş bir gün. Oysa çoğumuz, mülteci krizinin tam ortasında dururken bile bu konuya dikkat verip olgunca çözümler aramadık, aramakta olan akademisyene, hukukçuya, sivil toplum sözcüsüne, sosyologa, psikoloğa kulak da vermedik. Ama her sorun karşısında “Bu ülkede mülteci kadar değerimiz yok,” diye söylenmeyi iyi biliyoruz. Pardon, yoksa bizim beyinler mi mülteci?

MSGSÜ Sinema TV’de eğitim aldı. Prodüksiyon ve post prodüksiyon alanlarında çalıştı. Bugün, editör, çevirmen ve yazar olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

YORUM YAP