“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Dünyayı Kurtaran Türk Çift

Fotoğrafta gördüğünüz bu bilimle aydınlanmış, hayat dolu yüzler kim mi?

 

Sağdaki, erkek olan, 1965 yılında İskenderun’da doğdu. İşçi göçlerimizin ilk yılları. Henüz 3 yaşındayken, birçok işçi ailesi çocuğu gibi soluğu Almanya’da aldı. Almanca’sını yeterinde geliştiremediği için ilkokulda da çokça zorlandı. “Bu okuyamaz” bile denmiş öğretmenleri tarafından, hauptschule denilen daha düşük algılı öğrencilerin olduğu okula gönderilmek istenmiş. Ebeveynlerin Almanca’ya hakim olmamasından kaynaklanan çocuklardaki lisan eksikliği yüzünden harcanan Türk çocuklarından biri olma yolundaydı. Neyse ki çok iyi anlaştığı Alman komşusu vardı, onun elinden tuttu. Dersleriyle ve okuluyla ilgilenip, öğretmenlerine “lisan bilmiyor, şans tanımak zorundasınız” dedi. Komşusunun bu güzel çabası, onun hayatında bir dönüm noktası oldu. Öğretmenleri tekrardan sınava aldılar, bu sefer başarılı oldu. Bu başarılar Köln Üniversitesi’nde tıp okumak kadar ileri gitti. 2006’da Profesör oldu Uğur Şahin.

 

Soldaki kadın ise, zamanında ailesiyle birlikte Almanya’ya göç eden, hekim babasının izinden gidip Saarland Üniversitesi’nde tıp okuyan Özlem Türeci. Kendisi şöyle bir biliminsanı: Tümör antijenlerinin karakterizasyonu için teknolojisini geliştiren türeci, 1995 yılında alman hematoloji ve onkoloji derneği Vincenz Czerny ödülü ile 1997 yılında Saarland Üniversitesi Calogero Pagliarello Araştırma Ödülü’nü kazandı. Memleketimizden çıkmış en karizmatik kadın olabilecek Özlem Türeci, çalışmalarıyla dünyayı kendisine hayran bıraktı. 2002 yılında Uğur Şahin ile evlendi. Birbirinden başarılı bu muhteşem iki doktor, 2008 yılında biyoteknoloji şirketi Biontech’i kurdular. Çalışmalarındaki odak nokta kanser tedavisiydi ve bir hayli yaklaştılar hedeflerine. Kanser hastalarına umut olacak çalışmaları Alman ilaç sanayisinin önde gelen şirketleri Andreas ve Strüngmann tarafından yakın takibe alındı. Günün sonunda Strüngmann, Özlem ile Uğur’un şirketine 180 milyon dolar sermaya koydu. Bu maddi destekler ilk olarak Amerikan, İngiliz, Alman yatırım şirketleri tarafından devam etti, Avrupa Yatırım Bankası ve Alman hükumetinin de para koyması ile şahlandı. Bill Gates 100 milyon dolar koydu. abdnin teknoloji borsası Nasdaq’te halka arz yaptılar şirket hisselerini. Şu anda Biontech’te 400’ü biliminsanı, 1100 kişi çalışıyor. Virüs gibi hareket eden nano parçacıklar geliştirerek, kanser tedavisinde kullanılması üzerine kişiye özel aşı geliştirdiler. 60’tan fazla patent aldılar şuanki değeri 9 milyar dolar olan şirketlerinde.

 

Bizim ülkemizde pek konuşulmadılar, pek değer görmediler lakin iran ve amerikanın en prestijli tıp ödülleri kendilerine verildi. Şimdilerde geliştirilen %90 etkili Covid-19 aşısı da onların eseri, o yüzden duymaya başladık adlarını. Hala haberiniz yoksa detaylarıyla anlattığımız yazıyı buradan okuyabilirsiniz. Amerikan ilaç devi Pfizer ile birlikte insanlığın umudunu inşa ediyorlar. Aziz Sancar gibi bilinçli yapmasalar da şanslarına çocukluk çağlarında ülke değiştirip bilimin egemen olduğu, fırsat eşitliğinin var olduğu yerlerde başarıyı yakaladılar; belki bu 2 Türk, dünyayı kurtaracak. Üzülerek söylüyorum tabii ki ama Türkiye’de olsalardı sunduğu proje önerileri Tübitak tarafından reddedilecekti muhtemelen, bir üniversitede zamanının yüzde doksanını öğrencilere ders anlatmakla, saçma sapan idari ve bürokratik işlerle ve aptal toplantılarla harcayacaktılar. Kıt kanaat geçineceklerdi belki de, saçmasapan canlı yayınlara çıkıp zırvalamasalar pandemi boyunca gördüğümüz örneklerdeki gibi. İyi ki yolunuz sizleri şu an olduğunuz yerlere çıkarmış ve iyi ki bulmuşsunuz birbirinizi. Hayatınızı insanlığın çaresiz denilen dertlerine adadığınız için ve gecenizi gündüzünüze katıp çalıştığınız için sizlere sonsuz teşekkürü borç biliriz.

YORUM YAP