“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Machıavellı ve Gün Yüzüne Çıkan El Yazmaları

Floransalı düşünür, neoliberalizmin öncüsü Machiavelli’nin, gayeye ulaşmak için her türlü vasıtanın kullanılabileceği yönünde görüşleri de vardır, “Savaş, eğer zorunluysa haklıdır” sözü de. Kitabı “Prens” ve “Savaş Sanatı,” üniversitelerde siyaset bilimleri derslerinde okutulur, çünkü düşünceleri eleştiriliyor dahi olsa döneminin politik fotoğrafını başarıyla çekip bugünlere aktarmıştır. Siyasi Bilimler, onunla var olmuştur resmen; Rönesans’ta devlet konusu, onun öncülüğünde işlenmiştir. Şimdi ona ait yeni metinlerin ortaya çıkması heyecanlandırıyor konuya ilgisi olanları. On altıncı yüzyıla ait üç pasajdan oluşan el yazmaları; paleografik, filolojik ve üslubundaki izlerle “Prens”in yazarı Machiavelli’ye atfediliyor.

 

Bu keşfin tam olarak ne olduğunu öğrenmeden önce durumdan mest olan filologların olaya yaklaşımına bakalım ki keşif sürecine dair de bir bilgimiz olsun. Filologlar için soruların sorusu hep aynı: “Dante Alighieri’nin imzasını bulanabilecek mi?” Sadece bir satır, bir iz, bir kelime, hatta bir belgeye öylece konduru verdiği bir el yazısı imza olur onlar için. Dante’nin imzasına rastlayacak kişi, sadece filoloji alanında önemli olmayacak, bildiğiniz tarihe geçecektir. Floransa Milli Kütüphanesi müdürü olan, İtalyan paleografların patriği Emanuele Casamassima, kendisinden Dante’nin imzasını nerede arayacaklarına dair tavsiye isteyenlere tereddüt etmeden, kütüphanenin eski koleksiyonlarını göstererek cevap veriyor: “O orada.” Gerçek şu ki en merak edilen ve aranan el yazması hala ortaya çıkmadı. Ancak hala ortaya çıkmaması, umudu kaybetmeden araştırmaya devam etmeye teşvik ediyor. Böyle sansasyonel keşifler, çoğu zaman kör bir inattan çok şansın sonucu ortaya çıkıyor. Elbette, Machiavelli’nin yayınlanmamış bir çalışmasının bugünlerde gün yüzüne çıkması gibi bir keşif, şansın yanında araştırmanın istikrarına da bağlı; “rastgele olmayan” bir durum. Bulunan; şimdiye kadar hiçbir yerde yayınlanmamış veya hala hangi çalışmasına ait olduğu bilinmeyen üç pasajdan oluşan uzun bir metin… Ancak barındırdığı fikir ve düşünceler ile duruşu, Machiavelli’ye oldukça yakın. Ve bu keşif, sanat çalışanlarının amelelik işi olarak tabir ettiği “sıradan” bir kataloglama esnasında başarıldı.

 

Machiavelli’nin torunu Giuliano de ‘Ricci (1543-1606) ile başlıyor keşif hikayesi. Medici çevresinde ikinci sınıf bir siyasi figür ve Floransalı bir altın dövücü olan Giuliano’ya, kuzeni Niccolò (Machiavelli’nin en büyük oğlu olan Bernardo’nun oğlu) ile birlikte büyükbabasının evraklarını “düzenleme” görevi verilmiş. Ricci’nin çalışmalarının büyük bir kısmı, aileden miras kalan ve torununun kendisi tarafından kopyalanan önemli sayıda Makyavelci edebi metin ve belgelerden oluşuyordu. “Apografo Ricci” olarak bilinen bu kodeks, (kodeks; bir dizi kağıt, parşömen ya da papirüs gibi yazılabilir materyallerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan kitap) 1771 yılında Toskana Büyük Dükü Pietro Leopoldo di Lorena tarafından açılan, kitap ve el yazmaları koleksiyonunu içeren Floransa Milli Kütüphanesi’nin Palatine fonunda tutuluyor. “Ancien Régime” sırasında krize giren Floransalı ailelerin kitap varlıklarının satın alınması sayesinde on dokuzuncuyüzyıl mirasçıları tarafından büyük ölçüde genişliyor bu koleksiyon.

 

İnanılması güç lakin Palatine külliyatının (1.500 el yazması) tamamı zamanında kataloglanmadı ve sadece bir yıl önce, el yazmaları ve nadir eserler bölümü başkanı David Speranzi’nin girişimi sayesinde, bir envanter projesi (Manus online) başlatıldı. Floransa Milli Kütüphanesi Müdürü Luca Bellingeri’nin yönetiminde yapılan bu projede kayıt işlemleri, Ulusal Rönesans Araştırmaları Enstitüsü üyesi ve bir paleograf olan Daniele Conti’ye emanet edildi. Hemen akabininde ünlü İtalyan tarihçi ve devlet adamı olan Francesco Guicciardini’nin askeri konularda şimdiye kadar hiç yayınlanmamış bir metni keşfedildi.

 

Ancak asıl büyük keşif, Conti’nin daha önce hiç başvurulmayan ve birçok yönden Apografo Ricci kodeksine benzeyen bir kodla karşılaştığı son haftalarda gerçekleşti. On altıncı yüzyılın ikinci yarısında Ricci’nin kendisi tarafından hazırlanan ve özet olarak bir Cronica olarak envantere alınan bileşik bir el yazması bulundu. Üç bölümden ilki, Floransalı tarihçi Donato Velluti tarafından Chronicle House’un transkripsiyonu, sonuncusu ise başka bir tarihçi ve politikacı Domenico Buoninsegni’nin Floransa Tarihi’nden alınmış uzun bir parça içeriyordu.

Ancak keşfedilen yazmalarından ortadaki kısım en şaşırtıcı olanı: Şimdiye kadar bilinmeyen ve Machiavelli’den başkasına atfedilmeyen, yüz sayfa içeren el yazmaları, muhtemelen torunu Giuliano’nun gözetimindeki yazmanlar tarafından orijinalinden kopya ediliyor. Orijinal metnin taslağının zamanlaması hakkında kesin, hiçbir şey söylenemiyor, ancak 1497’den 1515’e kadar Machiavelli tarafından tutulan notlar, uzun bir süre boyunca meydana gelen olayları neredeyse günlük bir biçimde kaydediyor: İlk notlar, 1508-1509 arasında İtalya’ yaşanan önemli anları hikayeleriyle birlikte anlatıyor. Avrupa’daki çatışmalara da değinen notlar, Fransalı I. Francis ve İsviçre ordusu arasındaki (bugünkü Melegnano) kenti yakınında cereyan eden ve  Fransızların kesin zaferiyle sonuçlanan Marignano savaşının tanımıyla sona eriyor (1515).

Conti, tutulan bu notların, bize Machiavelli’nin nasıl çalıştığı ve güncel olayları “politik” açıdan nasıl yorumladığı hakkında daha net bir fikir vermeye yardımcı olacağını öne sürüyor. O halde bu yazılar, Giuliano’nun Apografo’da topladığı tarihi parçaları tamamlıyor, başka bir deyişle yeni keşfedilen parçalar, Machiavelli’nin tuttuğu notlarla aynı türden belgeler.

Peki elyazması kesin olarak Machiavelli’ye nasıl atfedildi? Paleografik, filolojik ve tarihsel nitelikteki kesin kanıtlar aracılığıyla. İlk olarak yazar, metnin oluşturulduğu iki klasörün kapak sayfasını kendi eliyle (kolayca tanınabilir) “Niccolò Machiavelli” yazarak imzalamış. Ama bunun, torununun sıkça yaptığı taklitlerden biri de olabileceği şüphesine gözardı etmiyorlar, başka kanıtlar aramaya devam ediyorlar. İkinci delil kodeksin tarihinin de uyumlu çıkmasıyla elde ediliyor. Üçüncü delil, metnin başlangıcı, belirli bir Makyavelci metin olarak on dokuzuncu yüzyıldan beri zaten bilinen tarihsel bir parça ile çakışıyor. Bu çakışma, Vatikan Apostolik Kütüphanesi’nde tutulan ve Machiavelli’nin diğer torunu Niccolò di Bernardo tarafından hazırlanan bir el yazmasında yer alıyor. Dördüncü delil ise Makyavelci atıfına götüren başka bir “detay”. Giuliano de ‘Ricci, kodeksi hazırlamak için el yazıları açıkça ayırt edilebilen üç kopyacı istihdam etmiş: Conti’nin tanımlamasına göre bunlardan biri, Machiavelli’nin Ricci Apograph aracılığıyla zaten bilinen tarihsel parçalarını kopyalayan kişi ile aynı. Beşinci delil; metin pasajlarında Makyavelci düşünceye dair yargılar ve düşünceler sunuyor.

Kaynak:
https://www.corriere.it/cultura/20_ottobre_08/machiavelli-carte-ritrovate-1773d4b4-08c4-11eb-ab0e-c425b38361b4.shtml

YORUM YAP