“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

HAYVANLARIN İNSANLARLA İMTİHANI!

İnsan kendini neden bu kadar önemser? İnsan kendini ne zanneder? Nasıl bir şey yaşadık da bu kadar manyak, sosyopat, psikopat canlılar haline geldik? 

Ben söyleyeyim; zaten öyleydik lakin algı yönetimi ile iyice delirdik. İnsanlıktan çıktık biz. 

Dünya üzerinde 8 milyar insan var. Yeryüzünde yaşayan canlıların %0,1’ini oluşturuyoruz. Azınlık bile değiliz. Lakin gelin görün ki insanlık tarihi boyunca dünyada yaşayan vahşi hayvanların % 85’ini, bitkilerin ise yarısını öldürdük. 

Biz bu yüzde 0,1 “hiç”lik oranımızla bu caniliği nasıl başardık?

Elbette bu grupta bütün canlılar var. Bakteriler, mantarlar, böcekler, deniz canlıları, memeliler bütün dünya nüfusu bu. 

Biraz detaya inelim. 

Memelilerden başlayalım. Kendimizi bilelim. 

Dünya üzerindeki memelilerin % 36’sı biz.

% 60’ı büyükbaş hayvan ve domuzlar, yani çiftlik hayvanları.

% 4 vahşi memeliler, bu ismi bize de verseler yanlış olmaz bence. En vahşi memeli biziz, rakamlar onu gösteriyor. Biz memelilerin % 85’ini yok etmişiz. 

Kümes hayvanları ise kuşların % 70’ini oluşturuyor. Onları zaten tükettik, plastik versiyonunu yapıp yediriyoruz masum insanlara. Et yiyorsanız da imkanınız varsa tavuk yemeyin. Lütfen yemeyin! Ya da şöyle yapın bir tavuk çiftliği ziyaret edin. Çalışanların boynunu acımadan kopardığı, ezdiği, yenilmeyecek olanları canlı canlı fırlattığı sahneleri izleyin bence. O güvendiğiniz tavuk şirketlerini insanlar yönetiyor olamaz. Bu insanlık dışı bir iştir. 

Toplamda hayvanların % 60’ını yok ettiğimize göre bu şu demek; hayvanlar bizi yemeye başlasaydı, 8 milyar nüfusumuz 3 milyara düşecekti. Öyle bir canilik anlayacağınız. Öyle bir canilik ki bugün haydi bu hatamızı düzeltelim desek 6 milyon yıl lazım. Medenileştikçe ilk insan gibi davranmaya başlamamız sadece bizim suçumuz değil elbet. Günde 3-5 öğün ye diyen sağlık sektörü, ona destek olan global medya ve sistemin şeytani algı yönetimi bu rezalette büyük rol oynamakta. 

Peki bu soykırımı nasıl yaptık? Milyarlarca hayvanı nasıl öldürdük? Nasıl hayatlarını gasp ettik?

Neden olduğumuz yangınlar, seller, eriyen buzullar, kirlenen hava, içine ettiğimiz okyanuslar, içilecek su, sağlıklı bir lokma yemek yok artık dünyada. Biz bile bulamıyoruz, hayvanlar ne yapsın? Cehalet, mutluluktur diyerek geçiştirelim tabi. Mutlu musun? Yok! O zaman ben başka bir soru sorma ihtiyacı duyuyorum: şimdi katliamcı insanlık cennete mi gidecek gerçekten? 

Ben söyleyeyim, size cennette bir damla su yok! İnsanlar, yeryüzünün sanılandan çok daha küçük bir kısmını oluşturmasına rağmen canlıların yok ederek gidecek cehennem bile bulamayacaktır. 

Boğazımıza düşkünlüğümüz ve tüketim çılgınlığımızın etkileri de büyük, sistemin para hırsı, seni bilinçlendirmek istemiyor. Tüket ki zenginleşsin. Dünya doğal zenginliklerini kaybetmiş etmemiş umurlarında değil. O yüzden uyuyanı uyandırmıyor. 

Sıra geldi psikopatlığımıza. Bu veriler can sıkar! 

İnsanlar olarak savunmasız canlara eziyet etmeye bayılıyoruz. Çok isterdim bütün binalar yerle bir olsa, hayatlarımız başka canlılar tarafından gasp edilse. Eğer bir taraf tutmam gerekecekse çok net onlarla bir olur, insana saldırırdım. 

Müslümanlar aynı gün kurban bayramı adı altında katliam yapar. 

İspanyollar boğaları öldürür. 

Bulgaristan köpek keser.

Pek onurlu Japonlar balinaları katleder. 

Pek prestijli ülke Kanada, her Mart sopalarla fok balıklarını avlar. 

Çin zaten utanmasa bizi de yiyecek, yemeyi bırak hediyelik eşya yapıyorlar hayvanlardan. 

Asya köpek balığı ile çorba yapıyor. 

Meksikalılar, uyuşturucu satmıyorsa böceklerden mücevher yapıyor.

Sorsan pek spiritüel Nepal’de kurban ayinleri yapılıyor, bakınız: Gadhimai Festivali. 

Bizi zaten Allah affetsin dicem de etmez. 

Etmez arkadaşlar ,etmez. 

Ördeği, tavşanı, kediyi, köpeği tecavüz ederek öldüren psikopatlarla dolu, hastalıklı bir ülkeyiz biz. 

Hayvanat bahçeleri şov amaçlı, kar amaçlı kullanılır. Restaurantlarda cam kafese kaplan kapatılır. 

Hayvanlara torpil sokup patlatma, dövüştürme, işkence, deneyler, tuzaklar, avlanma, oralarını buralarını kesme, aşırı besleme yöntemi ile öldürme, yakma, zehirleme, boğma, silah çekip vurma….

Daha fazla devam edemeyeceğim. 

İnsanlığın neresinden tutmaya çalışsam, elimde kalıyor. 

İnsanın, insanlığından utandığı bir çağ. 

Öyle bir durum ki bugün bir karar alıp et yemeyeceğim deseniz, bunu gerçekleştirmek yıllarınızı alabilir. 

Çünkü içimize işlemiş bu vahşet. 

Haydi yedin de be kardeşim, tecavüz etmek, kafasına sıkmak nedir? 

Benim iki önerim var: ya insanlar eğitilsin ve buna bir son verilsin ya da insanlar birbirini yesin. 

Böylelikle genel dünya nüfusuna katkımız olur. 

Sonuçta dediğim gibi bugün karar versek, 6 milyon yıl sürecek her şeyi düzeltmek.

Bir yerden başlamak lazım. 

Gitmeden sizi rahatsız edecek bir bilgi daha vermek istiyorum. Hürriyet’te okumuştum, Sevil Atasoy’da değinmiş: Deviney, Dickert ve Lockwood, çocuk istismarının görüldüğü 57 aileyi incelemiş ve çocuk istismarı ile hayvana kötü davranış arasında bir ilişkiyi kanıtlamışlar. Oran ise % 88! Hayvana şiddet gösteren aile bireyleri, çocuklarına da şiddet gösteren kişilerden oluşuyormuş. Onların yetiştirdiği çocuk da aynı şekilde acısını şiddet yoluyla hayvanlara yansıtıyormuş. 

Şöyle bir hesap yapıyorum, hayvanlara şiddetten hepimiz sorumluyuz, hepimiz az biraz psikopatız. 

Psikopatlığımızla, sosyopat bir evren yarattık. 

Güle güle kullanın! 

“Biz” olmak, “Ben” olabilmekten geçer. “Ben” olabilmek hakikati aramaktan, kendini keşfetmekten…Ben kendimi keşfettikçe güzelleştim. Ben kendimi keşfettikçe evreni keşfettim. Ben evreni keşfettikçe öfkemi dindirdim. Hakikatin ne kadar yakınımda durduğunu, önümdeki engeller nedeniyle göremedim. Korkularımın yerine merakımı koydum ve elime kalemi aldım üç sene önce… Bitmek tükenmek bilmeyen merakım yolumu aydınlatan ışık oldu, kitaplar en yakın arkadaşlarım, bugün hayatta olmayan binlerce deha dostum oldu… Hiçbirini kendime saklayamazdım. Bu kadar bencil olmak, insanın yaradılışına tersti. Hakikatin nerede durduğunu görüyorum artık, beni hiçbir güç ondan alıkoyamaz…İnanın! Cesur olun! Dönüşün! Değişime ayak uydurun! Gelecek biz’im, çünkü zaman biz’iz.

YORUM YAP