“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Matematiğin Prensi; Gauss

Matematiğin Prensi Gauss’un öğretmeni, gün bitimine kadar uğraşıp dursunlar diye öğrencilerinden 1’den 100’e kadar bütün sayıları toplamalarını ister. Gauss’un cevabı bulduğu içi durduğunu tahmin edemeyen Bay Büttner, tembellik ettiğini düşündüğünden prensimizi azarlayarak tahtaya çağırır.
Ve şöyle buyurur; “Pekala! Bizim genç dehamız herhangi bir yetişkinin bir saatten daha fazla
zamanını alacak bir problemi tamamlamış bulunuyor. Yalanlarının iki katı sertlikte vurmadan önce şu parlak çözümünü dinleyelim bakalım Gauss!” Bizim küçük prens, korkarak titrek bir sesle, “Onları sırayla toplamak yerine, her iki uçtan başlamanın daha kolay olacağına karar verdim. 1+100 = 101, 2+99 = 101, 3+98 = 101… 50+51’e kadar bu 101’lerden tane var. Bu yüzden, 50 ile 101’i çarparız, cevap 5050’dir,” der.


Bay Büttner şok olmuş halde, ön yargılı ve kaba olsa da en nihayetinde öğretmen, ders çıkışı prensi yanına çağırarak; “Gauss, sen bu sınıfa ait değilsin” dedi. “Şu andan itibaren yardımcım Bartels ile birlikte özel aritmetik dersleri alacaksın. Sana en iyi kitaplar temin edilecek. Sen ve Bartels matematik dilini paylaştığınız için, sen çok ilerleyeceksin. Şimdi gidebilirsin.” Ne bilsin Gauss bu Dünya’ya bile ait değil! Adamın karşısında minik haliyle, 19. yüzyıl matematiğinin devi duruyor oysa!


Kendisi, daha 16 yaşında Öklid geometrisinin alternatifi bir geometri düşünür ve hayret verici ve doğru bir düşünceyi; yani Öklid dışı geometrinin var olduğunu ifade eder. 

17’li yaşlarında Gauss, yüzyıllarca güvenilmiş olan sayılar teorisi ispatlarını doğru biçimde yorumlar. Gauss 18 yaşına gelinceye kadar Lagrange ve Newton’un eserlerinin bile üstesinden gelir. Resmen çılgınlık!

Gauss, 1855 yılında, öldüğü zamandan beri beyni araştırılmak üzere Göttingen Üniversitesi Tıp Fakültesinde “formalin” maddesi ile muhafaza ediliyor. Sadece matematik de değil; bir çok alanda muazzam işleri var. 1831 yılında Gauss, en küçük kareler yöntemiyle bir astreoidin yerini tam olarak tespit etmesi örnek verilebilir. Uzay bilimleri Enstitüsü’nden bu nedenle ödül bile alır. Bir gün uzun uzun anlatırım hayatını… Şiir yazar gibi, müzik yapar gibi, rakamlarla sanat icra eden bir dehadır!  

Matematiği ve Müziği sevin. 

“Biz” olmak, “Ben” olabilmekten geçer. “Ben” olabilmek hakikati aramaktan, kendini keşfetmekten…Ben kendimi keşfettikçe güzelleştim. Ben kendimi keşfettikçe evreni keşfettim. Ben evreni keşfettikçe öfkemi dindirdim. Hakikatin ne kadar yakınımda durduğunu, önümdeki engeller nedeniyle göremedim. Korkularımın yerine merakımı koydum ve elime kalemi aldım üç sene önce… Bitmek tükenmek bilmeyen merakım yolumu aydınlatan ışık oldu, kitaplar en yakın arkadaşlarım, bugün hayatta olmayan binlerce deha dostum oldu… Hiçbirini kendime saklayamazdım. Bu kadar bencil olmak, insanın yaradılışına tersti. Hakikatin nerede durduğunu görüyorum artık, beni hiçbir güç ondan alıkoyamaz…İnanın! Cesur olun! Dönüşün! Değişime ayak uydurun! Gelecek biz’im, çünkü zaman biz’iz.

YORUM YAP