“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

COVID-19, Parkinson Hastalığını Tetikliyor mu?

Dünya, koronavirüs salgınının devam eden kriziyle mücadele ederken, bilim adamları virüsün ardından gelebilecek nörolojik sonuçların “sessiz dalgası”nın insan sağlığı için başka bir ciddi tehdit oluşturabileceği konusunda uyarıyorlar.

Bu noktada belirli riskler varsayımsal kalırken, endişeler çok gerçek. Benzer bir uzun vadeli etki geçen yüzyıl İspanyol Gribi salgınından sonra görüldü. Salgına bağlı “ensefalit lethargica” adı verilen bir beyin iltihabının, parkinsonizm riskini iki ila üç kat arttırdığı görülmüş, o dönem. 1918’deki İspanyol Gribi salgınını takip eden nörolojik sonuçlar, araştırmacılar için bir öngörü niteliğinde.

COVID-19’un beyin hasarı, nörolojik semptomlar ve hafıza kaybı ile bağlantıları olduğunu zaten biliniyor. Henüz tam kestirilemeyen kısım, enfeksiyonun bu sakatlayıcı semptomlara nasıl, hangi hacimde ve hangi nihai etkiye yol açabileceği…

Avustralya’daki Florey Nöroloji ve Ruh Sağlığı Enstitüsü’nden nörolog Kevin Barnham, bu konu üzerinde çalışıyor ve açıklaması şu şekilde: “Bilim adamları hala SARS-CoV-2 virüsünün beyni ve merkezi sinir sistemini nasıl istila edebildiğini öğreniyor olsalar da, virüsün oraya etki ettiği açıkEn iyi anlayışımız, virüsün beyin hücrelerinde hakarete neden olabileceğidir ve nörodejenerasyonun oradan devam etme potansiyeli vardır.”

Peki o potansiyel nasıl ölçülebilir? Yeni bir çalışmada, COVID-19 salgınının “üçüncü dalgasının” koronavirüs enfeksiyonlarında bir canlanma olmayabileceğini, ancak nöroinflamasyonla tohumlanan viral bağlantılı Parkinson hastalığı vakalarında bir artış olabileceğini öne sürüyorlar. Parkinson, beyinde virüse karşı bir bağışıklık tepkisi olarak tetiklenebilir lakin henüz kayda değer bir kanıt yok. Araştırmacılar, COVID-19 enfeksiyonları ile ilişkili olarak Parkinson hastalığına yakalanma riskinin arttığını ölçmek için şu anda yeterli veri olmadığını kabul etseler de, gelecekteki vakaları erken belirlemenin en iyi yolunun SARS-CoV-2 vakalarının uzun vadeli taraması (nörodejeneratif hastalık ifadelerinin izlenmesi) olacağını öne sürüyorlar.

Bu araştırma henüz netlik kazanmamış olsa da, İsrail’de, aynı bu araştırmacıların beklediği risk türlerini vurgulayan bir vaka raporu açıklanmış:

SARS-CoV-2 enfeksiyonundan sonra Parkinson hastalığına yakalanan bir hastanın belgelenmiş ilk vakası gibi görünen bu raporda, doktorlar 45 yaşındaki bir adamın Mart ayında COVID-19 semptomları ile öksürük, koku kaybı ve kas ağrısı yaşayarak nasıl hastaneye kaldırıldığını anlatıyor: Hastanedeki izolasyon döneminde, hem konuşma hem de yazma gibi iletişim fonksiyonlarında zorluklar yaşamaya başladı ve ayrıca titreme ve yürüme bozukluğu belirtileri gösterdi ve sonraki testler Parkinson hastalığının teşhisini gösterdi. Doktorlar, nörodejenerasyonuna neden olan mekanizmayı net olarak bilemezken, enfeksiyonun, merkezi sinir sisteminde yerleştikten sonra, virüsün neden olduğu beyindeki iltihaplanma tarafından tetiklenmiş olabileceğini söylüyorlar.

Bununla birlikte, COVID-19 enfeksiyonu ile Parkinson semptomlarının gelişimi arasındaki kısa zaman aralığı, hipotezi olasılık dışı bırakıyor. Bu vakadan pek bir sonuç çıkmıyor ama zamansal ilişkiyi “ilgi çekici” buluyorlar. Bu durumda, erkeğin ailesinde Parkinson hastalığı veya belirgin genetik yatkınlık belirtileri yoktu; enfeksiyonun, henüz kendini göstermemiş gizli Parkinson gelişimini şiddetlendirebileceğini veya hızlandırabileceğini, düşünüyorlar.

Vakayla ilgisi olmayan Cincinnati Üniversitesi’nden nörolog Alberto Espay, MedPage Today yayınına, “COVID-19 enfeksiyonu, daha önce belirsiz, bilinmeyen semptomları bir farkındalık noktasına getiren bir stres kaynağı olabilir” diyor ve ekliyor: “Bu maruziyetler Parkinson hastalığına neden olduğu için değil, daha ziyade hafif Parkinson semptomlarını bir şiddet eşiğine getirerek, onları hastalar ve doktorlar tarafından ilk kez fark edilir hale getirerek hızlandırıcı gibi davrandılar.” Kulağa mantıklı geliyor.

YORUM YAP