“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

BİR DİRENİŞİN EZGİSİ

Bilirsiniz; en iddialı eserler, en hisli şiirler veya şarkılar, sanatçıların acı çektiği zaman dilimlerinde hayat bulur. İnsanın içindeki üzüntü ve acı, sanatçıya üretmesi için yakıt olur.

Size bahsedeceğim eser ise binlerce insana umut olan bir şarkı, Ya talêel al-jabal. Kim tarafından yazıldığı bilinmiyor. Tahminen 1920-1948 yılları arasında yazılmış olan şarkı, Türkçede ‘’Ey dağa çıkanlar’’ anlamına geliyor.

Osmanlı döneminden kalma geleneksel bir Filistin şarkısı, Ya talêel al-jabal.  Filistinli kadınlar, parmaklıklar ardındaki erkeklerini ziyaret etmek için dağa çıkıyorlar. Şarkı söylerken sözlerle oynuyor, böylece hapishane memurları adamlarına iletmeye çalıştıkları yıkıcı mesajı anlamıyorlar.

Filistinli kadınların bu şarkıyı zindandaki erkeklerini ziyaret ederken seslendirdiklerine de inanılıyordu. Bazı kaynaklar göre zindan duvarlarına dayanıp seslerini öyle duyuruyorlardı. Filistin’in İngiliz Mandası altında olduğu sıralarda kadınlar tarafından direnişçilere dayanma gücü vermek için söyleniyordu. Şarkıyı çeşitli kelime ve ses oyunlarıyla görünüşte kafa karıştırıcı sözler aracılığıyla söyleyerek mesajlar iletiyorlardı; ’direniş kazanacak, gelip sizi kurtaracak’’ diyerek sevdiklerine yakında özgürlük savaşçıları tarafından özgürleştirileceklerini bildiriyorlardı.

“L” hecesinden gelen onomatopoeik (Bir şeyin sesini taklit eden) bir kelime, ardından orijinal kelimeyi maskelemek için tekrarlanan bir sesli harf gelir. Bunu yaparken, dil trilleri ve tekrarlayan dolgular kullanılarak kod içinde şarkı söyleyerek gizli bir dil oluşturulur.

Geçtiğimiz aylarda iki kadın tarafından seslendirilen Ya talêel al-jabal’ın  amatörce çekilmiş bir videosunun internete düşmesiyle kendisinden haberdar olduk. Filistinli Terez Sliman ve Sofia Adriana Portugal, Arapça ve İspanyolca söyleyerek bu ezgiye nefes veriyor. İki kadın, karşılıklı oturup elleriyle ritim tutarak şarkıyı seslendiriyor. Başta elleriyle yaptıkları hareketleri basit bir ritim tutma sanıyorsunuz. Fakat öyle değil. İspanyol kadınlarının hamur yoğurma ritmi olan Ritmo Panaderas’ı uyguluyorlar. İspanyolca’da fırıncı anlamına gelen panadería isimli şarkı, pişirme işlemi sırasında İspanyol fırıncıların söylediği geleneksel bir türkü esasen. Ritim yaparkenki el hareketi, ekmek hamuru yapım sürecini gösterirken kadınsı duyguların ve iki kültürün kaynaşması ortak bir dil oluşturarak evrenselliğin göstergesi olmuş.

8 Ocak 1992’de İstanbul’da doğdu. Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Halkla İlişkiler okuduktan sonra, tasarım ürünler yapan bir markanın kurucu ortağı olarak e-ticaret ile ilgilendi. Özel ilgisi sebebiyle Craft Oyunculuk Atölyesi’nde oyunculuk eğitimi aldı. Çocukluk döneminden beri sahip olduğu yazma tutkusu ilk meyvelerini 2017 yılının sonunda, yazılarının Lazar Fanzin’de yayınlanması ile vermeye başladı. 2020’nin Eylül ayında Kakımlıcom ekibine dahil olarak bu serüvenine devam ediyor.

YORUM YAP