“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE DUYGUSAL İHMALE MARUZ KALMAK VE NARSİSİZM

Çocukluk döneminde derin duygular yaşatan olaylar ve hatta kişi farkında olmadan etkisi altında kaldığı sözler ve davranışlar, yetişkinlikte farklı bir kimlik kazanabilir. Son zamanlarda çocukluk travmalarının sonuçlarına dikkat çeken yapımlar ile halkın bu konuya dair hassasiyetinin arttığını ve profesyonel destek alamayan izleyicilerin, dizi ve filmler üzerinden kendilerini anlamaya çalıştıklarını düşünüyorum.

Çocukların kendilerine ve etraflarındaki kişilere değer verebilmeleri, başkalarıyla sağlıklı ilişkiler kurup olumsuz bir sonuç yaratacak ilişkilerden kendilerini koruyabilmeleri için sağlıklı özgüven seviyesine sahip olmaları gerekir. Ancak duygusal ihtiyaçları ebeveynleri tarafından karşılanmamış çocuklarda özgüven seviyesi düşüktür. Bu çocuklarda duygusal boşluğun yanı sıra yetersiz empati gelişimi de görülmektedir. Büyüme çağında empati geliştiremeyen yetişkinlerde, narsisizm dahil olmak üzere ciddi kişilik bozuklukları oluşabilir.

Narsisistik kişilik

Özgüven, kişinin kendi isteklerini yerine getirmek amacıyla başkalarının kişilik haklarına zarar vermesine yol açmaz ve bu anlamda benmerkezcilikten ayrılır. Narsisistik özelliklere sahip bir kişi benmerkezci düşünür ve başarılarını sıkça dile getirip ilgi odağı olmak ister. Narsisistik kişilik bozukluğuna sahip bir kişide ise abartılı bir öz-önem duygusu ve etrafındaki kişiler tarafından hayranlık görme arzusu vardır. Başkalarını kıskanırlar ancak bu düşüncelerini dışa yansıtarak başkalarının onları kıskandığına inanırlar. Kendini beğenmiş veya gösterişçi olarak karşımıza çıkan bu kişiler kibirli olurlar. Ayrıca empati kuramadıklarından, çoğu, kendi duyguları için başkalarının hakkını sömürme isteğine sahiplerdir.

Duygusal ihmale en çok neden olan etkenlerden biri narsisistik ebeveynlerdir. Narsisistik ebeveynler çocuklarına dahi duygu veremez ve onlarla empati kuramazlar. Bu ebeveynler çocuklarının statü sahibi ve hatta kusursuz olmasını bekler. Çocuklarını kendilerinin bir uzantısı olarak görür ve ebeveynler için bir özgüven kaynağı haline indirgerler. Yani aslında çocuklar, başkalarının dikkatini çekmek için bir araç haline gelir. Bu çocuklar herhangi bir başarısızlığa uğradığında ebeveynlerin gözünde değersizleşir. Narsisist bir ebeveynin çocuğu, hayatının istikrarlı olması için ebeveynin gündemine bağlı kalmalıdır. Bu durum, çocukların kendi sevdikleri şeylere vakit ayırmak yerine, aileleri ile iyi iletişim kurabilmek amacıyla onlar tarafından belirlenen hedefler doğrultusunda yüksek başarıya ulaşmaya çalışmalarına neden olur.

Çocuğu sürekli değersizleştiren ve ona baskı uygulayan ebeveynler çocukları için güven ortamı yaratmaz, aksine onların öfkeli olmasına ve yetersiz hissetmesine neden olurlar.

  • Ebeveynleri karşısında yenilgiyi kabul eden çocuklar, ergenlik döneminde utanç temelli depresyona girebilir. Bu içsel utanç, bağımlılık gibi çocuğa zarar verecek şeylere yönelime neden olabilir. Utanç ve kabul ettikleri yetersizlik duygusu, çocukları yaşamak istedikleri hayatın gerisine çeker.
  • Yenilgiyi kabul etmeyip kendilerini ebeveynlerine kanıtlamaya çalışan çocuklar ise onlara yetersiz olduklarını söyleyen iç sesin verdiği rahatsızlıkla bir ömür başarıdan başarıya koşmaya çalışırlar.
  • Bazı çocuklar ise ebeveynlerine karşı büyük bir öfke besler. Ebeveynlerini hatırlatan her şeyi yok etmek isterler. Bu öfke genellikle, çevrelerindeki insanları kırıp değersizleştirmeleri ve onlara zarar vermeleri ile sonuçlanır.

Narsisist bir ebeveyn veya partnerle ilişkilenmek çeşitli sorunlar yaratabilir ve narsisistik kişinin tutumu, bazı durumlarda bir tür duygusal istismar olarak görülmelidir. Aile desteği, travmanın çocuk üzerindeki etkisini azaltmanın anahtarı olabilir. Ebeveynlerin çocuklarının kişiliklerini ve isteklerini kabul etmeleri, her koşulda onların yanında olacaklarına dair güvence verip çocukların duygusal ihtiyaçlarını karşılamaya odaklanmaları, çocuklarda özgüven ve empatinin gelişmesini sağlar. Böylece değerli olduğunu bilen, mutlu çocuklar yetişir.

Narsisist bir ebeveyn tarafından yetiştirilmiş olmaktan öylece “kurtulamayız”. Tamamen iyileşmek için güçlü bir terapötik destek alınmalıdır. İçinizdeki çocuğu iyileştirmek ve olmak istediğiniz yetişkin olmanıza izin verecek yeni davranışları öğrenmek zaman alabilir ancak aile desteği ve profesyonel bir destekle mümkün olacaktır.

Ben Sidal Yurt. 31 Ekim 1999‘da İstanbul’da doğdum. Türkiye’de lise eğitimimi tamamladıktan sonra, üniversite eğitimim için New Jersey’e taşındım. Psikoloji, insan davranışlarını ve zihinsel süreçlerini, buna ek olarak sosyal etkileşimleri kapsayan zengin bir alan olduğundan dolayı bu bölümde kendimi geliştirmem gerektiğine karar verdim. Şu an New Jersey’de Psikoloji alanında akademik eğitimime devam ediyorum. Ayrıca uzun zamandır, yazdığım yazıları çeşitli platformlarda paylaşmaya devam ediyorum.

yorumlar (3)

  • Avatar

    Erkan Yurt

    Tebrikler 👏👏❤️

    reply
  • Avatar

    Kubra

    Cok faydali bir yazi olmus. Etrafimizda ornekleri gitgide artiyor malesef.

    reply
  • Avatar

    Cansel Özoğul

    Tebrikler Sidalcim. Bilinçle yazılarını okuyanların hayatlarına güzellikler katacağına inanıyorum. Sevgilerimle.

    reply

YORUM YAP