“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Kendinizi Kandırmayın, Hepimizin Eli Kanlı

Azerbaycan ve Ermenistan arasında gibi görünen lakin bütün dünyanın ortak ve suçlu olduğu bu toplu cinayetlerden bütün insanlık sorumludur.

Azerbaycan hedefe yaklaştıkça, Ermenistan’ı zor durumda bıraktıkça, köşeye sıkıştırdıkça, büyük zayiat vermesini sağladıkça nedense ateşkes deniyor.
Ermenistan hemen; Rusya, Fransa gibi katil babalarından destek görüyor ve imdadına koşularak ateşkes sağlanıyor.
Azerbaycan da insan olduğu için insani ateşkese evet diyor. Savaştan nefret etsem de bana göre stratejik olarak çok büyük hata yapıyor. İnsanla insani ateşkes yapılır. Ermenistan her defasında zaman kazanarak ve Rusya ile diğerlerinin desteği ile güçlenerek bebeklerin, çocukların, insanların üzerine bomba yağdırarak seri cinayetler işliyor.
İnsan hakları diye bir yerlerini yırtan avrupa, amerika, bütün dünya buna susuyor. Bosna Hersek’te sırplardan kaçıp kurtulan yirmi bin sivile güvenli yer sözü verip bölgeyi sırplara açan ve bir katliama sebep olan birleşmiş milletlerin daha adını duymadık.
Devletlerin yapamadığını insanlık yapmalıdır. Her birey dünya üzerinde tanıdığı herkese çağrı yaparak Azerbaycanda katledilen bebeklerin sesi olmalıdır.
Bu beyefendi gibi bütün babaların annelerin sesi olmalıdır.
Bomba ile imha ettikleri karıncanın bile hakkını aramak, bütün insanlığın sorumluluğudur.
İnsanca yaşama hakkı için global bir bilinç yaratılmazsa insanlık bu sistem tarafından köle olarak kullanılmaya devam edecektir.
Partilere, devletlere, kürsülere ihtiyacımız yok artık. Yarattıkları bu dijital evreni onların sonunu getirmek için çok akıllıca kullanmalıyız. Bir zincir oluşturmak hiç zor değil artık, akıllı olmalıyız. Analitik düşünmeliyiz, zira sürekli olanı biteni kınayarak bayrak paylaşınca devletlerden farkımız kalmıyor.
Güç bizim elimizde, bilgi bizim elimizde. Geriye sadece bunu nasıl kullanacağımız kalıyor. Her bireyin oturup bunu sorgulaması gerekiyor.
Katil olmayan devlet mi var? Dünyanın her yerinde katliam yapılıyor. Dünyanın her yerinde açlık ve kıtlık var. Dünyanın her yerinde haksızlık var. Dünyanın her yerinde yenilen haklar, sömürülen yaşamlar var.
Hayatlarımızı bu sistemin çarkını döndürmek için yaşadığımız gerçeğini unuttuysanız eğer; hatırlatmak, insanlığa olan borcum ve sorumluluğumdur.
Bütün insanlık bu düzene karşı tek bir fikirde birleşmelidir. En temel insani haklarımızı ısrarla ve birbirimiz için talep etmek zorundayız.
Cinsiyet, cinayet, tecavüz, savaş, açlık, yoksulluk, dil, din, ırkçılık, mezhep, siyaset gibi alanlarda mücadeleler birleşmelidir.
Alanı fark etmeksizin, istisnasız bütün STK’lar, dernekler ve benzeri topluluklar birleşmeli, güçlenmeli ve bütün insani hakları bütün insanlık, doğa, hayvanlar, canlılar, dünya hatta evrenin kendisi için istemeye başlamalıdır. Zira dibimizde, gözümüzün önünde gezegenimizi ve bizi katledenler görmediğimiz uzayda neler yapıyor, onu evren bilir.
Sınırını çoktan aşmış devletleri ve sistemin çarklarını durdurmak için insanlığa çağrıda bulunması gerekiyor. Her birey kendi ülkesinden ve diğer ülkelerden yani sistemden bütün bireylerin hakkını istemelidir. Çünkü aksi takdirde insan olmuş olmuyoruz.
Dünyanın her yerinde hakları için mücadele etmek zorunda kalan, mücadele dahi edemeyen, fark eden etmeyen sekiz milyar insanın, şu konuda aynı fikirde olacağına yemin edebilirim: Bir şeyler ters gidiyor.
Kimin tarafıymış fark etmez, her birimiz şartlarımızı iyileştirsinler diye seçtiğimiz kişiler tarafından o veya bu yolla taciz edilerek taviz vermeye zorlanıyoruz. İnsanlığın sağlıklı kalmasına bile izin vermeyecek kadar ileri gidenler artık gitmeliler. Bu iğrenç yönetim biçimleri, işledikleri insanlık suçları sona ermeli!
Bir ulus için değil, bir topluluk için değil, her bir canlının hakkı için mücadele etmek zorundayız. Bu fikirde birleşmediğimiz sürece yaşamış saymayın kendinizi. Bölünerek bir şeylerin hakkını savunmakla nasıl bir başarı elde etmeyi düşünüyorsunuz? Gördüğünüz gibi onlar kadar biz de başarısız olduk. Fikirler değişsin demiyorum, fikirlerimiz kendimize ait kalsın yine. Ama dünyanın bütün sorunlarına aynı fikirde birleşerek çözüm bulunabilir. Çünkü insanlığın “biz” olma fikri, evren ve canlılar için hak iadesi talep etmesi fikrinin karşısında duramazlar.
Biz çok güçlüyüz. Onlar değil. Gücü kullanabilecek kadar güçlü müsünüz, bu önemli.
Şunu bilin ki bu fikir dünyayı değiştirmeye yetecek kadar güçlü bir fikir.
Dünya barışı fikrinin modası da geçti foyası da çıktı meydana. Dünyanın canlı ve canlıların varoluşa uygun olarak özgür kalmasını sağlamak marifet.

Birleşmiş Milletler barış yanlısı ise neden dünyanın her yerinde savaş var, bizzat kendisine ait askerler var?

Barış için uğraşıp askeri olan başka bir oluşum gösterin bana? Her birimizin eli kanlı. Hepimizi bu insalık suçuna dahil ettiler. Biraz iş başa düşüyor artık, baş derken beyinden bahsediyorum. Düşünün. Büyük düşünün hem de!

Çünkü küçük düşünenlerle büyük işler başarılamaz!

“Biz” olmak, “Ben” olabilmekten geçer. “Ben” olabilmek hakikati aramaktan, kendini keşfetmekten…Ben kendimi keşfettikçe güzelleştim. Ben kendimi keşfettikçe evreni keşfettim. Ben evreni keşfettikçe öfkemi dindirdim. Hakikatin ne kadar yakınımda durduğunu, önümdeki engeller nedeniyle göremedim. Korkularımın yerine merakımı koydum ve elime kalemi aldım üç sene önce… Bitmek tükenmek bilmeyen merakım yolumu aydınlatan ışık oldu, kitaplar en yakın arkadaşlarım, bugün hayatta olmayan binlerce deha dostum oldu… Hiçbirini kendime saklayamazdım. Bu kadar bencil olmak, insanın yaradılışına tersti. Hakikatin nerede durduğunu görüyorum artık, beni hiçbir güç ondan alıkoyamaz…İnanın! Cesur olun! Dönüşün! Değişime ayak uydurun! Gelecek biz’im, çünkü zaman biz’iz.

YORUM YAP