“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Maddenin az bilinen Halleri

Birçoğumuz için hala katı, sıvı, gazdan ibaret olan, sonraları plazmanın da eklendiği maddenin halleri, hiç o kadar basit ve sade değil. Bizi çevreleyen her şeyde ama her şeyde gözün gördüğünün ötesinde bir hikayenin yattığının güzel bir örneğini, maddenin hallerinden okuyabiliriz. 

Maddenin, sıcaklık gibi gündelik yaşamda maruz kaldıkları unsurlarla değişen halleri, hepimizin en iyi bildikleri. Oysa söz konusu dört hal, (katı, sıvı, gaz ve plazma) yalnızca maddelerin doğada en yaygın bulundukları haller. 

Bilim insanları çok daha çılgın madde hallerini keşfetti ve hatta bunlara zemin hazırlayıp bir nevi yarattı. İnsan eliyle hazırlanan koşullar altında değişen maddelerle bilim insanları, yıldızların oluşumundan kuantum bilgisayarlara kadar birçok gizemi tanımlama fırsatı yakalarken bizler de bireysel yaşamımızı kapsayan evrenin hikayesine farklı gözlerle bakabiliriz. 

 

 

Bose-Einstein Yoğunlaşması: Hem Hintli bilim insanı Satyendra Nath Bose hem de dahi deyince birçoğumuzun aklına gelen ilk isim Albert Einstein’ın adını taşıyan bu hal; maddenin, bilim insanlarınca “mutlak sıfır” olarak adlandırılan sıcaklı derecesi –273,15 °Celsius’a kadar soğutulması sonucunda eriştiği halin adıdır. İlk olarak 1924’te Einstein tarafından Satyendra Nath Bose’un denklemi kullanılarak keşfedilen yoğunlaşma, 1995’te bir deneyle kesinleştirilmiştir. 

Aşırı soğuma sonucunda moleküler aktivitenin durma noktasına geldiği ve partiküllerin birbirine yaklaşarak bir çeşit “süper atom” oluşturdukları yoğunlaşma sayesinde bugün bilim insanları, kuantum mekaniği ve kara delikler üzerinde laboratuvar ortamında çalışma yapabiliyor. 

 

Kuark-gluon Plazma: Maddenin son derece hareketli bir hali olan kuark-gluon plazma, proton ve nötrondan oluşan küçük atomik parçacıklar olan kuarklardan ve onları bir arada tutan gluondan oluşma koca bir enerji yumağı. 

Kuark-gluon plazmayı anlamak, insanlık için en önemli madde hallerinde biri çünkü bilim insanlarına göre büyük patlamanın hemen ardından evrenin tamamı ondan oluşmaktaydı. 

 

 

 

 

Yozlaşık Hal: Yozlaşma her yerde derken pek de abartmış sayılmıyoruz özetle. Aşırı basınç altındaki maddelerin dönüştüğü hale yozlaşık demiş bilim insanları. Bizler bunu tarihe ve günümüze bakıp baskıcı rejimler altında yaşanan yozlaşmadan görebiliyoruz fakat onlar, yıldızlara bakmış. 

Yıldız çekirdeğinde gazların yoğunlaşıp basıncın aşırı yükselmesiyle ana basınç kaynağının termalden (ısı kökenli) kuantuma dönmesine denir. 

 

 

Aşırı iletkenlik: Aşırı soğuyan maddenin elektriğe hiçbir direnç göstermeme ve neticede iletkenlik seviyesinin mükemmele yaklaşması hali. Hollandalı fizikçi Heike Kamerlingh Onnes’un  1913 yılında yaptığı civa deneyinde ortaya çıkardığı -ve devamında geliştirdiği deneylerle likit helyumu elde ederek Nobel Fizik ödülü aldığı- aşırı iletkenlik hali sayesinde bilim insanları, yine “aşırı” hassasiyet gerektiren hızlı tren veya kuantum bilgisayarlar gibi icatlar üzerine çalışmalarını somutlaştırabildiler.

 

 

Zaman Kristalleri: Uzay-zaman kristali olarak da geçen bu hal, ekibin yeni ferdi ferdi ve yalnızca teoride mevcut. En azından şimdilik. Yine Nobel ödüllü bir fizikçi olan Frank Wilczek tarafından 2012’de öne sürülen teorinin biz, sıradan insanların anlayacağı hale gelmesine, yani bu bilginin daha bilim insanları tarafından sindirilmesine çok var. 

 

 

Kaynak: Inverse

Yeditepe Üniversitesi, Çeviribilim mezunu. Makalelerle başlayan çevirmenlik yolculuğu kitaplarla devam etti. Şimdi ise özgün yazılar yazma heyecanını tatma peşinde.

YORUM YAP