“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

HasanKeyf Katliamının Ardındaki Gerçek!

Sen ne zaman kurulduğu tahmin edilemeyecek kadar eski ve köklü ol, nice medeniyetlere ve dönemlere ev sahipliği yap, Yukarı Mezopotamya’dan Anadolu’ya geçiş yolu üzerinde ol, Dicle nehrinin kenarında kurulmuş olman nedeniyle stratejik bir öneme sahip ol, Emeviler, Abbasiler, Hamdaniler, Mervaniler, Bizans, Artuklular, Eyyubiler, Moğollar gör, Mezopotamya’nın kalbi ol binlerce yıl at, gelsin bir grup eğitimsiz baraj projesiyle seni yok ederken, Kazdağları’ndan Munzur Dağları’na, orman alanlarını da sermayeye peşkeş çeksin. Bütün dünya tepki versin, bir sürü insan mücadele etsin lakin yine de seni sular altına gömülmekten kurtaramasın. Peki neden?

Abdülhamit’in izinden gidenler, 12 Eylül faşistlerinin planlarını sürdürdü bir nevi. Mesele baraj falan değil, salak değiliz sizi görebiliyoruz. İçinizi biliyoruz yahu! Geçmiş uygarlıkların izini silme zihniyetinize ne demeli? Tarih sizinle yeniden başlayacak falan mı sanıyorsunuz yoksa?
Abdülhamit, 1925 Şark Islahat Planı derken 12 Eylül Darbesi sonrası GAP kapsamına aldıkları Hasankeyf’de amaçlarından biri de Kürt halkının tarihsizleştirmeye çalışmaktır. Katliamlar, sürgünler, kimliklere hakaretten, acımasız bir asimilasyona ve nihayetinde tarihten izlerini silmeye çalışma politikanız iğrenç. Sizin ne haddinize? Dünya değişirken hala bu kötü zihniyetle nereye varmaya çalışıyorsunuz? Rahat bırakın insanları artık, yeter! Bu miraslar hepimizin, bu gerçeklere susan herkes dilsiz şeytandır!

Sevgili Kürt halkı ve Hasankeyf,
GAP, HES’ler, doğal afetler, yangınlar tarihsel mirası yok ederek tarihsizleştirme projelerine karşı duruşunuzda sonuna kadar yanınızdayım. Bir insan olarak bütün ötekileştirmelerin karşısında olduğum gibi tarihinize yapılan bu katliamında karşısındayım. Ve büyük bir utanç içindeyim, çok üzgünüm. İnsanın varlığının, özünün, kökünün silinmeye çalışarak doğayı, insanı, kültür miraslarını dahi katledecek kadar ileri gidebilen bu zihniyetin karşısındayım! Sözüm söz bu konuda sonsuza kadar yanınızdayım!
Kürt halkından özür diliyor, yıllardır biz isyan ederken şimdi konuşmaya başlayan Türk halkını kınıyorum.

“Biz” olmak, “Ben” olabilmekten geçer. “Ben” olabilmek hakikati aramaktan, kendini keşfetmekten…Ben kendimi keşfettikçe güzelleştim. Ben kendimi keşfettikçe evreni keşfettim. Ben evreni keşfettikçe öfkemi dindirdim. Hakikatin ne kadar yakınımda durduğunu, önümdeki engeller nedeniyle göremedim. Korkularımın yerine merakımı koydum ve elime kalemi aldım üç sene önce… Bitmek tükenmek bilmeyen merakım yolumu aydınlatan ışık oldu, kitaplar en yakın arkadaşlarım, bugün hayatta olmayan binlerce deha dostum oldu… Hiçbirini kendime saklayamazdım. Bu kadar bencil olmak, insanın yaradılışına tersti. Hakikatin nerede durduğunu görüyorum artık, beni hiçbir güç ondan alıkoyamaz…İnanın! Cesur olun! Dönüşün! Değişime ayak uydurun! Gelecek biz’im, çünkü zaman biz’iz.

YORUM YAP