“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Devrimin, Mücadelenin, Dünyanın Sesi; Mercedes Sosa

Yine çok uzaklardan içimize, tam hedefe isabet ettiren bir ruhun doğum günü bugün. Yasaklanmış bir ses, dilediği gibi hücrelerinizde gezinen, umut dolu, hüzün tadında ama özgür hissettiren, Mercedes Sosa…⁣

Sosa, tam da Arjantin’in bağımsızlık günü olan bugün, 9 Temmuz 1935’te dünyaya gelir. Sessizlerin sesi, sonraki yıllarda bulunduğu coğrafyanın müzik rengini değiştirir, müzikal bir bağımsızlık doğurur Arjantin için. ⁣

Küçüklüğünden itibaren yerel folk müziklerini ve danslarını öğrenmeye başlar. Yirmilerine geldiğinde folklorik müziğe yepyeni bir heyecan katan “Yeni Şarkı Hareketi’nin” baş mimarlarından biri olur. 1959’da, bugün çokça duyduğunuz “dünya müziği” kavramının temellerini atar; yerel kültürü sahiplenme ve evrensellik vizyonu… Yeni Hareket, kalıplaşmış eski melodileri daha önce örneği görülmemiş, özgün düzenlemelerle tüm dünyaya sunarak parlar, tıpkı Sosa gibi… ⁣

1965’te Arjantin’in en önemli yerel müzik festivali olan Nacional de Folklore de Cosquin’de sahne alan Sosa, şiirsel ve politik şarkılarını, ilk defa geniş bir kitleye söyleme fırsatı yakalayınca, onun fikirlerini ve hünerini tüm Arjantin görür. 1973’ten itibaren askeri cuntanın sanatı ve ifadeyi yok eden baskılarına karşı politik duruşunu iyice sertleştiren Sosa, 1979’da La Plata şehrinde verdiği bir konser sırasında, tüm seyircisiyle birlikte gözaltına alınır ve sonrasında sürgün hayatı yaşamaya zorlanır. ⁣

Paris ve Madrid’de geçen üç yıllık sürgünün sonunda tüm riskleri göze alarak Arjantin’e döner ve neyse ki Falkland Savaşı sonucunda devrilen askeri cunta sayesinde Sosa, ülkesinde müzik hayatına devam edebilir. Bizi başka bir savaşa şükrettirir oldular be…⁣

Öyle sıradan biri değil Sosa. Açın hatırım için dileyin bol bol. Şarkı yapıyor, yazıyor da… Ama ben onun yorumculuğuna vurgunum. ⁣

Sesin, nefesin, tavrın, doğallığın, heybetin, güzelliğin, gücün, hüznün, gülüşün, gözyaşların ve muhteşem ruhunla beni hep büyülediğin için teşekkürler Sosa. Sen benim için devrimin, mücadelenin, dünyanın, ruhumun sesisin.⁣

İyi ki doğdunuz Arjantin ve Mercedes Sosa!

“Biz” olmak, “Ben” olabilmekten geçer. “Ben” olabilmek hakikati aramaktan, kendini keşfetmekten…Ben kendimi keşfettikçe güzelleştim. Ben kendimi keşfettikçe evreni keşfettim. Ben evreni keşfettikçe öfkemi dindirdim. Hakikatin ne kadar yakınımda durduğunu, önümdeki engeller nedeniyle göremedim. Korkularımın yerine merakımı koydum ve elime kalemi aldım üç sene önce… Bitmek tükenmek bilmeyen merakım yolumu aydınlatan ışık oldu, kitaplar en yakın arkadaşlarım, bugün hayatta olmayan binlerce deha dostum oldu… Hiçbirini kendime saklayamazdım. Bu kadar bencil olmak, insanın yaradılışına tersti. Hakikatin nerede durduğunu görüyorum artık, beni hiçbir güç ondan alıkoyamaz…İnanın! Cesur olun! Dönüşün! Değişime ayak uydurun! Gelecek biz’im, çünkü zaman biz’iz.

YORUM YAP