“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Füreya Koral

110 sene önce bugün sanatın içine doğdu. Dünyaya gören gözlerle bakıyordu, felsefe eğitimi aldı. Keman çalmakta iyi olsa belki müzisyen olurdu. Özgünlük takıntısı olmasa teyzesi Fahrelnisa Zeid gibi ressam… İlk evliliğinde eşi onu desteklese belki Anadolu’yu aydınlatan bir Çalıkuşu… İkinci evliliği kocası Kılıç Ali’nin istediği gibi sürse ülkenin önde gelenlerini ağırlayan bir ev sahibesi… Ama verem oldu.

Tedavi için İsviçre’de bir sanatoryuma kapandı kaldı. Teyzesi Fahrelnisa Zeid, hayata bağlanması için onu sanata kışkırttı. Füreya Koral, seramik sanatıyla aşkına, ölümün selamını aldığı o yüksek ateşli günlerde başladı. Sanatoryumdaki dev penceresinde gördüğü muhteşem gün batımından ilham alarak…

Avrupa’da ve Türkiye’de, git gide sanat dünyasının bir ustasına dönüştü. Sosyetenin şık bir üyesi olamıyordu artık. Kocası Kılıç Ali’nin deyişiyle ‘kil çılgınlığı’na tutulmuştu. 1951’de oymalı, tuğralı, birbirinden kıymetli ev eşyalarını müzayede ile sattı gitti. Verem ona bir kez daha uğramıştı.

“Ben kendimi bulacağımı hiç zannetmiyordum. Kendimi buldum, geçirdiğim her şeyi unuttum. (…) Hasta olduğuma şükrediyorum çünkü o beni kurtardı.” diye yazmıştı annesine. Ciğerinin bir parçasını verdi, veremden kurtuldu.

“Sanatı müzelerde hapsetmek yok. O sanat ölü sanattır.” diyordu. Eserlerinden su içilsin, merdivenler çıkarken onlara tutunulsun, üretimi halkın içine karışsın… Arzusu bunlardı.

Evliliği bitmişti. Kendisine ait bir seramik atölyesi kurdu, çalışıp yaşamını sürdürdü. Türkiye’de sanat seramiğini başlattı. İlk seramik sanatçılarını atölyesinden yetiştirdi.

Doğa ve yaşam daima ona ilham verdi. Kimsenin bakmadığı sığırcık kuşlarını aktardı örneğin Divan Pastanesi’ndeki bir duvar panosuna. Gelip geçen kalabalığın kuşları fark etmemesi tuhafına gitmişti. Hem kimdi o kalabalık, niçin hiç gülmezlerdi? Sığırcıkları konuk ettiği panosunda, mekana gelen insanlara dışarıdaki kuşların uçup gidişini işaret etti, böylece hayata konuk olduğumuzu hatırlatıyordu belki de.

Füreya Koral, 40 yaşında kendini baştan doğurarak bağlandığı sanatında 40 yılı gördü. İyi ki doğdu, iyi ki vardı.

MSGSÜ Sinema TV’de eğitim aldı. Prodüksiyon ve post prodüksiyon alanlarında çalıştı. Bugün, editör, çevirmen ve yazar olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

YORUM YAP