“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Lethe’nin Kurbanı Camille Claudel

Lethe, Yunan mitolojisinde varolan bir unutkanlık nehridir. Camille Claudel de bu unutkanlık nehrinin akıntısına kapılıp, gözlerimizden ırak, bir kadın sanatçının nasıl yok edildiğini gösteren bir örnek olmuştur.

fransa doğumlu bu kadın, 19. yüzyılın kuralları gereği sanat eğitimi almasının yasak olduğunu biliyordu. Daha çocukken bile çamurdan inanılmaz heykeller yaptığı bilinir, Paris’e gelmesiyle beraber resmi eğitim alamadığından bir atölyeye kaydolur. Bu heykel atölyesinde ise yaşam ışığını emip bitiren Rodin ile tanışır. 

Bu tanışma esnasında, Rodin 43 yaşında Camille ise 19 yaşındadır. Genç, güzel ve yetenekli bir kadının henüz istediği üne ulaşamamış Rodin ile çalışmaya başlaması hem Rodin’e ilham vermiş hem de Camille’in yeteceğini delicesine kıskanmasına sebep olmuştur. 

Bu kıskançlığın sonuçları hiç de iyi olmayacaktır. Ancak bu hayranlık ve öfke bir noktada tutkulu bir aşka dönüşür. Camille, Rodin’e aşık olmuştur ve evli olmayan ancak bir eşi ve çocuğu olan Rodin bu teklifi geri çevirmez. 

Camille hayatının ilk aşkını yaşarken körlüğüne ve heyecanına kapılarak Rodin’in gösterdiği tüm tutarsızlıklara ve yalanlara inandı. Gençti ve aşıktı. Rodin için yalnızca ilham perisiydi. Ancak Rodin onu eşinden ayrılacağına ve onunla evleneceğine inandırmıştı.

Rodinin dönüm noktası olan “Cehennem Kapıları” yapıldığında ilhamını saf olarak Camille’den alan Rodin onun ışığında yükselmeye ve tanınmaya başladı. Sanat tarihçilerine göre, bu muhteşem eserlerin altında görünmeyen bir Camille Claudel imzası vardı.

Rodin’in kadınlara karşı olan kaba tavrı, birden çok sevgiliyle sürekli Camille’i incitmesi ilişkilerinde bir kırılma noktası yarattı. Metres muamelesi gören Camille bunu da önemsemedi. Ancak Rodin’den olan çocuğunu doğuramadan, ölüme taşımış olması Camille için büyük bir bunalımın başlangıcı oldu. 

Bu olaylardan sonra ailesi tarafından reddedilen Camille, tamamen kimsesiz kaldı ve Rodin’le yaşamaya başladı. 

Camille, Rodin’in kaba ve şiddetli davranışlarını sineye çekmeye çalışırken, Rodin de Camille’i kendine büyük bir rakip olarak görüyordu ve onun ilerlemesine engel olmak istiyordu.

Bu büyük kavgalar ve çatışmalardan sonra Rodin’i terk etti. Ayrılık dönemlerinde, Camille Claudel en değerli eserlerinden olan “Vals, Clotho, Olgunluk Çağı, Tanrı, Geveze Kadınlar, Sakuntala” adlı eserlerini verdi. 

Sanat eleştirmenleri bu eserleri görünce, Camille Claudel’i bir dahi olarak ilan ettiler. Ancak eserler satılamadı çünkü Rodin’in metresi olduğu için saygınlık görmüyor ve reddediliyordu. Aynı zamanda eserleri “fazla eşitlikçi” “fazla özgür” bulunduğu için de devlet tarafından onaylanmıyordu. 

Rodin nefreti, kıskançlığı ve doyumsuzluğu yüzünden Camille’e tekrar gitmeye başladı. Ondan ayrılmaya çalışan Claudel’i sıklıkla görüşmek için ziyaret ederek ilişkilerine devam etmek istediğini söyledi. Camille bu durumda bir anlaşma yapmaya karar verdi ve Rodin’in eşinden ayrılıp, özel ders vermemesini ve haftada üç-dört kere onunla buluşmasını istedi. Şili’ye gidecek ardından da evleneceklerdi. Rodin aynasından bu durum imkansızdı. Ancak Camille kabul etmediği sürece onunla beraber olmayacaktı. 

Rodin bu anlaşmayı kabul etti. Fakat Rodin verdiği hiçbir sözde durmadı ve Camille’in aşkını hor şekilde kullanarak ve onu rakibi olduğu için ezmeye çalışarak Camille’in sinir krizi geçirmesine ve bazı eserlerini kırmasına sebep oldu. 

Rodin bu olaydan sonra, 1906 yılında, Camille Claudel’in ailesini ziyaret etti ve onlara kızlarının akıl sağlığını kaybettiğini ve delirdiğini söyledi. Ailesi, Rodin’e inandı ve Camille Claudel’i bir akıl hastanesine kapattılar. Rodin en büyük rakibini yok etmişti.

1920 yılında doktoru, kızlarının bir problemi olmadığını ve sağlıklı olduğunu bildirdiği bir mektubu kızın ailesine gönderdi. Ancak annesi ve kız kardeşi, Camille’in iffetsiz olduğunu düşündükleri için mektuba geri dönmediler. Ona destek olabilecek tek kişi olan babası ise o akıl hastanesinde iken ölmüştü.

Ardında Rodin’in sahiplendiği, birçok anonim eser bırakarak, akıl hastanesinde 30 yıl geçirdi. Ve hayata gözlerini yumdu.

Unutkanlık nehrinde kaybolan bir kadın daha, bir erkeğin dehasını kıskanması yüzünden akıl hastanesinde çürümüş, eline bir parça kil dahi verilmemiş, sanatı, kimliği ve varoluşu üzerine hüküm giydirilmiş bir sanatçı.

Büyük sanatçıların hepsi erkek değil, toplumun besleyerek büyüttüğü sanatçılar erkek. Rodin’in erotik işleri, incelenmesi gereken eserler fakat Claudel’inkiler “fahişe işi”.

Gördüğünüz gibi, kadın ve kadınlık kavramı Lethe’nin kenarında çok çok uzun zamanlardır su içmeye zorlanıyor. Bir dahakine “neden kadınlar x işte iyi olmamış, neden kadın bilim insanı yok tarihte” gibi sorular aklınıza gelirse, tarihi ve tarihte kadınların kısıtlandığı tüm alanları araştırın. Bir kadının daha 19. yüzyılda dahi, sanat eğitimi alamıyor oluşu, bir erkekle görüldüğünde fahişe sayılması, akıl hastanesine kapatılıp yeteneğinin çürütülmesi aklınızdan hiç çıkmasın.

Çünkü benim aklımdan bu hiç çıkmadı.

Saygılar Camille Claudel’e.

Huzur içinde uyu… umarım.

 

 

Dünya gezegenine 97 yılında adım attı. Haliç Üniversitesi Amerikan Edebiyatı bölümünden Karşılaştırmalı Edebiyata zıpladı. Yıllardır süren yazma serüvenine devam ederken, büyülü gerçekçi öyküleriyle tanındı. Gonzo Journalism felsefesi ile gözlemlemeye, maceranın içinde Gilliamesk bir mod ile yürümeye devam ederken sizlerin yolculuğu için buraya bir bardak su bıraktı. Buy the ticket, take the ride!

yorumlar (1)

  • Avatar

    Okuyucu

    Bunları seslendirip youtube’a koyarsanız daha fazla insana hitap edebilirsiniz diye düşünüyorum.

    reply

YORUM YAP