“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Materyalist Dünyaya Ruhsal Mola: Wassilly Kandinsky

I. Dünya Savaşı’ndan önce, avrupalı birçok aydın, ressam yaklaşan değişimden hoşnut değildi elbette. Alman Dışavurumculuğu’nun önde gelen teorisyenlerinden biri olan Wassily Kandinsky (1866-1944), Nietzsche’nin  yaratıcılık ile ilgili düşüncesini yıkım üzerinden algılamasıyla bu hoşnutsuzluğu kanıtlar. Ancak, filozof Rudolf Steiner ve diğerlerine göre bu resim, özellikle kıyamet ile ilgili dini düşüncelerle ilgilidir.

Kompozisyon No.4 (1911)

Resimdeki sembolleri çözmeye çalışmak etkilese de, Kandinsky, ruhani yeni bir anlayışı geliştirmek için renklerin ve satırların bilinçaltıyla algılanacak bir şekilde, birlikte var olmalarını ister. Dünyadaki bir nesnenin kopyasını yapmaktansa maddi varlığın arkasındaki görünümü resmetmek için soyutlaştırır.

Resmin sol tarafında karanlık renklerle düzgün işlemeyen bir dünyayı betimleyen, kışkırtıcı ve öfkeli bir hava mevcuttur. Güneş gökyüzü tarafından kuşatılmış ve siyah bir halka içine gizlenmiş. Üstlerinde bacakları birbirine  kenetlenmiş iki at şaha kalkarken bir savaşçı birliğin mızrakları resmin sol tarafında görünür. Büyük bir dalga sanki her şeyi yok edecektir. Resmin ortasında üç kişilik Kazak grubu bulunur ve üstlerinde surlarla kaplı bir şehir, bir dağın zirvesine tehlikeli bir biçimde oturmuştur. Ortadaki mavi dağ ile daha açık renklerdeki sakin sağ taraf, ruhsal açıdan yeniden doğuşu temsil eder. Sargılar içindeki dirilmiş iki beden ise, ölünün tekrar dirileceği anı aktarır.

Kompozisyon No.7 (1913)

I. Dünya  Savaşı’nın anavatanı rusyadaki devrimin korkunç vahşeti karşısında heyecan verici bir umut çığlığıdır bu resim.
1913 yılının Kasım ayında, Münih’teki stüdyosunda 3,5 gün yoğun çalıştıktan sonra Kandinsky, kariyerinin en büyük ve en iddialı resmini ortaya çıkarır. Yaptığı bu resim birçok açıdan son beş yılda üzerinde çalıştığı her şeyden iz taşır. Biçimsel açıdan birbirine benzeyen ama senfoniye karşı olan “Kompozisyonları”nı ‘içsel görüntüler’ olarak tanımlar. Hiçbir resmi için bu kadar ön çalışma yapmayan ressam, Kompozisyon No.7 için otuzdan fazla ön çalışma yapar.


Karşıt renklerin, şekillerin ve kesişen çizgilerin taramalarından başlayıp, ince parçalar halinde birbiri ardına kalın bir şekilde uygulanan boya ile resme sol köşeden başlar. İlk resimlerinden belli motifler taşır ancak bu resimde bulunmalarının amacı “Nonpresentional”dır. Kesinlikle bir anlam taşımamasına rağmen, bu resimde en sonunda tam bir soyutsallığı görürüz. Kandinsky’ye göre niyeti hasta ve materyalist bir dünyaya ruhsal bir ilaç olacak sanat yaratmaktı; resimler, “resme bakan kişinin resim etrafında dolaşmasına ve resmin bir parçası olmasına” izin vermeliydi. Bu resmin de teması kıyamet ile ilgilidir, ancak öbür resimlerinde yer alan yıkıcı dalgaların aksine, bu resimde coşkulu kaotik bir olasılığın yeniden doğuşu görülür.

Kompozisyon No.8 (1923)

Soyut resmin kurucularından biri olarak tanınan Wassily Kandinsky, aynı zamanda 20. yüzyılın en önemli sanat kuramcılarından. Sanat yaşamını Soyutlamacılığın sınırlarını zorlayarak geçirir. Moskova’da doğan ressam, sanat yaşamının büyük bölümünü almanya ve Paris’te geçirir. Otuz yılı kapsayan bir zaman diliminde yapılmış on tablodan biri olan Kompozisyon No.8’i, almanyada buluan yenilikçi sanat ve tasarım okulu Weimar Bahaus’da profesör statüsü ile çalışırken yapar.

Tablodaki çeşitli geometrik biçimler ve renkler, soğuk bir arka plan üzerine etkileşimli ve dinamik bir şekilde dağıtılmıştır. En çarpıcı şekil tablonun sol üst köşesinde bulunan ve hem daha küçük daireler için çıkış noktası olan hem de keskin çizgi ve üçgenlerle güçlü bir karşıtlık oluşturan siyah dairedir.
Hem coşkulu hem sessiz olan bu resim, sanatçının I. Dünya Savaşı’ndan sonraki en önemli eserleri arasında yer alır. Renkler ve biçimler arasındaki bağlantılarla ilgili fikirleri ile bunların spiritüel ve psikolojik etkilerini ilk kez bir yönteme dayanarak uyguladığı tablosudur. İyi ki doğdun Kandinsky, sanatınla materyalist dünyaya karşı ilacımız oldun.

 

 

 

YORUM YAP