“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Calvın Kleın

Bir jean ile dünyayı değiştiren, kışkırtıcı lakin minimalist, sade şıklığın tasarımcısı, sınırları zorlamaya aşık, Calvin Klein. Doğru zamanda, doğru tasarımla ve en önemlisi en doğru pazarlama stratejisi ile nefis bir yatırım dehasıdır bana göre. Kusursuz planını anlatmadan önce kısaca ondan bahsedeyim. CK, 1942 yılının 19 Kasım’ında, Bronx’ta dünyaya gelir. Endüstriyel tasarım üzerine eğitim aldığı lise eğitimi sonrası New York’ta “Fashion Institute of Technology” moda okuluna gider. Mezuniyet sonrası başlayan çıraklık döneminde eski bir kaban ve takım elbise üreticisinin yanında çalışır. Beş sene farklı dükkanlar için tasarım yaparken Barry Schwartz ile birlikte 10.000$ sermaye ile York Hotel’de kaban satan bir dükkan olan Calvin Klein Ltd.’yi kurarlar. Hikayeye göre bu dükkana köklü moda şirketlerinden birinin çalışanı olan Bonwit Teller çıkagelir. İlk seferde verdiği elli bin dolarlık siparişi değerlendiren Calvin Klein, yeteneğini konuşturur ve ilk koleksiyonunu oluşturur.

Sene 69, Vogue’un kapağında “Minimalizmin Efendisi” olarak yerini alan CK, iki sene içinde efsanevi iç çamaşırlarını ve spor giyim koleksiyonunu da piyasaya sürer. Sonraki iki senede Coty ödülüne layık görüldüğü kadın koleksiyonu ile ortalığı kasıp kavurur. Bu ödülü üç sene ard arda alır. Şirket geliri otuz milyon doları aşar, lisanslarını aldığı serileri artar. Klein’ın tasarladığı dar kesim kot pantolonlar neredeyse olay oldu. O ara kızı Marci, bakıcısı tarafından kaçırılır fidye için; yüz bin dolar için dokuz on saat rehine olarak alınır. 

Kotların arka cebine bugün hala kullandıkları yazı marka logosu oldu. Buradan logonun yaratıcısı Jeffrey Banks’i de analım. Bu jeanler piyasaya sürüldüğü 78 yılında ilk hafta, iki yüz bin adet satar.

Ve aradan geçen on dolu dolu senenin ardından dahiyane bir plan ile 15 yaşındaki güzeller güzeli Brooke Shields’e dar bir jean giydirip bütün dünyayı provoke eder; 

“Benimle Calvin’imin arasına kim girebilir? Hiçbir şey!”

Büyük sansasyon yaratan muhteşem kampanya sonucu insanlığı cinsellik ve Calvin Klein markasını aynı derecede tahrik etmiş olur. Üzerine 81 senesinde ilk parfümünü piyasaya sunar. 1982’de Calvin Klein, Mark Wahlberg ve Antonia Sabato Jr.’ın modellik yaptığı erkek iç çamaşırlarıyla adeta ortalık yıkılır. Popülaritesi kontrol edilemez hale geldiğinden Geleceğe Dönüş filminde Lorraine, gelecekteki oğlu Marty’ye iç çamaşırındaki yazıdan ötürü Calvin Klein seslenir, hatırlayın.

CK, bir yandan ustalaşırken bir yandan agresifliği artırır. Pornografik sınırları zorlar. Umrunda olmadığından zayıf mankenleri ve kampanyalarına canımız bebeğimiz Kate Moss’lu reklam çekimini de ekleyince…. Uyuşturucuya özendiriyor diyenlerden biri görüntüleri basına düşen Bill Clinton olur, baya ironik. CK’nin hızlı dönemleri efsane elbet. Eşinden boşanınca Halston, Giorgio Di Sant’Angelo, Andy Warhol ve yardımcısı Bianca Jagger’la gey kulüplerin en tanıdık simalarından olur. Herkes CK biseksüel derken çalışanı Kelly Rector ile evlenir, iki sene sonra uyuşturucu için rehabilitasyondayken kendi ölüm haberini alır. Yirmi senelik evliliğin bitmesiyle evet, CK biseksüeldir diyebildiler, porno film yıldızı Nick Gruber ile 2012’ye kadar aşk yaşar.

Devleşen şirketi iflasın eşine geldiğine ise onu kurtaran yine cinsellik oldu; iç çamaşırları ve parfümler sayesinde kurtulur. Amerika ve dünyada etkisi kanıksanamaz Calvin Klein, benim için büyük bir ilhamdır. O bir pazarlama ustası, bir dahi, gerçek bir provokatör ve satışçı. İsyankar, söz dinlemez, kural tanımaz, sade ama şehvetli doğası, seksi dili, cinsiyetsizliği, özgür ruhu ile değişmez yeri dolmaz bir isim.

“Biz” olmak, “Ben” olabilmekten geçer. “Ben” olabilmek hakikati aramaktan, kendini keşfetmekten…Ben kendimi keşfettikçe güzelleştim. Ben kendimi keşfettikçe evreni keşfettim. Ben evreni keşfettikçe öfkemi dindirdim. Hakikatin ne kadar yakınımda durduğunu, önümdeki engeller nedeniyle göremedim. Korkularımın yerine merakımı koydum ve elime kalemi aldım üç sene önce… Bitmek tükenmek bilmeyen merakım yolumu aydınlatan ışık oldu, kitaplar en yakın arkadaşlarım, bugün hayatta olmayan binlerce deha dostum oldu… Hiçbirini kendime saklayamazdım. Bu kadar bencil olmak, insanın yaradılışına tersti. Hakikatin nerede durduğunu görüyorum artık, beni hiçbir güç ondan alıkoyamaz…İnanın! Cesur olun! Dönüşün! Değişime ayak uydurun! Gelecek biz’im, çünkü zaman biz’iz.

YORUM YAP