“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

HAYAT KADIN’LAŞTIRILMIŞ BİR İNSANIN HİKAYESİ

Ben bir kız çocuğuyum . Sonra bir kadın. Bunlardan daha önemli olduğumu hatırladım. Ben bir insanım. Ama insanların beni nasıl adlandırdığını anlatmak isterim; Escort veya hayat kadını. 

Ben annemin biricik kızıyken, mahallemdeki ya da ailemdeki insanların en sevdiğiyken bir anda hayat kadını oluverdim. Küçükken yargıladığım bir karakter olmak. Hayatın gerçek bir ironisi. Geriye dönüp baktığımda, düşüncelerini ve beni ne kadar sevdiklerini umursadığım insanların beni bu noktaya getirdiklerinin farkına vardım. En acısı buydu benim için. 

Annemi intihar noktasına getiren insanlar da her zaman koşulsuz sevdiği insanlardı. Hala kulağımda çınlar annemin verdiği öğütler. “Kimi yargıladığına dikkat et. Sonunda o kişi olduğun zaman, empati yapmaya başlarsın,” derdi. Bu noktaya gelene kadar asla anlamadım ya da anlamak istemedim. İşime geldi çünkü empati yapmamak. Hiçbir şey bilmeden, araştırmadan, görmemezlikten gelerek devam etmek hayatıma; işime geldi. Şu an birçok insanın yaptığı gibi.

Birçok insanla birlikte oldum. Birçok insan tanıdım; kendi çocuğunun hayalini kuran, kendi karısına tecavüz etmeyi fetiş sanan, sekste akıl almaz şiddeti fetiş olarak nitelendiren. En komiği, içlerinden çoğu insanı tanıyor olmanız. Bir kadın, bir çocuk, bir erkek katledildiğinde sosyal medyadan hikaye paylaşan, birçok maskeli insan…

Çok geç farkına vardım kadın olmanın, insan olmanın ağırlığına. Gözünü kapatmak. Susmak. Bahane bulmak. Bunlar her zaman daha rahat uyumamızı sağlar. Ama annemin savaştığı zihniyetle iç içe kaldıkça çok daha iyi anladım susmanın, bahane bulmanın iyi olmadığını. Ben, annemi siyaset yüzünden kaybettim. Çoğumuz büyük oyunların ve piyonların farkında bile değiliz. Kendi içimizden kayıp vermedikçe, kendi ruhumuzdan kayıplar vermedikçe farkında bile olmayacağız. En kötüsü bu.

Ailem bana ne öğrettiyse öyle yaşadım. Sorgulamadım. Görmezden geldim. Dinime göre yaşadım. Tabi yersen. 

Bir çoğumuza uygulanan budur. Din sömürüsü.

Umarım, bunu yaşayan birçok insan okur bu yazıyı. Duygularınıza gem vurmayın. Sonrası kendi içinizde birçok acıya sebebiyet veriyor. 

Çok başarılı bir insanken hayat kadını oldum. Utanmıyorum. Utanmamayı daha yeni yeni öğreniyorum. 

Utanması gereken dedeleriniz, bir çoğunuzun patron olarak saygı duyduğu insanlar ya da kocalarınız veya sizsiniz.

Çünkü ben sokakta kalmamak ya da tecavüze uğramamak ya da öldürülmemek için hayat kadını oldum. Abi, abla olarak saygı duyduğum insanlar sürükledi beni bu yola. Tabi bende seçtim bu yolu. Çaresizliği tatmamış insanlar, kolay yolu seçmiş diyebilir.

Umarım kış ortasında bir bankta uyumayı tatmazsınız. 

Bana en sevdiklerim sırtlarını döndü. Bana düşünmemeyi öğreten zihinler sırtlarını döndü. 

Ama annem terk etmedi. Bana düşünmeyi öğreten bir insanı değil, düşünmemeyi öğreten insanları terk ettim.

Bazılarınız bu yazıyı okursa yargılayacak. Çünkü düşünmeyi ve empatiyi seçmemiş olacak. Ama hayat o kadar sürprizli ki bir süre sonra ne demek istediğimi, ne anlatmak istediğimi acı bir şekilde deneyimleyeceksiniz. Okumadığınız, araştırmadığınız, empati yapmadığınız her olay veya her acı sizi daha karanlık bir acıya doğru sürükleyecek. 

Kendi kaleme aldığı hikayesini bizimle paylaşan Nur Hanım’a teşekkür ederiz.

YORUM YAP