“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Gaz Lambası Işığında İlişkiler

1944yılında çekilmiş bir film olan Gaslight’ı hiç duymuş muydunuz? Yönetmen George Cukor, bu filmi bir tiyatro oyunundan uyarlamış. Paula (Ingrid Bergman) ile Gregory (Charles Boyer) çiftinin, hastalıklı evlilik ilişkisinin konu edildiği filmde; evlilikleri süresince Gregory, Paula’ya sistemli olarak unutkan olduğunu, eşyaları kaybettiğini, sürekli yorgun olduğunu ima eden ithamlarda bulunur. Paula, Gregory evde olmadığında, gaz lambalarının (gaslights) ışığının git gide azalması ve evde duyduğu ayak sesleri ile kendisini güvende hissetmemeye başlar. Tüm bu korkutucu atmosfer, Paula için ancak Gregory eve döndüğünde dağılır. Yavaş yavaş histerik ve hasta olduğuna inanmaya başlayan Paula, Gregory’ye bağımlı hale gelir ve o aşamadan sonra da sürekli olarak onun gözüne girmeye çalışır. Paula, gerçeği öğrenmesini engellemek için onu hasta olduğuna ikna etmeye çalışan eşi Gregory tarafından “gaslighting” mağduru edilirken; bir noktadan sonra artık sorgulamaya başlar ve kimliğini korumaya çalışır.

Gaslighting kavramı işte bu film sayesinde kullanılmaya başlanmıştır. Kavramın Türkçe’de tam karşılığı henüz yok. Zihinsel ve duygusal istismarın en zararlı biçimlerinden birisi. Kişinin kendine olan güvenini hedefleyen; deneyimlediklerinin, düşündüklerinin ve hislerinin gerçek olup olmadığını sorgulamasına neden olan bu psikolojik manipülasyon ve istismar yöntemi, bir süre sonra buna maruz kalan kişinin kendisiyle ilgili yanılgılara kapılmasına ve kişisel çıkarımlarının hayal olduğunu düşünmesine neden oluyor. Kurban kendisinin “deli” olduğu hissiyle yaşıyor ve ilişki içindeki herhangi bir sorunun da tek kaynağı olduğuna inanıyor. Gaslighting’i uygulayanın amacı ise her zaman kurbanı, kendisine daha uzun süre bağımlı hale getirebilmek. 1969’da The Lancet adlı dergide yayınlanan bir makale sayesinde, gaslighting fikri daha da meşrulaşarak; kavramın, psikoloji bilim dalında da kullanılmasının önü açılmış. Dünyanın çeşitli ülkelerinde, artık aile içi şiddetin her zaman bariz fiziksel veya cinsel taciz olmadığı; bunun yerine şiddetin; bir kurbanı izole etmeyi, hayatının her yönünü kontrol etmeyi veya akıl sağlığını zayıflatmayı içerebileceğini kabul eden yasalar kabul edilmekte. Peki hangi davranışlar “gaslighting” olarak tanımlanabilir?

Psikoterapist yazar Stephanie A. Sarkis’in “Gaslighting” adlı kitabında, bu tür duygusal istismar ve manipülasyon yoluna başvuranların belli başlı davranışları, teknikleri şöyle sıralanıyor:

1. Yalan söylemedeki süreklilikleri su götürmez bir gerçektir. Ancak yalanlarını da gizleme gibi bir niyetleri yoktur. Hızlı ve süreklileşen şekilde ürettikleri yalanlarla dengenizi bozmayı ve karar verme yetinizi yok etmeyi amaçlarlar. Siz onların yalanlarını ortaya çıkaran kanıtlar sunsanız da, inkar ederler. Hatta öyle bir şeyi hiçbir zaman söylemedikleri iddiasında olurlar. Gerçekliğinizi sorgulamaya başlarsınız, zamanla o şeyi hiç söylemediklerine inanırsınız. Ve bunu ne kadar çok yaparlarsa, daha da fazla onların söylediklerinin doğru olduğunu düşünürsünüz.

2. Size yakın ve değerli olanı yine size karşı bir koz olarak kullanırlar. Yaşadığınız hayatı detaylıca öğrenip, tüm varlık nedenlerinize saldırırlar. Örneğin; size ”uzun bir olumsuz özellikler listen olmasaydı, değerli bir kişi olabilirdin” diyebilirler ya da bir ebeveynseniz, ”o çocukları hiç doğurmamış olman gerekirdi” cümlesini size sarf edebilirler.

3. Sürekli taktik değiştirerek hareketlerinin fark edilmesini önleyebilen bu kişiler; farklı baskılarla sizi yıpratıp, tükenmişlik sendromu yaşamanıza sebep olurlar. Tükenmişlik sendromunda kişi; yoğun duygusal taleplere maruz kalmış ve devamlı olarak fiziksel bitkinlik yaşayan, uzun süren yorgunluk, çaresizlik ve umutsuzluk duygularının pençesinde kıvranan birine dönüşür.

4. Eylemleri ve sözleri birbiriyle uyuşmaz. Ne söylediklerinden çok ne yaptıklarına bakmak önemlidir. Söyledikleri anlamsız ve dengesiz şeyler, genelde sizi etkileyebilmek için hoşunuza gidebilecek konularla süslenmiştir.

5. Kafanızı karıştırmak için sürekli “olumlu pekiştirmeler” yaparlar. Davranışsal psikolojide; istenen davranışı güçlendirmek ve yineleme sıklığını artırmak için, o davranışın ödüllendirilmesine olumlu pekiştirme denmektedir. Sürekli sizi eleştiren, yıpratan kişi, bir bakarsınız sizi övmeye başlamış. “Belki o kadar da kötü değildir” diye düşünüyorsunuz. Kafanız karışır ve onlar kafa karışıklığının insanları zayıflattığını ve yıprattığını bilirler.

6. Öyle çok suçlama yaparlar ki kendinizi sürekli bir savunma halinde bulursunuz. Gaslight filminde de olduğu gibi aslında yanlış davranışı onlar sergilemiştir ancak tam tersine suçlu olarak sizi işaret ederler. Savunma durumunda öyle uzun süre kalırsınız ki, Gaslighting uygulayanın davranışı üzerindeki dikkatler dağılır ve size yönelir.

7. Hayatınızdaki insanlarla, sizin aleyhinizde konuşurlar, onlara bir yalancı olduğunuzu söylerler. Kime güveneceğiniz ve sığınacağınız konusunda da karanlıkta bırakılırsınız. Çünkü çevrenizdeki herkesi de yalancı olmakla suçlarlar. Böylece sizi dış dünyadan izole edebilirler.

8. Onun hareketlerini sorguladığınız zamanlarda; deli, kötü niyetli ve yoldan çıkmış olduğunuzu bir gerçekmiş gibi dillendirirler. Bunu başkalarına da sizinle ilgili olarak anlatırlar.

Yukarıda bahsi geçen tüm bu davranışlara karşı bilinçli ve uyanık olmak bireysel olarak çoğumuzu bu istismardan koruyabilir. Gerçek “gaslighting”, tekrarlanan bir manipülasyon modelidir. Size kızan kişi, genellikle kendinizden şüphe duymanızı ve onun gerçeklik versiyonuna güvenmenizi ister. Ancak her kaba veya eleştirel tepkiyi de sizinkinden farklı diye “gaslighting” olarak tanımlayamazsınız. Kendinizle ilgili durumu değerlendirmek için aşağıdaki konularda bir tanımlama yapabilirsiniz:
  •  Kendinizden şüphe ediyorsanız, kendinizi sorguluyorsanız,
  •  Çok hassas olup, olmadığınızı çoğu zaman tartar hale gelmişseniz,
  •  Durmaksızın özür diliyorsanız,
  •  Karar vermede zorluk yaşıyorsanız,
  •  Kendinizi mutsuz ve kafası karışmış hissediyorsanız,
  •  Neler olduğunu açıklayamadığınızdan sizin için değerli olan insanlardan kaçınıyorsanız,

İşte bu durumlarda tehlike sinyalleri ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu kişilerle birebir yüzleşmek ve tartışmak kesinlikle uzak durulması gereken yöntemlerdir. Bağınızı koparabileceğiniz bir pozisyondaysanız, hemen yapmalısınız. Eğer değilseniz; istismarcı kişi ile olan etkileşimlerinizi belgelemek için, akıllı telefonunuz varsa fotoğraf, mesaj ve diğer uygulamaları kullanarak kanıt biriktirmek önemli bir adım olacaktır. Yoksa bir deftere olanları ve tarihlerini not almak da işe yarayabilir.

İzolasyon en büyük kozları olduğu için, kendi gerçekliğinize güvenmeniz ve sevdiklerinizi ne olursa olsun hayatınızdan çıkarmamanız; onların desteğini almanız; yaşadıklarınızı onlarla paylaşmanız diğer kurtarıcılarınızdır.

“Gaslighting” bazı durumlarda oldukça ciddi sonuçlara neden olabileceğinden, profesyonel (tıbbi/hukuki) yardım almanız da kaçınılmaz olabilir. Gaslighting, düşündüğümüzden daha yaygın olarak kullanılan bir metottur. Genel geçer bir kişi tarafından uygulanabileceği gibi, aslında dünyadaki diktatörlerin ve kült liderlerin de pek çoğu bu manipülasyon tekniğini kitleler üzerinde kullanır. Bütün yazıyı bir de bu gözle yeniden okuyabilirsiniz…

Yazar Şerife Günaydın Karaköse, 1980 Adana doğumlu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Çağ Üniversitesi Özel Kamu Hukuku Yüksek Lisansı'nı bitirmekle hukuk dünyasına girdi ve avukatlık mesleğine halen devam ediyor. "Three", "The Shadow House","Happiest Hour" , "Uzaya Kaçan Küpe" ve "Keyfi Yanılsamalar" isimli kitapları hem Amazon hem de Barnes and Noble da online olarak yayımlandı(https://m.barnesandnoble.com/s/Serife+Gunaydin+Karakose). Yazarın denemelerini aktardığı www.allbyourselves.blogspot.com adlı bir blogu mevcut; aynı zamanda @mind_index instagram profilinde de sanattan bilime, felsefeden psikolojiye kadar pek çok konu hakkında da içerik üretiyor.

yorumlar (2)

  • Avatar

    Dondu gunaydin

    Yine içerikli bir yazı olmuş kalemine yüreğine sağlık

    reply
  • Avatar

    Hamdi Günaydın

    Özellikle iş ve siyaset dünyası bu tür davranışlar sergileyen ve düzgün insanları yaşama küstüren düzenbazlarla dolu. Eline, kalemine sağlık.

    reply

YORUM YAP