“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

JIM “BAĞIMSIZ” JARMUSCH

Sadece kahve ve sigara içen insanların filmi olur mu?

Ya da sadece farklı ülkelerdeki taksicileri anlatan bir film?

Eşofmanlarıyla otururken gelen pembe bir mektubun sahibini arayan bir adamı konu eden bir film?

Jim Jarmusch çekerse olur.

amerikalı bağımsız yönetmenler içinde en ilginç filmografilerden birine sahip olan Jim Jarmusch sinemasına kısa bir bakışla bağımsız sinemanın özgürlüklerine odaklanırken imkansızlığın sunduğu imkanlara da bir göz atalım.

1984 yılında Cennetten de Garip (1984 Stranger than Paradise) ile Cannes Film Festivali’nde Altın Kamera ödülü kazanarak bağımsız sinemanın önemli isimlerinden biri olacağını hissettiren Jim Jarmusch günümüze kadar Cannes’a katılan büyük yönetmenlerden biri.

Jarmusch sinemasının ilk dönemlerinde Yeni Dalga havası taşıyan kadın-erkek diyalogları, büyük biraderden kaçış, siyah-beyaz renk tercihi, sonraki dönemlerde yerini tarifi zor bir kötücüllük ve sakinliğe bırakıyor. Yine de Jarmusch’un asla değişmeyen imza niteliğinde özellikleri var. Küçük bütçelerle harikalar yaratan yönetmen her zaman dönemin yıldızlarıyla çalışıyor. Bağımsız yönetmenlerin en büyük zorluklarından biri olan oyuncu bulma sıkıntısını Avrupa’daki ününü artırarak aşıyor.

Her yaratıcı gibi Jarmusch’un da bir takım tuhaflıkları var ve bunları yapıtlarına yansıtarak onların biricikliğini sağlıyor.

Cennetten de Garip filminde yönetmen her sahneyi sadece bir kez kayda alıyor. Film tüm oyuncuların ilk performanslarını barındırdığından ilginç bir enerjiye sahip. Aynı zamanda filmin ses kurgusuna sonradan neredeyse hiçbir şey eklenmiyor. Ortam sesini olduğu gibi kullanıyorlar. Ayrıca Jarmusch’un çekimde kullanacağı negatifler Wim Wenders’ın artan negatifleriymiş. İmkansızlıklar bununla da bitmiyor, yönetmen sadece iki lensle çalışmış. Jarmusch daha ilk filminden sahip olduklarıyla en iyi işi ortaya çıkaracağını kanıtlamış.

Dünyada Bir Gece (1991, Night on Earth) filminde Jarmusch, dünyanın farklı noktalarındaki taksicilere odaklanıyor. Senaryosunu sekiz günde yazdığı film ilginç yapısıyla hemen izleyiciyi kendine bağlıyor. Yıldızlar geçidi diyebileceğimiz bir oyuncu kadrosuyla çektiği film farklı taksicilerin hayatlarından birer kesite odaklanan epizodlardan oluşuyor. Epizodik anlatım Jarmusch’un önemli imzalarından biri. Roberto Benigni neredeyse filmdeki tüm diyaloglarını doğaçlama yapmış. Yönetmen, filme anlatım gücünü veren anların spontane olarak geliştiğini düşünüyor. Bu sebeple çekim sırasında aklına gelen her şeyi değerlendirmeye özen gösteriyor.

Ölü Adam (1995, Dead Man) Jarmusch tarzı bir Western izlemek isteyenler için hem de Johnny Depp’i sevenler için kaçırılmayacak bir yapım. William Blake’in tensel ve tinsel yolculuğunu anlatan Western türündeki bu bağımsız yapım şiirsel bir dille türün sınırlarını geliştiriyor.

Kahve ve Sigara (2003, Coffee and Cigarettes) çekimleri 17 yıl süren bir film. Başta skeç olarak düşünülen yapım kısa filme çevriliyor arkasından da yeni epizodların eklenmesiyle film son halini alıyor. Herkesin kahve içerek sohbet ettiği film bağımsız sinemanın başarılı örneklerinden biri olmayı hemen başarıyor.

Filmlerindeki doğala yakın gerçekçi ışıklandırma, epizotlu senaryo biçimi, abartılmayan oyuncu performansları, doğaçlama diyaloglar ve minör amaçlar edinen kahramanlarla Jim Jarmusch bağımsız sinemanın iyi örneklerini ortaya koymakla kalmıyor, bağımsız amerikan sineması içinde kendi akımını da icat ediyor.

8 kez aday olduğu Palme d’Or’u uzun metraj kategorisinde değil de kısa film dalında kazanan Jim Jarmusch belki ilerleyen yıllarda Palme d’Or’u uzun metraj kategorisinde de kazanarak başarılarına devam edecektir. Pandemi dönemiyle yaratıcılıklarını beslemeye çalışan çoğu yönetmen birkaç film senaryosu yazmışken eminiz Jarmusch da köşeye imzasını taşıyan henüz çekilmemiş şaheserler bırakmıştır.

1995 yılında İstanbul’da doğdu. “Şahsi Düşler ve Onur Kırıcı Gerçekler” adlı kitabı 2015’te, “Noktalı Virgülle Biten Bir Kitap” adlı kitabı 2017'de İletişim Yayınları tarafından yayımlandı. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema-TV bölümünden mezun oldu. Bkm Mutfak’ta skeç yazarlığı yaptı. Kısa filmleriyle uluslararası festivallere katılıp ödüller kazandı. Yazarlık ve yönetmenliği sürdürüyor.

YORUM YAP