“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Geleneksel Türk Tiyatrosu’nun Orta Oyunun simgesi; Kavuk!

Simgesi “Kavuk” haline gelmiş orta oyunu, gerçek kişilerle ve kalabalık bir kadroyla icra edilen tiyatro örneğidir. Oyunun iki temel karakteri Kavuklu ve Pişekâr dışında yan rol olarak sayılabilecek tipler de mevcuttur. Uzunca bir geçmişe dayandığı ileri sürülen orta oyununun iki temel karakterinden birisi olan Kavuklu, aynı zamanda oyundaki zıt yapının taraflarından biridir. Bu zıt yapı, toplumda yer alan iki farklı görüş, görünüş, kişi vb. olarak örneklenebilir.

Meydanlarda oynanan bu oyun, zaman içerisinde kendisine sahnelerde yer bulmuştur. Bu durum, ister istemez belli özelliklerin kaybolmasına neden olsa da geleneğin devamı için önemli bir adım olarak görülmektedir. Bu bakımdan kendi kumpanyasını açan ve bir simge olarak kavuğun elden ele devredilmesine vesile olan ilk isim, Kel Hasan’dır.

Günümüzde simge olarak elden ele geçen ve bir sanat dalının sembolü olarak usta-çırak ilişkisini gösteren kavuğun bilinen ilk sahibi Kel Hasan’dır.
Kel Hasan, çocukluğunda yoğurtçuluk yaptığı sırada gösterdiği hal ve hareketlerle halkı çevresine toplayan biri olmasıyla bilinirdi. Çocukluğundan itibaren kendisine has bir kitle oluşturan Kel Hasan, zamanla kendisini tiyatro içerisinde bulmasının ardından kendi kumpanyasını da kurarak bu alanda bir temsilci olmuştur. Kel Hasan ilk olarak kavuğu İsmail Dümbüllü’ye vermiştir.
İsmail Dümbüllü, geleneksel Türk tiyatrosunun son temsilcisi sayılmakla birlikte kendinden sonraki kuşakları da eğitmesiyle günümüzde modern tiyatro içindeki geleneksel öğelerin oluşmasını sağlayan çok önemli bir karakterdir.
İsmail Dümbüllü’den sonra hepimizin yakından tanıdığı, Yeşilçam ustalarından Münir Özkul’a geçen kavuk, sonrasında Ferhan Şensoy’a, ondan Rasim Öztekin’e ulaşmış ve son olarak 20 Eylül 2020 tarihinde Şevket Çoruh’a verilmiştir.
Kavuğun bu oyuncularla beraber sanata, orta oyununa, Türk tiyatrosuna ve geleneğe ne gibi katkılarının olduğunu tartışmak, kavuğun anlamını daha iyi kavramak açısından da önemlidir.
Peki bu kavuk neden Şevket Çoruh’a verilmiş olabilir ?
Şevket Çoruh, Müjdat Gezen Tiyatro okulunda eğitim aldığı sırada ve sonrasında da Savaş Dinçel, Mustafa Alabora ve Müjdat Gezen’le usta çırak ilişkisiyle kendini geliştirerek tiyatroya gönül vermiştir. 1989 yılından bu yana çeşitli tiyatro oyunlarında yer almıştır.
2006 yılından bugüne uzanan Arka Sokaklar dizisiyle kazandığı tüm birikimini Kadıköy’de kuracağı Baba Sahne’ye yatırır. Şevket Çoruh, bunların dışında siyasi duruşu, düşünceleriyle dikkat çeken ve doğruyu yanlışı belirtmekten çekinmeyen biri olmuştur. Bildiğiniz üzere, orta oyunun da güldürünün önemli toplumsal bir görevi vardır. Güldürü yoluyla doğruyu yanlıştan ayırmak, yapılacak ve yapılmayacak işleri göstermek, kötülüğe, zorbalığa, haksızlığa karşı halkı uyarmak gerçekleştirilir. Orta oyunu, güldürürken düşündürmeyi amaçlamaktadır. Bunu yaparken de özellikle dil ve üslup ile ilgili belli yapıları, incelikle kullanarak farklı bir görüş sağlamaktadır. Çoruh, Baba Sahneyi kurması üzerine Hamlet uyarlaması olan “Bir Baba Hamlet” ile günümüz Türkiye’sine dolaylı yoldan eleştirilerde bulunuyor. Kendi emekleriyle var ettiği Baba Sahne, açıldığı günden bugüne birçok oyuna ev sahipliği yapmış, Türk Tiyatrosuna pek çok katkıda bulunmuştur.
Bunlara ek olarak kimileri Şevket Çoruh’un oynadığı dizide şiddet ve ayrımcılığın fazlasıyla konu edilmesinden ötürü bu dizide yer alıyor olmasını eleştiriliyor. Diğer taraftan içinde bulunduğu projeye göre karakterini değiştiren oyuncuları düşünürsek Çoruh, karakterinden zerre ödün vermeden, doğru bildiği şeyi söyleyerek oynadığı dizide var olması, onu anlamamız ve oyuncu kimliği tanımamız açısından önemlidir.

8 Ocak 1992’de İstanbul’da doğdu. Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Halkla İlişkiler okuduktan sonra, tasarım ürünler yapan bir markanın kurucu ortağı olarak e-ticaret ile ilgilendi. Özel ilgisi sebebiyle Craft Oyunculuk Atölyesi’nde oyunculuk eğitimi aldı. Çocukluk döneminden beri sahip olduğu yazma tutkusu ilk meyvelerini 2017 yılının sonunda, yazılarının Lazar Fanzin’de yayınlanması ile vermeye başladı. 2020’nin Eylül ayında Kakımlıcom ekibine dahil olarak bu serüvenine devam ediyor.

YORUM YAP