“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Franz Kafka

Kalpten, hassas bir bağ kurduklarımdan biri Kafka! O büyük ‘’Yalnız’’lığına rağmen hayal kurmayı hiç bırakmamış koca bir yürek!

Temmuz’un 3’ü, sene 1883’tür dünyaya geldiğinde… Zor bir çocukluk geçirir; sevdiklerini kaybederken bir yandan babasının zorbalıklarından hayatta kalması gerekir, ona olan nefreti derinleşir. Çekler onu Almanca konuşabildiği için sevmez, Almanlar da Yahudi diye… Başarılı bir öğrencidir, üniversite eğitimi sonrası ceza hukukunda ilerler. 1907’de bir İtalyan sigorta şirketinde çalıştığı yıllarda Max Brod ile tanışır ve Brod sayesinde Felix Qeltsch, Oskar Baum ve Franz Werfel gibi önemli edebiyatçılarla da…

Aşklarından edebiyat doğuran Kafka’nın ilk aşkı, iki kez nişanlanıp evlenemediği Felice Bauer, diğeri zaten evli olan Milena Jesenka. Mektuplar paha biçilemez canımlar… Bir de bebek bakıcısı Dora Diamant var ölmeden önceki aşkı. O tam aşk sayılmaz. Kafka’nın romantik hayatı ünlü olmasına rağmen, güvensizlikleri, nevrozları ve samimiyet korkusu, ilişkilerini yürütmesine engel olur hep.

Kendini böcek olarak tasvir ettiği “Dönüşüm”de babasının gözünden kendine bakmıştır esasen. Yazıları, eserleri karamsar olabilir ama aynı ruhtan çıkan şöyle bir cümlesi de vardır: “Bu dünya için kendini paralaman çok gülünç”… Belki de hayatta en sevdiğim söz.

1917’de Ağustos ayında bir gece Kafka’nın ağzından kan gelir. Akciğer kanseri teşhisi… 1918’de tüberküloz… 1924 senesinde kaybederiz O’nu! Bir gün öleceğini anlayınca, Max Brod’u yayınlanmamış tüm edebi eserlerini yakmaya çağırır. Brod ona ihanet eder. Vasiyetini yerine getirmemiş, yazılarını yakmamış, arkadaşının hayatını yazmıştır. Ben bu hain arkadaşa teşekkürü borç bilirim. Kafka affeder mi bilemem, ama ben affettim.

İyi ki doğdun.

“Biz” olmak, “Ben” olabilmekten geçer. “Ben” olabilmek hakikati aramaktan, kendini keşfetmekten…Ben kendimi keşfettikçe güzelleştim. Ben kendimi keşfettikçe evreni keşfettim. Ben evreni keşfettikçe öfkemi dindirdim. Hakikatin ne kadar yakınımda durduğunu, önümdeki engeller nedeniyle göremedim. Korkularımın yerine merakımı koydum ve elime kalemi aldım üç sene önce… Bitmek tükenmek bilmeyen merakım yolumu aydınlatan ışık oldu, kitaplar en yakın arkadaşlarım, bugün hayatta olmayan binlerce deha dostum oldu… Hiçbirini kendime saklayamazdım. Bu kadar bencil olmak, insanın yaradılışına tersti. Hakikatin nerede durduğunu görüyorum artık, beni hiçbir güç ondan alıkoyamaz…İnanın! Cesur olun! Dönüşün! Değişime ayak uydurun! Gelecek biz’im, çünkü zaman biz’iz.

YORUM YAP