“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Duygularımızı Nerede Hissediyoruz?

Duygularımız dünyalarımızı, hayatlarımızı, deneyimlerimizi anlamaya çalışmamızın ve iletişim çabamızın en temel yolu. Çoğu insan yaşadıkları duyguları vücutlarının belirli bölgelerinde hisseder. Buna fiziksel duygu denir. Kendimizi anlamak, iyileştirmek veya dengede tutmak adına duygularımızı anlamak ilk adımdır. Psikolojimizi anlamak için fiziksel duygu kavramını anlamak ise çok daha işlevli bir yoldur.

2014 yılında Finlandiyalı bilim insanlarının yürüttüğü bir araştırmaya göre farklı duygular bedenlerimizin farklı yerlerinde tezahür edebiliyor. 700 kişi üzerinden yapılan araştırmada, kişilere duygu dolu metinler, filmler, hikayeler gösteriliyor ve kendilerini izlemeleri isteniyor. Onlara sunulanlara karşılık olarak iki vücut silueti veriliyor ve vücutlarında hissettikleri aktivitelere göre renklendirmeleri isteniyor. Bu sonuçlara göre bir harita çıkartılıyor ve görülüyor ki çoğu insan çoğu duygusunu vücutlarının benzer/ortak yerlerinde hissediyor. Bu çalışmanın sonucu çıkarılan haritaya Duygusal Vücut Atlası deniyor. Belirlenen vücut haritalarının herkes için aynı çalışamayabileceğini belirten araştırmacılar verilerin sınırlı olduğunu ve çok daha fazla kişiyle birlikte deneyler yapılması gerektiğini söylüyor.

öfke, korku, kaygı, utanç –> olumsuz

mutluluk, sevgi, aşk, gurur –> olumlu 

hastalıklar, homeostaz, biliş, somatik –> nötr

homeostaz* : İlk Clauda Bernard tarafından tanımlandı. Clauda Bernard deneysel fizyolojinin babası olarak bilinir. Homeostaz hücreden bağımsız olarak gerçekleşen olaylar karşısında hücrenin kendi metabolizmasını koruma eğilimine denir. Homeostaz’ın sağlanması hayati önem taşır.

biliş* : Canlının bir nesne ya da olayın varlığıyla ilgili olarak bilgili veya bilinçli duruma gelmesi sürecine denir. Düşünme, öğrenme ve hatırlamayı aktive eder.

somatik* : Travmanın biyolojik temelleri üzerine dayanır. 

-Çok az duygu nötrdür.

– Katılımcılar olumlu duyguların olumsuz duygulardan daha sık gerçekleştiğini ortaya çıkarmıştır.

Finlandiyalı bilim insanı Enrico Glerean, daha fazla verinin toplandığını ve hala araştırmaların devam ettiğini, bu yüzden ön sonuçlar için erken olduğunu da ekliyor.

Edinilen sonuçların özellikle Batı Avrupa ve Doğu Asya örneklerinde uyumlu olduğu görülüyor.

Duygusal imzaların, dillerimiz içinde ortak ifadelerle anılmaları o imzaların herkeste aynı olduğunu göstermiyor. Örneğin ‘midede kelebekler uçuşması’ tanımı aşk için kullanılır. Fakat tüm insanlar bu ifadedeki gibi tetiklenmek yerine, biyolojik sistemlerine bağlı olarak aktivite yaşarlar.

Peki, neden duygularımızı anlamalıyız?

Hilary Jacobs Hendel ‘Duygularla ilgili olan şey onları deneyimlemeniz gerektiğidir,’ der. Bir duyguyu tam anlamıyla yaşamadan ondan çıkışı düşünemeyiz, düşünmemeliyiz. Aksi taktirde duygularımızı gömmek daha fazla hastalık demek olur. İşte bu yüzden duygularımızı anlamalı ve onlara hitap etmeliyiz. Duyguların gizemini çözmek metafiziksel değişimlerimizi de anlamamıza ve durumumuzu belirlememize olanak sağlar.

2018 yılında yapılan bir araştırmaya göre duygularımızın yoğunluğu ve zihinsel duyumlarımız birbirleriyle ilişkili ve birbirleri üstünde tesir ediyorlar. Yani duygularımız bedenlerimizde ne kadar tezahür ediyorsa bu durum zihnimizi de bir o kadar meşgul ediyor ve bulanıklaştırıyor. Bunun tam tersi de geçerli.

Duygularımızı veya bedenimizdeki aktiviteleri izlemek aslında aynı şey oluyor. Her ikisi de duygu durum bozukluklarımız hakkında bilgi veriyor. Onları izlemek her zaman negatif durumların tespiti demek olmuyor elbette. Olumlu duygularımızın, durumlarımızın sürekliliği ve içtenliği adına da bizlere ipuçları verebiliyorlar.

Son olarak araştırmacılar vardıkları sonuçlardan yola çıkarak, duyguların tetiklediği bu bedensel değişikliklerin algılanmasının, bilinçli olarak hissedilen duyguların üretilmesinde rol oynayabileceğini de söylüyorlar.

Kaynak:

https://eglerean.github.io/

https://greatist.com/connect/emotional-body-maps-infographic#infographic

2001 yılının Temmuz ayında Sakarya'da doğdu. Sakarya Üniversitesi'nde Görsel İletişim Tasarımı 2. sınıf öğrencisi. 10 yıl kadar karate branşı ile uğraştı. Milli sporculuk geçmişi var ve 2017 yılında dünya üçüncüsü oldu. Sanatın her alanına duyduğu ilgiyle okuduğu bölümü entegre ederek daha da gelişmeyi hedeflemektedir. Özellikle sinemaya çok ilgi duyuyor. Bilgilenme, farketme, tanıma ve üretme süreci hayatının her anına eşlik ediyor.

YORUM YAP