“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

İçindeki Kahraman

Sadelikle ve yavaş ama istikrarlı adımlar atarak, zihninizde idealize ettiğiniz o kahramana dönüşmek istemez miydiniz? Kendi gerçekliği ile tanışmak isteyen pek çok insan, dünya üzerinde varolmasının, burada kendisini gerçekleştirmesinin yollarını ararken; Joseph Campbell ile yolun bir yerinde bir şekilde karşılaşır.

“Kahraman, hayatını kendinden daha büyük bir şeye adayan  kişidir.”
 Joseph Campbell
Joseph Campbell, belki de en çok “mutluluğu takip etme” konusundaki özlü tavsiyeleri ile tanınır. Ancak 1997 yılında kaybettiğimiz Campbell, aslında edebiyat  ve karşılaştırmalı   mitoloji ve dinler konusunda uzmanlaşmış bir yazar ve eğitimciydi. İnsanlığa yaptığı en özel kültürel katkı, muhtemelen “kahramanın yolculuğu” dediği süreç üzerindeki çalışmasıdır. Bu yolculuk, dünya mitolojisinde yinelenen ve insanlık tarihi boyunca birçok kültüre rehberlik eden 12 aşamalı bir yolu anlatır. Mitoloji ve insan psikolojisi arasında kurulmuş olan bağın ne denli güçlü olabileceğini ortaya koyan ve 1949 yılında yayımlanan “Kahramanın Sonsuz Yolculuğu” kitabı , Campbell’ın oluşturduğu şablon sayesinde Star Wars vb. pek çok filmde ve edebiyat dünyasında da kullanılagelmiştir.
Bu 12 aşamalı yolu basitleştirilmiş bir yorumla anlatmak gerekirse;
1-Sıradan Dünya: Macera başlamadan önce, kahramanın normal hayatını temsil eder. İzlediğiniz birçok filmdeki kahramanı hayal edin, örneğin:
Luke Skywalker bir çiftlikte yaşıyordu.
Sarah Connor garson olarak çalışıyordu.
Neo, Matrix’te bir bilgisayar programcısı olan Thomas Anderson olarak yaşıyordu.
Frodo, Shire’da oldukça sıradan bir hayatın içindeydi.
2-Macera Çağrısı: Kahraman, macerasına başlamasını sağlayan bir olay, çatışma, sorun veya meydan okumayla karşı karşıya kalır. Aynen Frodo’nun Gandalf’tan aldığı, yüzüğü koruma çağrısı gibi.
3-Çağrıyı Reddetme: Kahraman, başlangıçta tereddüt, korku, güvensizlik veya diğer birçok sorun nedeniyle macerayı reddeder. Harry Potter’ı hatırlayalım burada; Hogwarts’tan gelen onlarca mektup (maceraya çağrı), Harry’nın ‘teyzesi ve eşinin’ sembolize ettiği antagonist ( antagonist; bize kendi halimizde kaldığımızda bulamayacağımız doğruları, yaşayamayacağımız deneyimleri  gösteren karşıt/hasım kişi demektir) tarafından reddedilmiştir.
4-Akıl Hocasıyla Buluşmak: Kahraman; ona öneri, bilgelik, bilgi ya da onu gelecek yolculuğa hazırlayacak öğeler verebilecek bir akıl hocasıyla karşılaşır. Örneğin; Terminatör filmindeki  Kyle karakteri , Sarah Connor’a gelecekteki savaş ve Terminatör hakkında bilgi verirken, Sarah’nın akıl hocası olmuştur.
5-Eşiği Aşmak: Kahraman, sıradan dünyasını ilk kez terk eder ve eşiği geçerek maceraya atılır. Star Wars’un Luke Skywalker’ını düşünün. O; yaşadığı yeri, Obi-Wan ile terk ederek eşiği aşmıştı. ( Diğer aşamalara filmlerden örnekler vermek ‘spoiler’ içerebileceğinden, tercih edilmemiştir.)
6-Testler, Müttefikler ve Düşmanlar: Kahraman yeni dünyanın kurallarını öğrenir ve testlere katılır, arkadaşlarıyla buluşur ve düşmanlarla yüz yüze gelir. Tüm bu sınavlar, arkadaşlıklar ve düşmanlıklar aslında ödüle ulaşma yolunda kahramana verilmiş olan desteklerdir.
7-Yaklaşım: Merkezi çatışmayı üstlenmeye yönelik ilk plan başlar, bu aşamada kahramanın yeni bir yaklaşım denemesine veya yeni fikirler benimsemesine neden olan aksilikler, gerilemeler meydana gelir. Bu, kahraman için ısrar ve istikrar konusunda bir derstir. Başarısız olduğunda tekrar denemesi gerekir. Çoğu zaman, riskler yükselir ve gerçek başarısızlık bir seçenek olmaktan çıkar.
8-Çile: İşler ters gider burada.Kahraman, ölüm kalım krizi gibi büyük bir  engelle karşılaşır. Zayıflıklarıyla yüzleşip, bunların üstesinden gelmelidir.
9-Ödül: Çileli aşamadan sağ çıktıktan sonra kahraman kılıcı ele geçirir – en büyük çatışmayı üstlenmesine olanak tanıyan, kazandığı-hak ettiği bir ödüldür bu. Sebat etmesine yardımcı olacak fiziksel bir öğe veya bilgi veya bir bilgelik hali olabilir. Bu, hikayede büyük bir başarı anıdır. Kahraman artık değişmiş bir kişidir, ancak elindeki konuya sürekli odaklanmasından kaynaklı olarak değişimin boyutunu bütünsel bir şekilde anlayamayabilir.
10-Geri Dönüş: Kahraman tünelin sonundaki ışığı görür, ancak daha da fazla test ve zorlukla yüzleşmek üzeredir artık. Her şeyin yoluna girdiğini düşünürken, tam da sıradan hayatına dönüş yoluna girecekken, o büyük son hamle ortaya çıkar.
11-Diriliş/Zirve: Kahraman, çatışmayı kesin olarak üstlenmek için öğrendiği her şeyi kullanarak son bir testle karşı karşıya kalır; her şeyin tehlikede olduğu son bir sınavla yüzleşir ve öğrendiği her şeyi kullanması gerekir bu sınavda. Kişisel değişikliklerinin faydalı olduğu yer burasıdır. Artık önündeki engellerin üstesinden gelmek için ideal haline ulaşmıştır.
12-Dönüş: Kahraman, bilgeliğini veya bulduğu “iksiri”, döndüğü yerdeki herkese yardım etmek için kullanacağı sıradan dünyaya geri getirir. Yolculuğu ve dönüşümü için kazandığı gerçek ödül budur.
Bu aşamaları anlamak için; eserleri Antik Yunan devletlerinde her tür bilginin kaynağı sayılan Homeros’un Odysseia adlı destanındaki baş kahramanının yolculuğuna da bakılabiliz; 
1-Sıradan dünya – Kral Odysseus, eşi Penelope ve yeni doğan oğlu Telemachus ile birlikte Ithaca’da evindedir.
2-Macera çağrısı – Odysseus, Truva savaşı için çağrılır.
3-Çağrının reddedilmesi – Uzun bir ayrılık olacağını bildiği için ailesinden ayrılmak istemez.
4-Akıl hocasıyla buluşma – Tanrıça Athena, Odysseus’a rehberlik eder.
5-İlk eşiği geçmek – Tanrılar kızgındır ve Odysseus’un gemisi rotasından çıkarılır.
6-Testler, müttefikler ve düşmanlar – Odysseus ve adamları, bir deniz canavarı ve bir tepegözle savaşmak da dahil olmak üzere çeşitli testlerden geçerler.
7-Yaklaşım – Odysseus ve  ekibi neredeyse eve dönecektir ama rüzgar tanrısı Aeolus tarafından onlara verilen bir çantayı açarlar. Çanta açıldığında, onları Ithaca’dan çok uzaklara üfleyen bir rüzgar salıverilir.
8-Çile – Odysseus eve dönüş yolunu bulmak için yeraltı dünyasına gitmelidir. Burada ölümle burun burunadır.
9-Ödül – Phaeacia Kralı, Odysseus’a eve geçiş izni verir.
10-Dönüş yolu – Diğer kahramanların aksine Odysseus hazine arayışı içinde değildir. Bunun yerine, umutsuzca evine ulaşmaya çalışır. Döndüğünde; evinin, karısının ve sarayının elinden alınmaya çalışıldığını öğrenir. Bir istila ile karşı karşıyadır.
11-Kahramanın dirilişi – Odysseus sabırlıdır ve karısının sadakatini test etmek için bir dilenci kılığına bürünür.
12-İksirle geri dönüş – Karısının ona sadık olduğunu öğrenir, hasımlarını evinden defeder ve Penelope ile birliktelikleri yeniden kurulur.
Hayatımızı yaşamaya çalışırken bazen, bizi başka bir şeyler yapmaya, bir yerlere gitmeye, bir tür eylem gerçekleştirmeye iten bir çağrı alırız. Belki birinden ayrılıyoruzdur, bir işi bırakıyoruzdur, ya da taşınma halindeyizdir ama her ne şekilde olursak olalım, o sıradan hayatımızdan çıkan bir çağrı belirir ve kendimizi, onu yanıtlamaya çalıştığımız bir evrede buluveririz. Bu içerikleri kişiden kişiye değişen eylemler, bizi yeni bir dünyanın kollarına bırakır. Belki artık kötü bir bağımlılığımızdan kurtulmuş ve sevdiğimiz işleri yapmaya başlamışızdır. Ya da belki kısıtlayıcı bir ilişkiden kurtulup özgürlüğe adım atmışızdır. Burada, bilinmeyene geçişin verdiği heyecan ile baş başayızdır artık. Her yeni dünya ile yeni zorluklar da karşımıza çıkar. Yeni insanlarla uğraşmak, yalnız olmak, mücadele etmek, ekonomik ayarlamaları yapmak vb. durumlar belirir yaşantımızda yeni adımlar attıkça. Bu zorluklar bize bir fırsat sunar; “önceki halimizin daha üst bir versiyonunu yaratma fırsatı”. Hepimizin genelde korktuğu alandır burası. Kovalandıkça kaçtığımız yer. Korktuğunuz şeyi bir ejderha olarak tanımlarsak, işte o ejderhayı öldürdüğünüzde, değişmiş olursunuz. Ejderhayı öldürmek içsel veya dışsal bir durum üzerinde gerçekleşebilir ama her iki halde de değişim içseldir. Farklı biri olursunuz. Bir parçanız ölür ve oradan yeni bir kahraman doğar. Sonra sıradan hayata dönüş başlar ve hikaye paylaşılır. Döngüsel olarak değişmiş, farklı, yeni bir insanın hikayesidir bu.
Campbell, ölümünden hemen önce “The Power of Myth” adlı belgesel dizisi için muhabir Bill Moyers ile olan röportajında, kitabı hakkında oluşan bir yanılgıya değinmiştir. Kahramanın yolculuğunun sadece klasik kahramanlar için değil, hepimiz için olduğunu açıklamıştır röportajında. Esasen, evrim geçiren tüm insanların izlediği bir olgunlaşma yoludur bu. Kahramanın yolculuğunu her gün yaşar insan. Her yeni çağrıya verdiği cevapla yeni bir alan açar ya da kapar kendisinde. Campbell’ın formülü, yalnızca tarihi ve çağdaş mitlerin büyük masallarını yorumlamanın bir yolu değildir. Aynı zamanda, bireysel mücadelelerimizi asil bir bağlama yerleştirerek, günlük varlığımıza da anlam katar. Karşılaştığımız ve üstesinden gelip hayatta kaldığımız sınavlar ve sıkıntılar kahramanca görünmeyebilir. Ancak bunların sonucunda büyüdüğümüzü ve bunun bizi daha iyi insanlar haline getirebileceğini bilmek, cesur olmamızı kolaylaştırır.
Budist bir psikoterapist olan Dr. Miles Neale; 2018 de yazmış olduğu “Gradual Awakening” adlı kitabında, Campbell’ın 12 aşamalı şablonunu, 3 temel kategoriyle açıklamıştır. Bu yorumu ile mitolojik kahramanı, biz sıradan insanların dünyasında nasıl doğurabileceğimize de ışık tutmuştur. Ancak psikoloji alanında çalışan Neale’ın yaklaşımı;  daha az edebi ve daha kuralcıdır.
-Birincisi, “evrimsel öz-bakım” dediği vazgeçme halidir. Bu ilk aşamada, acı çekmemize neden olan “algısal bozulmaları, duygusal sıkıntıları ve davranışsal zorlamaları” terk etmeye kararlı hale gelmemizi öğütler. Vizyonumuzu bozan acılar ve güvensizlikler merceğinden dünyayı gözlemlemek yerine, net görmeye karar vermemiz gerekir. Neale’a göre, kararlılık ilk adımdır ve sonra daha az tepkisel ve daha duyarlı hale gelene kadar meditasyon ve tefekkür yoluyla kendimizi gözlemlemeyi öğrenerek harekete geçmemiz gerekir.
-İkinci aşama; şefkat ya da “uyanmış zihin” farkındalığıdır. Bu noktada, başkalarının yararı için kendimizi özgürleştirmeye söz veririz. Pratik olarak konuşursak; bu, diğer insanların daha net görmesine ve daha az acı çekmesine yardımcı olmak anlamına gelir. Neale’in “radikal fedakarlık” dediği yüce bir hedeftir bu aşamadaki pratik.
-Son aşamada ; “kuantum görüş” veya “bilgelik” denilen nihai farkındalık bizi beklemektedir. Bu durumda, kendi acılarına ve başkalarının acılarına karşı kör olanlara görünmeyen incelikleri, maddenin ötesindeki gerçeği keşfederiz. Büyük resim görünür hale gelir ve her şeyin birbiriyle nasıl bağlantılı olduğunu anlayarak; derin sorunlara etkili yanıtlar ve çözümler tasarlayabiliriz.  Bunları yapamayacak olsak bile sadece tek başına kazanılmış olan bilgelik dahi, bizim çevremize daha az zarar vermemizi mümkün kılar. Para kazanma ve güç elde etme konusundaki kişisel amaçlarımızı kamçılayan şekilde hareket etmeyi bırakmak bile bütüne hizmet edecektir.
Campbell’ın yolculuk için kurguladığı 12 adımı ya da Neale’in 3 farkındalık halini bilmek tabii ki bizleri kahraman yapmaya yetmeyecektir. Aslolan, doğru tepkiyi doğru zamanda verebilen ve kalpten anlayabilen bir varoluşun hedeflenmesidir. Değişime direnmek, sınırsızca herkesi yargılamak, nefret ve kin aracılığı ile bezenmiş ifade yollarına başvurmak; dünyadaki toplumların en zorlu sınavlarıdır. Bu çorak fikirlerle sağırlaşmış bireyler; ne o çağrıyı duyar ne de geçici heveslerin beslediği egolarının baskısından kurtulabilir. Yaşadığımız dönem bizleri farklı bir sıkıntıyla tanıştırmışken, buradan daha geniş ve açık bakış açıları ile çıkmamızın da fırsatlarını yaratıyor. Kişisel gelişimin değil bütünün gelişiminin önemini; sadece senin iyi olma halinin, karşındakinin iyi olmadığı müddetçe aslında büyük bir yanılsama olduğunu gösteriyor bizlere. Kahramanın yolculuğu, hepimiz o yolculukta birbirimizin adımlarını desteklersek işe yarıyor.  O zaman geriye Campbell’ın da sorduğu şu soru kalıyor;
“Şimdi, sistem sizi yiyip bitirecek ve insanlığınızdan çıkaracak mı, yoksa sistemi insanlığın iyiliğine olan amaçlar için kullanabilecek misiniz? “
Kaynakça:
Bill Moyers- Joseph Campbell and the Power of Myth
John Kim-How to Use the Hero’s Journey as a Life Coaching Tool
Kate Miller Wilson-The Hero’s Journey: Examples of Each Stage
Shadow and Movies- Crossing The Threshold
Ephrat Livni-This classic formula can show you how to live more heroically
Michael Lee- The Hero’s Journey Breakdown/ The Terminator

Yazar Şerife Günaydın Karaköse, 1980 Adana doğumlu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Çağ Üniversitesi Özel Kamu Hukuku Yüksek Lisansı'nı bitirmekle hukuk dünyasına girdi ve avukatlık mesleğine halen devam ediyor. "Three", "The Shadow House","Happiest Hour" , "Uzaya Kaçan Küpe" ve "Keyfi Yanılsamalar" isimli kitapları hem Amazon hem de Barnes and Noble da online olarak yayımlandı(https://m.barnesandnoble.com/s/Serife+Gunaydin+Karakose). Yazarın denemelerini aktardığı www.allbyourselves.blogspot.com adlı bir blogu mevcut; aynı zamanda @mind_index instagram profilinde de sanattan bilime, felsefeden psikolojiye kadar pek çok konu hakkında da içerik üretiyor.

yorumlar (3)

  • Avatar

    Sena Baş

    Ellerine sağlık

    reply
  • Avatar

    Melike

    Anlayamadığım kitabı resmen anladım bu yazıyla; kaleminize sağlık📇

    reply
  • Avatar

    Dondu

    Inşallah sistemi insanlığın ve dünyanın iyiliğine olacak şekild e biz kullanırız sistem bizi yiyip bitirmeden. Harika bir yazı ellerine saglik

    reply

YORUM YAP