“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Çelişkilerin beden bulmuş hâli: Grace Jones!?

Çelişkilerin beden bulmuş hâli Beverly Grace Jones. Çok yönlü bir sanatçı, hedonist bir parti düşkünü, sıcak ve komik bir kişilik; ama aynı zamanda otoriter kalın ses tonu ve köşeli yüz hatlarıyla haşin, sert ve androjen bir “iş kadını”. Oyuncu, müzisyen, performans sanatçısı, sevgili, evlat, torun, anne, kız kardeş ve hatta anneanne…

Andy Warhol’un yakın arkadaşı, sırdaşı ve dert ortağı… Bir ikonoklast… Disney World performansında göğüslerini açacak kadar cüretkar; Paris’te politikacılar için düzenlenen bir partiye sadece kemik bir kolye giyerek gidecek kadar iddialı. Daha moda değilken afro saç ile gezebilen özgün bir ruh. Playboy dergisi için modern bir Havva.

Grace Jones, Andy Warhol ve bir ses kayıt cihazı

Dışlanan bir Havva

Hayatı da gerçekten cennetlerden dışlanma serüvenleri ile başlamış.

19 Mayıs 1948’de Jamaica’da doğan Grace, rahip babasının Amerika’ya önden gitmesiyle bir süre büyük ailesi tarafından yetiştirilir. Ancak katı ve dindar büyük ailesi, Jamaica’da o dönemlerde geleneksel olan çocuk disiplini yöntemlerini uygulayarak, onu ve kardeşlerini sürekli cezalandırır. Travmalarla dolu çocukluğu vahşi karakterinin oluşumunda etkili olur.

“Disipline edilmek için ağaca tırmanıp dallarımızı -yani kamçılarımızı- kendimiz seçmek zorundaydık.”

12 yaşında, babasının ardından New York’a taşınır. Amerika’ya gelişinin ilk iki yılında isyan eder ve “Grace Mendoza” ismiyle bir kulüp dansçısı olur. Lise karnesinde “sosyal olarak hasta” diye yazar. Ancak sahne onun en uç benliğini sergileyebildiği ve teatral hayal gücünü gerçekleştirebildiği bir yerdir. Bu yüzden Syracuse Üniversitesi’nde oyunculuk eğitimi almaya başlar. Bir yandan da dansçılık hayatına devam eder.

Bu sırada keşfedilir ve Wilhelmina Models bünyesinde mankenlik yapmaya başlar. Ancak görüntüsü başarılı bulunmaz ve mankenlik kariyeri New York’ta devam edemez.

Paris’te keşfedilmek

New York’ta yer edinemeyen Grace, mankenlik kariyerini devam ettirmek üzere Paris’e taşınır. Burada Jessica Lange ile oda arkadaşı olur. Androjen görünümü orada değerli bulunur. Yves Saint-Laurent ve Kenzo Takada gibi yetenekli tasarımcılara mankenlik yapar. Elle ve Vogue’un kapağında yer alır. Müzisyen kimliği gelişir.

Gay Diskoların Kraliçesi

1970’lerde New York’a geri döndüğünde artık tanınan bir manken ve R&B temelli disko müzisyenidir. Androjen görünümü ve heykelimsi fiziği onu yer altı gece hayatında çok başarılı kılar. Studio 54’ün müdavimi olur.

Gay kulüplerinde kulüp/dans ve disko müziği stillerinde, cinsel olarak kışkırtıcı sahne şovları yapar. Görünümü siyahiliği kutlar ve cinsiyet normlarını altüst eder. Grace, sadece onlara şarkı söyleyen bir müzisyen değildir; onlar için ve onlar olarak şarkılarını söyler. Böylece geniş bir gay takipçi kitlesi edinir.

Grace Jones ve sevgilisi Jean-Paul Goude

Yaratılan yeni bir imaj

80’ler başındaki ürkütücü androjen görünümünü, sanat yönetmeni ve fotoğrafçı -aynı zamanda sevgilisi- Jean-Paul Goude yaratır. Zarif bir podyum mankeni ile sert bir sokak dövüşçüsü imgelerini kaynaştırır. Böylece Grace “göz kamaştırıcı bir çelişki” hâline gelir. Artık Grace’in teni daha koyu ve parlak; fiziği daha vurgulu ve belirgindir.

“Onun erkeksiliğine odaklanmak istedim; insanların utanç kaynağı olarak gördüğü şeyi alıp onu avantaja çevirdim.  Sadece saç stilinin ötesinde, yeni, güçlü ve muğlak bir tavır ve karakter yaratmak istedim. Karşınızdakinin kız olmaya çalışan bir erkek mi yoksa erkek olmaya çalışan bir kız mı olduğunu kestiremiyordunuz. Bu bir devrimdi. Bunun hiçbir şekilde işe yaramayacağını söylediler. Ve tabii ki de işe yaradı.”

“Bu kişi hiçbir şeyi diğerleri gibi yapmıyordu: şov, imaj, konuşma biçimi, müzik, her şey tamamen yeniydi.”

Müziği de artık disko stilinden post-disko füzyona kayar. Funk, reggae, new-wave ve rock müziğini kaynaştırarak mesafeli, kuvvetli ve özgün bir vokal tekniği geliştirir. Bu sese de uzaylı, sinsi ve sert bir sahne duruşu eşlik eder.

Grace Jones, koruması ve sevgilisi aktör Dolph Lundgren ile

80’lerin başında en önemli üç albümünü kaydeder: Warm Leatherette (1980), Nightclubbing (1981) ve Living My Life (1982). 1985’te “Slave to the Rhythm” isimli otobiyografik albümünü kaydeder.

80’ler Grace’in oyunculuk kariyeri için de verimli geçer. Conan 2 (1984), James Bond: A View to Kill (1985) ve Vamp (1986) filmleriyle beyaz perdeye güçlü ve ürkütücü bir androjen olarak iz bırakır.

Grace Jones, koruması ve sevgilisi aktör Dolph Lundgren ile

Dobra bir ilham kaynağı

Kendi kurallarını ve duruşunu her alanda sergileyen Grace bir ilham kaynağıdır.

Lady Gaga ona taptığını belirtir ve onunla birlikte çalışma teklifinde bulunur.  Ancak Grace’in ret cevabı bellidir:  “Beni taklit etmeye çalışmayan daha özgün birisiyle çalışmayı tercih ederim.”

Önerilen kaynaklar:

Grace Jones: Bloodlight and Bami (2017 yapımı biyografik belgeseli)

I’ll Never Write My Memoirs (Otobiyografik kitap)

“İnsanların duygularını ve tercihlerini kategorize etmenin çok saçma olduğunu düşünüyorum. Çünkü kıyaslama yapılamaz. Birisinin diğerinden daha iyi veya kötü olduğunu savunamazsın; eğer hissediyorsan, hissettiğini dilediğin zaman yap.”

“Annelik hakkında gerçekten işe yarayan bir formülüm var: hiçbir zaman negatif kelime kullanma! Hiçbir zaman oğluma ‘hayır’, ‘yapma’, ‘asla’ demdim. Şöyle dedim: ‘Eğer daha fazla şeker yersen, ya dişlerin çıkmayacak ya da hepsi dökülecek.’ Veya: ‘Eğer yüzme havuzuna girersen büyük ihtimalle boğulacaksın.’”

 

Kaynak:

https://www.imdb.com/name/nm0005063/bio?ref_=nm_ov_bio_sm

https://www.imdb.com/title/tt6903636/?ref_=nmbio_mbio

https://www.allmusic.com/artist/grace-jones-mn0000161920/biography

https://www.marieclaire.co.uk/news/celebrity-news/inside-the-glamorous-world-of-grace-jones-8312

https://www.clashmusic.com/features/10-things-you-never-knew-about-grace-jones

https://www.theguardian.com/artanddesign/2018/aug/01/jean-paul-goude-best-photograph-grace-jones-nightclubbing

https://pitchfork.com/features/from-the-pitchfork-review/9708-as-much-as-i-can-as-black-as-i-am-the-queer-history-of-grace-jones/

 

Görseller:

https://i.pinimg.com/originals/9e/16/0e/9e160e00514479cd53d2e7c95a3c1bbf.jpg

http://sorchabridgephotography.com/wp-content/uploads/2018/09/GRACE-JONES-MEDIUM-RES-5-400×400.jpg

https://static01.nyt.com/images/2015/10/25/books/review/25GORDINIER/25GORDINIER-articleLarge.jpg?quality=90&auto=webp

https://images.fineartamerica.com/images/artworkimages/mediumlarge/2/1-singer-grace-jones-in-concert-george-rose.jpg

https://1.bp.blogspot.com/-gvQh2y41ZXU/W8HWtNlb8MI/AAAAAAADUwc/VXOw1d98ifU_mn_u23jBAWTj2nEHAS6kwCLcBGAs/s1600/grace-jones-1980s-32.jpg

https://afropunk.com/wp-content/uploads/2019/04/GettyImages-559567557.jpg

https://d3c1jucybpy4ua.cloudfront.net/data/39394/big_picture/grace_jones_criticises_pop_stars_madonna_miley_cyrus_i’ll_never_publish_my_memoirs_the_405_new_music_news.jpg?1441895671

https://i.pinimg.com/736x/bf/b1/6b/bfb16b3eaae9df5f29ae75535d11548f.jpg

https://media.wnyc.org/i/1500/1027/c/80/1/Area_p102.jpg

http://img7.bdbphotos.com/images/huge/f/8/f8udphs6n1366uhd.jpg?djet1p5k

1986’da Antalya’da hayata başlayan Tolgay; Özel Üsküdar Amerikan Lisesi ve Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu, TeCe Mimarlık ve Nevzat Sayın Mimarlık Hizmetleri’nde mimar olarak; Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak birer sene çalıştı. İTÜ Mimari Tasarımda Bilişim Yüksek Lisans Programı’na ve Bahçeşehir Üniversitesi Caz Okulu’na caz vokal olarak da kabul edildi; Ferhat Öz, Sibel Köse ve Başak Yavuz'dan vokal eğitimi aldı.2018’de kurduğu Filtre Platform, İstanbul’un çeşitli kafe ve sergi mekânlarında sanat/tasarım üzerine disiplinler ötesi kulüp buluşmaları, söyleşiler, keşif gezileri, atölye çalışmaları ve sergiler düzenledi. TAK ile birlikte 40 sanatçı/tasarımcı ve 28 adet etkinliğin dahil olduğu 12 saatlik Tesadüfler Festivali’ni düzenledi. İ ME CE bünyesinde, farklı disiplinlerden oluşmuş büyük ekibiyle “Askıda Aralık” ismindeki 60 metrelik etkileşimli bir parkur yerleştirmesini ve “Askıda An” isimli deneysel konserini tasarladı ve uyguladı.Alternatif, sıradışı ve özgün yaratıcılığa öncelik ve değer veren Tolgay, Provalar isimli özgün yaratıcılık atölyesi ile herkesin içindeki yaratıcı potansiyeli ortaya çıkarmaya yardımcı oluyor, bir yandan da yaratıcılık koçu ve eğitmeni olma yolunda ilerliyor.

YORUM YAP