“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Gözler Kartpostallardaki Beyrut’u Arıyor

4Ağustos 2020, bundan sadece 2 ay önce tarih kokan Beyrut’ta, limanda depolanan 2.750 adet amonyum nitratın patlaması, büyük bir tahribat yarattı. Patlama 220’den fazla kişinin ölümüne ve 300 bine yakın insanın evsiz kalmasına neden oldu. Beyrut’un simgesi olan tarihi yapıları zaten ayakta durmakta zorlanırken patlamanın etkisiyle ne yazık ki tamamen harabeye döndü.

Ne büyük şanstır ki yıllar önce mimar Gabriela Cardozo ve fotoğrafçı eşi Joseph Khoury, yaşanacak patlamadan habersiz bir şekilde bu tarihi binaları 5 senelik bir çalışma sonrasında röneve etmiş ve rönavasyonun fotoğraflarını çekerek görselleri kartpostal haline getirmişlerdi. Patlamadan 5 gün sonra limana yakınındaki tarihi mahalle olan Gemmayzeh ve Mar Mikhael’de acı bir gezinti yapan çift, ellerindeki kartpostallarla bu büyük yıkımı gözler önüne serdiler. Yıkılan evlerin hepsi Beyrut’un Osmanlı ve Fransız manda dönemlerine ait mimari güzelliklerini yansıtan evlerdi. Çift bu evleri, 30 kartpostaldan oluşan Beyrut Evleri serisine dönüştürdü.

Yıkıcı hasarlarla tanınmaz hale gelen evler arasında arama yapmak onlar için oldukça zordu. Arşivlerinde bulunan 30 fotoğraf ile evlerin eski görünümlerini gözler önüne seren çift, patlamanın boyutunu ve evlere verdiği hasarı da gün yüzüne çıkarmış oldu. Mimar Cardozo “Kartpostallar burada çok farklı görünüyor, onları yıkılan evlerle karşılaştırarak göstermek, insanların bu güzellikleri unutmamasını sağlayacaktır,” diyerek yok olan yüzlerce evden sadece birkaçıyla bile insanların zihninde bazı anıların taze kalmasına vesile oldu.

Peki yıkılan bunca tarihi esere ne olacak diye düşünüyor insan. Beyrut, bu kültürel mirası nasıl ve ne kadar zamanda yeniden ayaklandıracak? Uluslararası restorasyon çalışmalarına öncülük etme sözü veren Unesco, patlamada 640 tarihi binanın hasar gördüğünü bildirdi. Hasar gören tarihi yapılardan 60’ı ne yazık ki çökme riski altında. Toplam restorasyon maliyeti 300 milyon dolar (2,364,568,500 TL) olarak tahmin edilirken bu maliyet karşılanabilecek mi belirsiz.

İşin kötü yanı, Beyrut’un bir kısmı patlama öncesi yapısal olarak modernleşme yolundaydı. Şimdi birçok kişi, patlamanın neden olduğu yapısal hasarın, geriye kalan birkaç tarihi yapıyı yok etmek için bir bahane olarak kullanılabileceğinden korkuyor. Zarar gören binaların sahiplerine onları satmaları için para teklif ediliyor olması da gidişatın göstergesi. Binaları satın alacak kişinin, onları yıkıp araziden yararlanmak, daha fazla para ve daha fazla kar elde etmek için bir gökdelen inşa etmesi riski var. Tüm bunların dışında dünya üzerindeki herhangi bir güzellikle ilgilenmeyen ve mütemadiyen daha fazla para peşinde koşan zihniyetin vahşi bir yayılımla dünyayı ele geçiriyor olması insanın kanına dokunuyor.

8 Ocak 1992’de İstanbul’da doğdu. Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Halkla İlişkiler okuduktan sonra, tasarım ürünler yapan bir markanın kurucu ortağı olarak e-ticaret ile ilgilendi. Özel ilgisi sebebiyle Craft Oyunculuk Atölyesi’nde oyunculuk eğitimi aldı. Çocukluk döneminden beri sahip olduğu yazma tutkusu ilk meyvelerini 2017 yılının sonunda, yazılarının Lazar Fanzin’de yayınlanması ile vermeye başladı. 2020’nin Eylül ayında Kakımlıcom ekibine dahil olarak bu serüvenine devam ediyor.

YORUM YAP