“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Lızzıe Sıddal: Bir Sanat Tarihi Tragedyası

1849– 1850 yılının kış aylarıydı, Dante Gabriel Rossetti ve William Holman Hunt’ın beraber resim yaptıkları atölyenin kapısı açıldı ve Walter Howell Deverell hışımla içeri girdi. Heyecanlı ziyaretçinin ağzından şu sözler döküldü; “Dostlarım, nasıl büyüleyici bir güzellik keşfettiğimi size anlatamam! Bir kraliçe adeta, upuzun bir ihtişam…”  İşte bu sözlerle başladı, Elizabeth Siddal’ın güzelliği tarih yazmaya. 

“Elizabeth Siddal” Dante Gabriel Rossetti, 1852

Bugün, Deverell’i çok az kişi hatırlar ancak 27 yaşında böbrek hastalığından hayatını kaybeden sanatçı, yeni kurulan sanatçı ve yazar birliği Pre-Raphaelite Brotherhood’un (Rafael Öncesi Kardeşliği) coşkulu bir üyesiydi. Bu gizli kardeşlik, Kraliyet Sanat Akademisi öğrencileri Rossetti, Holman Hunt ve John Everett Millais tarafından, 1848 yılında kurulmuştu. National Portrait Gallery’de (Ulusal Portre Galerisi-abd) sergilenen Pre-Raphaelite Sisters (Rafael Öncesi Kız Kardeşliği) eserlerinde görüldüğü gibi akım, kadın model, sanatçı ve yazarları da kapsıyordu. “Lizzie” Siddal, model olarak başlayıp resim öğrenerek şiir de yazmıştır. 

Deverell’in, Siddal’i coşkuyla duyurduğu sıralarda o, Londra merkezindeki, Leicester Meydanı yakınlarında bir tuhafiyede çalışmaktaydı. Çok uzun saatler, hoş olmayan şartlar altında çalışması, hali hazırda zayıf olan bünyesi konusunda ailesini endişeye düşürüyordu. Bir sanatçının modeli olarak çalışmanın haysiyetsiz bulunmasına, hata fahişelikle eşdeğer görülmesine rağmen Siddal’in annesinin, kızının modellik yapmasına izin vermesinin ardındaki sebep, belki de buydu. Deverell, Lizzie’nin annesiyle tek başına görüşmeye cesaret edememişti. Onun yerine, pek saygıdeğer annesini, büyük arabalarına koyup (o dönem, at arabası kullanılmaktaydı) fiyat konusunda anlaşmak üzere gönderdi. Old Kent Yolu üzerindeki mütevazı evlerinin önüne çekilen bu araç, Siddal Hanım’ı şaşkına uğratmıştı.

Başlangıçta Siddal, yarı zamanlı olarak hem modellik yapmayı hem de tuhafiyecide çalışmayı sürdürdü. Bu sırada Deverell onu, On İkinci Gece’nin Viola’sı (Twelfth Night), Holman Hunt ise onu A Converted British Family Sheltering a Christian Priest from the Persecution of the Druids (Din Değiştirmiş İngiliz Aile, Hıristiyan Rahibi, Druid’lerin Gazabından Korurken-1850) resminde ve Sylvia in Valentine Rescuing Sylvia from Proteus (Valentine, Sylvia’yı Proteus’tan Kurtarıyor – 1850-1851) resminin Sylvia’sı olarak resmetti. Rosetti için ilk defa 1850 yılında, az bilinen tablosu Rossovestita için modellik yaptı. 

“Twelfth Night” Walter Howell Deverell, 1850

Hamisi John Ruskin’e göre Rossetti, devam eden yıllarda Siddal’i binlerce kez çizdi, resmetti. 

Modelliği ile Lizzie Siddal, halkın gözündeki güzellik algısının değişmesine yardımcı oldu.

Fidan gibi yapısı, narin hatları, bakır parlaklığındaki saçlarıyla bugün, güzel adledilse de 1850’li yıllarda, dönemin kadın gazetecilerinden birinin “toplumsal kıyım” olarak tanımladığı kızıl saçlarıyla aşırı zayıf ve seksüel albeniden uzak görülüyordu. Modelliği ve bulunduğu resimlerin başarısı ile Lizzie Siddal, halkın gözündeki güzellik algısının değişmesine yardımcı oldu.

Birkaç yıl içerisinde Lizzie, tuhafiyecideki işini bırakacak kadar para kazanmaya başlamıştı. Millais’in tanınmış eseri Ophelia (Ofelya – 1851-1852) için modellik yapınca artık ünlü bir yüz olmuştu. Başka sanatçılar da onun için modellik yapması için yalvarıyorlardı adeta fakat artık sevgilisi olarak bilinen Rossetti için bu, kıskançlık sebebiydi ve Lizzie’nin sadece kendisi için modellik yapmasını istiyordu. Wilkie Collins’in küçük kardeşi Charles Allston Collins, Siddal’i modellik için çağırdığını ve “soğuk” bir cevapla reddediliğini hatırlıyor. 

“Valentine Rescuing Sylvia from Proteus” William Holman Hunt, 1851

Siddal ve Rossetti arasındaki aşk hikayesi, işkence gibi bir yetişkin filmi konusunu andırıyor. On yıllık “nişanlılık” dönemine rağmen Rossetti, evlilik tarihini belirlemeyi reddediyordu. Her ikisi de birlikte olması zor insanlardı: Siddal bir afyon bağımlısı, Rossetti ise onulmaz bir sadakatsizdi. 

1854 yılına gelindiğinde Siddal’in sanatçı kariyeri başlamış oldu. Rossetti tarafından eğitilen Siddal’in işlerini gören Ruskin, onu bir “dahi” ilan etmişti. İşleri, eleştirmenlerin dalga konusu olmasına rağmen Siddal, daha çok yeniydi ve onu saran sanat camiasındaki erkekler, becerilerini yıllardır, uzman gözetimi altında geliştiriyordu. Şaşırtıcı derecede hızlı gelişimi, Ruskin’in neden onunla bu derece ilgili olduğunun kanıtı oldu. Yıllık 150£ karşılığında resim çizmesi üzerine anlaştılar. Tuhafiyeci dükkanında tam zamanlı çalışırken yıllık 24£ kazanıyordu. 

“Clerk Saunders” Elizabeth Siddal, 1857

1857 yılında, Pre-Raphaelite Sergisinde eseri sergilenen tek kadın sanatçıydı ve bu sergideki eserlerinden Clerk Saunders (1857), sözü geçen bir amerikalı koleksiyoncu olan Charles Eliot Norton tarafından satın alındı. Sağlığı ve ilişkisi bir süredir kötüye giden Siddal, Ruskin’le olan yıllık anlaşmasına son verdi. Rossetti ve Ruskin, yaşamını kontrol altına almıştı ve kaçmak istiyordu. Birikiminden faydalanarak kız kardeşlerinden birini yanına aldı ve Derbyshire’ın spalarıyla ünlü kasabası Matlock’a gitti. Ardından Londra’ya dönmek yerine babasının doğum yeri olan Sheffield’a giderek kuzenleriyle kaldı. Burada kendine bir lojman tutup Sheffield Sanat Okuluna yazılarak kendi sanat kariyerini kendi çizmeye karar verdi.

Rossetti zaman zaman onu ziyaret etse de Siddal’in arkadaşları, Rossetti’nin başka kadınlarla olan ilişkilerini gün yüzüne çıkarttıkları mektuplar atıyordu ve ilişkileri, 1858 yılı ortalarında bitti. Devam eden yıllarda yaşamında olup bitenler çoğunlukla bir muamma. Derken 1860 yılına geldiğimizde hastalığı tehlikeli boyutlara ulaştı. Ailesi durumunu Ruskin’e anlattı, o da Rossetti’ye ve Rossetti hızla soluğu Siddal’in yanında aldı. Siddal artık yatalak hastaların bakımıyla ünlü Sussex kasabası Hastings’te ikamet ediyordu.  Rossetti elinde evlilik izniyle gelmişti ve iyi olduğu vakit, hemen evleneceklerdi. 

Sonun Başlangıcı

“Regina Cordium” Dante Gabriel Rossetti, 1860

Paris’te geçen uzun balayının ardında yanlarında sahiplendikleri iki sokak köpeğiyle çıkageldiler. Lizzie hamile olduğunu anlamıştı ve Rossetti mutlulukla onu çizip resmediyordu. Bu dönem resimlerinden biri de Regina Cordium’du (1860). Anne olma düşüncesi ona büyük bir keyif verse de afyon bağımlısıydı. Belki de bu sebepten, 2 Mayıs 1861’de bebeği ölü doğmuştu. 

Bebeğinin ölümünü ardından gark olduğu depresyondan hiçbir zaman çıkamadı. Evlilikleri ızdırap içindeydi, dostlarının tüm ısrarlı inkarlarına rağmen Rossetti’nin hala onu aldattığından emindi. 

10 Şubat 1862 günü akşamı Algernon Charles Swinburne adlı şair arkadaşıyla yemeğe çıkan Rossetti, buradan eve uğrayıp tekrar, İşçi Koleji’nde akşam dersi vermeye gitti. Derse çıkmadan önce Lizzie’yı her zamanki gibi yarım şişe afyonu içmiş halde bırakmıştı. Dersten geri döndüğünde şişenin boş, Lizzie’nin ise uyanamayacak derecede derin uykuda olduğunu gördü. Ona bir not da bırakmıştı. Ev sahibesine doktor çağırması için gönderdikten sonra onu suçladığı mektubu da sakladı. 

Dört doktorun uğraşına rağmen Lizzie Rosetti, 11 Şubat 1862 tarihinin erken saatlerinde hayata veda etti. Ford Madox Brown adlı arkadaşının tavsiyesi üzerine Rossetti, Lizzie’nin intihar mektubunu yaktı. Bunun sebebi, ölümünün intihar olduğu anlaşılmasıyla Hıristiyan bir cenaze töreninden mahrum kalma ihtimaliydi. Öldüğü sırada Lizzie, yeniden hamileydi. Belki de bebeğinin hareketsiz kaldığını hissetmiş ve aynı acıyı yaşamaya katlanamayacağını düşünmüştü. 

Lizzie’nin hikayesi ölümüyle bitmiyordu. Yaşamının hazin dipnotu olarak yüzü, kült bir gotik figür haline geldi. Karısının mezarına, şiirlerinin elindeki tek kopyasını bırakan Rossetti, yedi yıl sonra onları geri almaya karar verdi. 

Londra Highgate Mezarlığı’ndaki tabutu, 1869 yılının Sonbahar’ında, büyük bir gizlilik içinde çıkarıldı. Birçoklarının artık “deli” gözüyle baktığı Rossetti, orada değildi. Bütün operasyon, arkadaşı ve kendi isteğiyle planı yöneten süslü hikayelerin yazarı Charles Augustus Howell tarafından yürütülmüştü. Mezarda hiç ışık yoktu, bu yüzden dev bir ateş yakıldı. 

Bu olayın ardından Howell, Rossetti’ye, mezar açıldığında karısının bedeninin iyi korunduğunu söyledi. Ortada bir iskelet olmadığı yalanını attı, yaşamındaki kadar güzel görünüyordu ve parlak, bakır rengi saçları uzayıp tüm tabutu doldurmuş, ateşin alevine karşı pırıl pırıl parlamıştı. Bugün hala bazı insanların, Lizzie’nin ölümsüz olduğuna olan inancını, Howell’ın, büyüleyici modelin ölümsüz güzelliğine binaen dizdiği methiyelere borçluyuz. 

“Ophelia” John Everett Millais, 1851-2

Lizzie Siddal’e ithafen yazılan az süslü bir diğer övgü notu, ölümün ardında geçen on yılların ardından, Sheffield Sanat Okulu’ndaki öğrencilerinden birinden geldi. Kendini “AS” olarak bildiren kişi, yerel bir gazeteye “Onunla çok kısa süren bir tanışıklığım oldu fakat üzerimde kalıcı bir etki bıraktı,” şeklinde konuştu. 

Lizzie Siddal, 32 yaşında öldü fakat sıradışı mirası hala sürüyor. Kocası, gömüldüğü yerden çıkardığı şiirlerinin yayınlanmasının ardından büyük başarı elde etti fakat şiirlerin kaynağı sıkı korunan bir sır olarak kaldı. 

Çeviri makale: BBC, “The tragedy of art’s greatest supermodel

Yeditepe Üniversitesi, Çeviribilim mezunu. Makalelerle başlayan çevirmenlik yolculuğu kitaplarla devam etti. Şimdi ise özgün yazılar yazma heyecanını tatma peşinde.

YORUM YAP