“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

İsmail Hakkı Tonguç’u Saygıyla An(l)ıyoruz!

Anmak değil anlamak önemli. Onbir sene, altmış bir il, üçyüz beş ilçe, dokuz bin yüz beş köyde emeği olan bir devrim öğretmeni, ülke tarihinin en önemli insanlarından biri. Binlerce gence eğitim imkanı sunan, hem her birimizi hem de hepimizi, toplumumuzu geliştirmeye adamış bir ömür. O bir toplum mühendisi, aktivist, eğitimci ve bir pedagogtu; İsmail Hakkı Tonguç’un aramızdan ayrılışının 60. senesinde onu minnetle an(l)ıyoruz. ⁣

Çoğunluğumuzu oluşturan köylülerimizin gelişebilmesi için kurduğu sistemle laik, modern ve çağdaş bir Türkiye için çalıştı. Dünya görüşü Rousseau, Pestalozzi, Montessori gibi isimlerle oluşmuştur. 17.yy itibariyle her alanda değişimleri takip ederek, dünyada neler olup bittiğini gözlemleyerek, Köy Enstitüleri fikrini geliştiren Tonguç, yarattığı model ve kurduğu sistemle eğitime damga vurmuştur. Yaşadığı yüzyılda insana, emekçiye, doğaya, bilime, bireye yakın duran bir sistem kurdu. İmece, sevgi, saygı ile ekip halinde bilinçlenen bir toplum yaratmak üzerine kurulan Köy Enstitüleri’nin en büyük başarısı, insanların fikir sahibi olabilmesi için eğitim veriyor olmasıydı. Bireyleri geliştirerek, toplumumuzu geliştirmeyi hedefledi. Zamanının ötesinde bir dünya görüşü ile bu toprakların en değerli eğitim bilimcilerinden olarak tarihe geçmiştir. Tarlaları derslik yapan, üretime dayalı bilgiyi tarlada veren, köy çocukları ile buluşup kitap okuyan, her yaştan insana kucak açan, yeni okullarla, Cumhuriyetin hayat damarlarından olup olup bilgi akmasına vesile olan Tonguç ve nicelerinin emeklerini bin teşekkürler. Peki serbest okuma saatleri neden kaldırıldı? Peki okul dışına kadar taşan eğitim heyecanı, her yaştan insanın eğitim aşkını uyandıran bir sistem neden engellendi? Eski düzenin sahipleri neden köylerde okullara karşı cephe aldı? İsmet İnönü gibi enstitülere en büyük desteği veren aydınlar neden geri adım attı? Öğretmenler neden köylerden uzaklaştırıldı? Eğitimle üretimi kim ayırıp, Tonguç’u görevden aldı, hakkında neden soruşturma açıldı? Binlerce yıllık sığ zihniyeti sarsan, köylere, zihinlere ışık saçan Köy Enstitüleri neden kapatıldı? Bu ülkenin ışığını kim söndürdü?

“Biz” olmak, “Ben” olabilmekten geçer. “Ben” olabilmek hakikati aramaktan, kendini keşfetmekten…Ben kendimi keşfettikçe güzelleştim. Ben kendimi keşfettikçe evreni keşfettim. Ben evreni keşfettikçe öfkemi dindirdim. Hakikatin ne kadar yakınımda durduğunu, önümdeki engeller nedeniyle göremedim. Korkularımın yerine merakımı koydum ve elime kalemi aldım üç sene önce… Bitmek tükenmek bilmeyen merakım yolumu aydınlatan ışık oldu, kitaplar en yakın arkadaşlarım, bugün hayatta olmayan binlerce deha dostum oldu… Hiçbirini kendime saklayamazdım. Bu kadar bencil olmak, insanın yaradılışına tersti. Hakikatin nerede durduğunu görüyorum artık, beni hiçbir güç ondan alıkoyamaz…İnanın! Cesur olun! Dönüşün! Değişime ayak uydurun! Gelecek biz’im, çünkü zaman biz’iz.

YORUM YAP