“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Bu Bir Utançtır! Bir Başsavcı Sonunda Kendi Başı Konusunda Özgür! 

Handan Kaftancı, bir başsavcı olmasa da, Türkiye’deki ilk kadın savcılardandı. O tarihlerde bu topraklarda bir kadının işlerinin ne kadar yokuşa sürüldüğünü hayal edin bir. Kaftancı, Fransızca dersi vererek çalışıp bir yandan da okumuştu. Hukuk Fakültesi’ni bitirdiğinde dünya kollarını açmış bir kadın hukukçuyu beklemiyordu. Ancak Atatürk’ün özel emriyle İzmir’e atandı ve mesleğini başarıyla icra etti.

Geçenlerde Türkiye’nin ilk başörtülü savcısı Tuba Ersöz atandı. 21. yy’da, inancına göre giyinebilen bir kadının başsavcı olabilmesine sevinmek zorunda kalmaktan utandık. Kadının var oluşu, bedeni ve görünüşü üzerine kurulan politik gerilim ve çatışmaların ardı arkası kesilmiyor. Kadını ötekileştirdikleri yetmiyor, kadınları da kendi içinde de ayrıştırıyorlar, bütün bunlar insanlık suçu. Bir başsavcının kendi başı hakkında karar verebilmesinin haber değeri olması ne tuhaf. Bu ne gülünç bir yokuş!

“Biz” olmak, “Ben” olabilmekten geçer. “Ben” olabilmek hakikati aramaktan, kendini keşfetmekten…Ben kendimi keşfettikçe güzelleştim. Ben kendimi keşfettikçe evreni keşfettim. Ben evreni keşfettikçe öfkemi dindirdim. Hakikatin ne kadar yakınımda durduğunu, önümdeki engeller nedeniyle göremedim. Korkularımın yerine merakımı koydum ve elime kalemi aldım üç sene önce… Bitmek tükenmek bilmeyen merakım yolumu aydınlatan ışık oldu, kitaplar en yakın arkadaşlarım, bugün hayatta olmayan binlerce deha dostum oldu… Hiçbirini kendime saklayamazdım. Bu kadar bencil olmak, insanın yaradılışına tersti. Hakikatin nerede durduğunu görüyorum artık, beni hiçbir güç ondan alıkoyamaz…İnanın! Cesur olun! Dönüşün! Değişime ayak uydurun! Gelecek biz’im, çünkü zaman biz’iz.

YORUM YAP