“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Gelecek Kılavuzu I Kırmızı Et

Geleceğin teknolojileri ile değişik bir geleceğin kaçınılmaz olduğunu hepimiz biliyoruz artık. Laboratuvar ortamında yetiştirilen bir et yeme fikri bugün hali hazırda gerçekleşmiş bir teknolojik gelişme. Bunu hayata geçirebilmek için uygun sonuçları elde ettiklerinde (etmiş bile olabilirler zira ne yediğimizden bihaberiz) yemek kültürümüzden yaşam formumuza her şey tamamen değişecek. Ve size diyecekler ki; kesilmiş hayvan yemeyin etik değil, buyurun alternatif.

Bugün kendi plastik atıklarıyla kirlettiği dünyanın faturasını sana kasada nasıl poşet aldırarak ödetiyorsa, her şeyi ödetir. Bunu yazarken aklıma bir de şu geldi, hemen kontrol ettim: Sene 2009, net asgari ücret 527 ₺ iken TÜİK verilerine göre dana etinin kg fiyatı 16,35 ₺ seviyesindeymiş. Bugün ise net asgari ücret 2 bin 324 lira 70 kuruş, dana eti ise 50,23 ₺. Korona döneminde dahi bütün dünyada fiyatlar ortalama %4,2 düşerken, Türkiye’de %1,95 artmıştır. Salgın döneminde gıda fiyatları dünyada ucuzlarken Türkiye’de zamlanmaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) verilerine göre, küresel gıda fiyatları 2020 Mart’ta bir önceki aya göre %4,3 düşmüş; Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ise aynı dönemde Türkiye’deki gıda fiyatları %1,95 artmıştır. Bunun nedeni artan enerji maliyetleri sanayici beyimizi zorladığı için tüketiciye zam yapılması. Düzeni bozan sanki bizmişiz gibi her alanda yediğimiz zamlar böyle tanımlanabilir. Bu ürünün çiftçisi ise kan ağlıyor. Kazancı günden güne eriyor.

Olan gerçekten emek veren üretici ile köle gibi çalışan tüketiciye oluyor. Bari tamamen laboratuvarda üretsinler de hayvanlar da biz de huzur bulalım, laboratuvar ürünü yemek istemeyiz de belki et yiyen azalır, adabıyla yeriz, vahşi vahşi değil. Gelecekte bu tür teknolojiler öyle veya böyle hayatımızda anlayacağınız, zaten et yiyemeyen bir ülke olarak çok da zorlanmayız diye düşünüyorum.

“Biz” olmak, “Ben” olabilmekten geçer. “Ben” olabilmek hakikati aramaktan, kendini keşfetmekten…Ben kendimi keşfettikçe güzelleştim. Ben kendimi keşfettikçe evreni keşfettim. Ben evreni keşfettikçe öfkemi dindirdim. Hakikatin ne kadar yakınımda durduğunu, önümdeki engeller nedeniyle göremedim. Korkularımın yerine merakımı koydum ve elime kalemi aldım üç sene önce… Bitmek tükenmek bilmeyen merakım yolumu aydınlatan ışık oldu, kitaplar en yakın arkadaşlarım, bugün hayatta olmayan binlerce deha dostum oldu… Hiçbirini kendime saklayamazdım. Bu kadar bencil olmak, insanın yaradılışına tersti. Hakikatin nerede durduğunu görüyorum artık, beni hiçbir güç ondan alıkoyamaz…İnanın! Cesur olun! Dönüşün! Değişime ayak uydurun! Gelecek biz’im, çünkü zaman biz’iz.

YORUM YAP