“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Kürtler Yalnız Değildir.

Kürtlerin, Kürt sorununun tarihine inmeye çalışmak, bugün Kürt kardeşlerimize hakaret ve haksızlık olacaktır. O yüzden beni kesseniz yapmam. Havalı cümleler, siyasi tanımlamalar da bilmem ben, sıradan, halktan biriyim. İnsanım işte. Sadece gördüklerimi, bildiklerimi yorumlayacağım. Hissettiklerimi yazacağım. Bundan mütevellit “herkesin fikri kendinedir bilesiniz” diye baştan uyarayım. Önce biraz soru sorup, sorgulayalım…

Bugün Kürtler neler yaşıyor?

Herkes kendi derdine düşmüşken, neler oluyor?

Bir dönüp bakan var mı kendinden başka bir şeye?

Tek derdimiz Kürtler mi?

İktidarın Kürt meselesi adı altında Kürt insanına, siyasetçilerine, oyla gelmiş temsilcilerine, Kürt gazetecilere, Kürt halkına ve yaşadıkları bölgelere yaptığı mide bulandırıcı operasyonları görmezden gelenler hiç kendine soruyor mu acaba “bana yapılsa ne hissederdim?” diye? Kürtler üzerinden siyasi ayar çekmek ne kadar onurlu? Kime yakışır böylesi bir ihanet? Kürtler ne zamandan beri ara pasınız oldu be, hey? İktidarda kalabilmek için tutunacak tek dalınız kalmadı diye Kürtlere dadanmanız çok çirkin. Bunlar işte, 1984 senesinde PKK‘yı yaratan MHP kafası. Milliyetçilik adı altında bu vatana edilen ihanetlerin bini bir para oldu! Yıl olmuş 2020, hala Kürtlere pasif agresif ırkçılık yaparak susturmaya çalışıyorsunuz. Kaldıramadınız değil mi, son seçimde Kürtlerin dengeleri bozacak kadar güçlü olmasını? Hatta Türklerin de adalet için onlara oy atmasına tahammül edemediniz. Size inat yenilgiyi kabul edemediğiniz için saldırdıkça saldırdığınız Kürt kardeşlerimizle daha da birlik olacağız!

Muhalefet nerede diye de soracağım elbet. HDP sayesinde zafer ilan etmedin mi son seçimde? Yüzsüz muhalefet! Dinozor muhalefet! Meral Akşener ve Kemal Kılıçdaroğlu, sizin de basiretsizliğiniz ve hainliğiniz tescillendi artık. Yetmiyor, yetemiyorsunuz. Yönetemiyor diye kızdıklarınızdan farkınız yok, siz de Bahçeli kadar hainsiniz gözümde. Yıllarca oy verdiğim işlevini yitirmiş CHP’nin alel acele kurultay yapması, HDP’ye yapılan bu tiyatro operasyonu, bir şeye benzettiğimiz İYİ Parti… Daha nice korkunç gerçekle burun buruna kaldık. CIA’in TR-705 kod adıyla ünlenen Sezgin Tanrıkulu’na falan girmeyeceğim bile. Zira biz de kime, neye inanacağımızı şaşırmış durumdayız.

Basiretsiz muhalefet, sen de hesap vereceksin. Başkasına suç atarak geçirdiğin bu boş işlevsiz senelerin hesabı sana da sorulacak. Bugün HDP’ye, yarın sana değil mi? Hani herkes için CHP idin sen? Bu gayrimeşruluğun, hukuksuzluğun, zorbalığın, iğrençliğin, adaletsizliğin karşısında durmayacak mısın? Durmazsan durma, bir daha size oy verirsem, kalbim kurusun.

İçinde yaşadığımdan, biraz geriye çekilip bakmak zorunda olduğum ülkemin durumu içler acısı, amerika adeta. Utançtır bu yahu. Rezil Trump ile aynı şekilde konuşanlar sarmış dört yanımızı. Vatanın tüm kaleleri işgal edilmiş. Bu rezil sömürücülerin, katil amerikanın yaptığı gibi, her başı sıkıştığında ve her seçim döneminde zenciler üzerinden siyaset yapanları mı örnek alır olduk da, her başınız sıkıştığınızda Kürtlere saldırıyorsunuz? Bunun etnikle alakası yok ama etikle var. İnsanlık bu mu? Adil mi bu yapılanlar?

Mevcut iktidar gündemde ve iktidarda kullanmak için Kürtleri kullanırken, biz ne kafası yaşıyoruz? Büyük şehirlerden insanları kaçırıyor, Kürtlerin yerleşim bölgelerine silahlı saldıralar yapılıyor, masum sivillere eziyet ediliyor. Van’da gözaltına alınarak işkence yapılan ve ardından helikopterden atılan Servet Turgut’u görmezden geliyorsunuz. İşkence iddiasının araştırılması bir hukuk devletinde mecburiyet iken, insanlık suçu işleyerek üstünü kapatmanız neden? Elinizde başka materyal kalmadı da ondan. Ne satacak ülke varlığı, ne açıklayacak ekonomi paketi, ne çılgın proje, ne de uyduracak yalan kaldı. Bir Kürtler var elinizde. Kürtler sizin siyasi oyuncağınız değil, insan onlar. En temel insani haklarını vermek zorunda olduğunuz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları onlar. Hadi iktidar kusurlu, peki biz yüce Türk Milleti?

Sayelerinde son seçimde zafer kazandığımız Kürt kardeşlerimizi ve HDP’yi yalnız mı bırakacağız? Pandemi var diye mi görmezden geliyoruz olanları, yoksa zamların, vergilerin altında mı kaldın? Benim de ettiğim lafa bak yahu, en temel insani haklarımızı bile talep etmekten acizken, Kürtlerin mi hakkını savunacaktık? Melih Gökçek’in hala tweet atabildiği bir ülkede adaletten bahsetmek de baya trajikomik. Sayısız HDP’li siyasetçi gözaltına alındı ve kimseyle görüştürülmüyorlar. Ayhan Bilgen, Sırrı Süreyya Önder, Altan Tan dahil 82 Kürt siyasetçi “Kobane açıklamaları” nedeniyle gözaltına alınıyor. Pes. 2014’ten beri aklınız neredeydi? Yalanlarınız, faşistliğiniz tiksindirici boyuta ulaştı. Bunca yıl yedekte mi tutuyordunuz bu dosyayı? Ben bunları yapanları değil de boş boş evde oturan ve düşünmeyen vatandaşları gözaltına almak isterdim. Çünkü düşünmeyenler yüzünden, düşünenler kilit altında ve işkence görüyor. Osman Kavala, Müyesser Yıldız, Nuh Gönültaş, Mutlu Çölgeçen gibi düşünce suçlusu yüze yakın gazetecinin vebali boynunuzadır. Dilerim gücünüzü kaybettiğiniz için saldırdığınız Kürtler versin ahlak ve insanlık dersinizi.

Ben en çok bizi, Türk halkını izliyorum hayretle. Bir yandan da sorguluyorum kendine hayrı olmayan, Kürtleri nasıl savunsun? “Anayasa Mahkemesi yeni hükümet sisteminin doğasına uygun şekilde yeni baştan yapılandırılmalıdır” diyerek yargıyı tehdit eden, bu ülkeye en büyük ihaneti eden MHP ve Bahçeli’ye haddini bildiremeyenlerden ne bekliyorum ki gerçi? Herkesin derdi AKP ve kendi çıkarı olmuş. Bir kişi de çıkıp kendini eleştirmiyor. Herkes almış eline bir çuvaldız, başkasına batırma derdinde. Böyle böyle battı işte bu ülke. Milliyetçilik ve Müslümanlık adı altında faşistlik yapanlar tarafından yönetilmeyi hanginiz hazmedebiliyor? Halkın insani temel haklarının verilmediği, birçok önemli sorununun ötelendiği hatta görmezden gelindiği, karşı çıkanların sesinin kesildiği bir Türkiye yaratıldı. Çok büyük sorunlarımız var. İşsizlik, yoksulluk, açlık zirvede iken HDP’ye operasyon yapmanız, bizi Kürtlere karşı kutuplaştıracak falan mı zannediyorsunuz. Biz Kürtlerle aynı topraklarda yaşıyoruz. Aynı sorunlarla yüzleşiyoruz. Aynı vergiyi ödüyor, aynı sudan içiyoruz. Her vatandaş gibi onların da hakkını vermek zorundayız. Milliyetçiliğiniz de Müslümanlığınız da ırkçı, bölücü, ötekileştirici tavrınız da yerin dibine batsın. Bundan mütevelli insanlığınız ve inancınız meşruluğunu kaybetmiştir. Bu ingiliz-amerikan stili eski yöntem, eylem ve söylemlerinizin modası geçti. Ne diyeyim; Kürtler kadar başınıza taş düşsün.

Yoksullara, emekçilere, kadınlara, gençliğe, öğrencilere, Kürtlere ve diğer bütün bölünen, ötekileştirilenlere gözdağı vermekten bıkmadınız mı? İşe yaramıyor, bilin isterim. Maliye Bakanı’nın “Ben döviz kuruna bakmam” demesinin ardından Sağlık Bakanı’nın “Ben vaka sayısına bakmam” dediği bir ülkede virüs sizsiniz.

Son olarak Kürt halkına, birlikte yaşadığımız güzel insanlara, hakkı gasp edilenlere, beni okuyanlara, ne kadar ırk ve öteki varsa herkese ama herkese seslenmek istiyorum;

Öncelikle HDP ve Kürtlerden şahsım adına özür dilerim. Basiretsizliğimizi görüyorsunuz, lütfen kızmayın. Siz de biliyor, görüyorsunuz ki biz ülkemize bile sahip çıkamıyoruz. Siz, biz yazmak istemiyorum artık. Biz diyorum. Çünkü halklarımız kardeş, yoldaş, bizi kimse ayıramaz. Kendi hakkımızı savunamaz haldeyiz. Birlikte mücadele ediyoruz zaten, anlatamama gerek dahi yok, biliyorum. Kızmayın lütfen, bizi bölmelerine izin vermeyelim. Sonları yakın. Kriminalize etmeye çalışarak sonuç alamayacaklar, nafile, biz gerçekleri görüyoruz. Yalnız değilsiniz, yalnız değiliz. Biz birlikte güçlüyüz. Bunu son seçimde kanıtladık. Kışkırtmaya çalışıyorlar, asla paye vermemeliyiz. Ben açık açık yazıyorum, yemin olsun ki HDP’ye oy vereceğim. Yapılan bu zulme susanların hiçbirine oy moy yok benden, verirsem suratıma tükürsünler! Çünkü HDP’den başka mücadeleci ruh göremiyorum. Konu Kürtler olunca suskunlaşan herkes adına, bir kez daha özür diliyorum. Öyle üzgün ve berbat hissediyorum ki… Keşke sarılabilme, anlatabilme, konuşabilme şansımız olsaydı… Canım dayanmıyor artık bizlere yapılanlara… George Floyd için sokaklara dökülen amerika gibi, omuz omuza sokaklara döküleceğimiz günlerin de geleceğini biliyorum bilmesine ama ne zaman? Ben hakkı yenen herkes için ölüp ölüp, çoğalıyorum. Kimse kör değil, hepimiz gerçekleri görüyoruz; 7 Haziran’da ortaya koyduğumuz birlik ve beraberlikle ayaklarını kaydırdığımız için bizden intikam almaya çalışanlara inat yan yana olmaya devam edeceğiz. Tüm partiler yasama yılı açılışı için #TBMM’de iken HDP bahçede oturma eylemi yapmayı tercih ediyor. O bahçede yalnız bırakılan herkesten özür diliyorum. Orada değilim diye zannetmeyin ki yanınızda değilim. Geçen seçimde denge sağlayalım, birlikte bir güç olalım diye, üç zarfımın birini HDP için atmıştım, bu sefer ne kadar oy hakkım varsa o kadarı sizindir, YANINIZDAYIM!

YALNIZ DEĞİLSİNİZ, YALNIZ DEĞİLİZ. HDP’li 82 kişiyi gözaltına alabilirler ama altı milyon Kürt seçmeni alamazlar. Hatta aileleriyle daha da fazlalaşan milyonlarca Kürt kardeşim, biz 82 milyonuz. Bu operasyon, HDP’nin giremeyeceği hatta ittifak kuramayacağı bir konjonktürde gidilecek seçimler için atılmış ahlaksız ve adaletsiz bir operasyondur. Sakın küsmeyin, üzülmeyin, bölmelerine izin vermeyin, ant içerim ki yanınızdayım, birlikteyiz. Biz aileyiz, Kürtler yalnız değildir.

Sevgi ve saygılarımla…

Sıradan Bir Türk Genci…

“Biz” olmak, “Ben” olabilmekten geçer. “Ben” olabilmek hakikati aramaktan, kendini keşfetmekten…Ben kendimi keşfettikçe güzelleştim. Ben kendimi keşfettikçe evreni keşfettim. Ben evreni keşfettikçe öfkemi dindirdim. Hakikatin ne kadar yakınımda durduğunu, önümdeki engeller nedeniyle göremedim. Korkularımın yerine merakımı koydum ve elime kalemi aldım üç sene önce… Bitmek tükenmek bilmeyen merakım yolumu aydınlatan ışık oldu, kitaplar en yakın arkadaşlarım, bugün hayatta olmayan binlerce deha dostum oldu… Hiçbirini kendime saklayamazdım. Bu kadar bencil olmak, insanın yaradılışına tersti. Hakikatin nerede durduğunu görüyorum artık, beni hiçbir güç ondan alıkoyamaz…İnanın! Cesur olun! Dönüşün! Değişime ayak uydurun! Gelecek biz’im, çünkü zaman biz’iz.

YORUM YAP