“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Medyanın Türcü Diline Karşı Hayvanların Gerçek Dünyası

Medya, insanların hayvanlar hakkında (hatta dünyadaki her şey hakkında) nasıl düşünmeleri gerektiğini yönlendirebilen bir güçtür. Köpekbalıkları intikamcı katiller değildir. Yılanlar kötü değildir. Pandalar, filmler ne derse desin Kung Fu ustaları değildir.

Eminim her biriniz, Empire State binasına tırmanmış King Kong’u hatırlarsınız. Filmde insanlar tarafından esir alınmış gorilin kurtulmak için etrafa dehşet saçtığı görülür. İşte bahsetmek istediğim şey tamda bu. Aslında hayvanları rahatsız ederek onları saldırgan bir canlı haline getiren insanlardır. Ardından onları saldırgan ve kontrol etmesi güç olarak nitelendiren, onları elinden geldiğince kafese kapatmaya meyilli olan yine aynı insanlardır.
Çin’in Sichuan eyaletinde üç yıl boyunca ayıları fotoğraflayan National Geographic foto muhabiri Ami Vitale, “Pandaları aptal çizgi film karakterine dönüştürdüler. Aslında pandalar çabuk korkan, zor, sessiz ve yalnız yaratıklardır,” diyor.
Doğa fotoğrafçıları, “doğada yaşayan hayvanların dünyası, medyanın size yansıttığı gibi değil” demek için bir çalışma başlatmış. King Kong filminde gördüğümüz o sözde canavar gorili, fotoğraflamak için Uganda’da da yaşam alanında izleyen bir fotoğrafçı, aslında goril ve ailesinin sessizce yaprak çiğnediğini, yuvarlanan bebeklerin sabırlı babalarını rahatsız ettiğini gözlemliyor.
İnsanlar dünyaya zarar vererek hayvanların yaşam alanlarının kaybına sebep oluyor. Bu durum da insanlar ve vahşi hayvanların git gide yakınlaşmasına olanak sağlanıyor. Hayvanlar, insanlar için doğrudan bir tehdit olmazken insanlar, hayvanlar için tehdit oluşturuyor. Bunun yanında kaçak avlanma, egzotik evcil hayvan ticareti ve diğer zararlı insan faaliyetleri birçok türü yok olmaya itiyor. Ve vahşi yaşamdaki dengeyi yine insan bozmuş oluyor.
Ami Vitale “Vahşi doğa fotoğrafçılığı zor da olsa hayvan davranışlarını ve özelliklerini görebilmenin yollarından biridir. Aynı zamanda doğal dünyaya verdiğiniz zararı anlayabileceğiniz yer de burasıdır,” diyor. Vitale’nin son erkek Kuzey Beyaz Gergedanı olan Sudan’ın son anlarını gösteren fotoğrafı, son on yılı anlatan görüntülerinden biridir. Vitale, Sudan’ın ölümü için “Sudan, insanları uyandırdı. Bu sadece güzel, nazik, iri yarı yaratık Sudan’ın ölümü değil. Bu ölüm, bu gezegene yaptığımız şeyin ve insanlık dahil olmak üzere her canlı varlığın simgesidir,” yorumunu yapıyor.

Kutup ayıları, penguenler ve kutup bölgelerindeki diğer yaban hayatı üzerinde yoğunlaşan Daisy Gilardini, “Güzel görüntülerin insanların kalplerine ulaşma gücüne şiddetle inanıyorum. Bilim veri sağlayabilir ve çözüm önerebilir. Bilim ‘beyin,’ fotoğraf ‘kalp’tir. İnsanları harekete geçirebilmemiz için fotoğrafçılıkla bilimi harmanlayabiliriz,” diyor.

Fotoğraf, insanların hayvanlarla paylaştığımız bu gezegen hakkında nasıl hissettiğimizi şekillendirmede önemli bir rol oynuyor. İnternette her gün, yüzlerce sevimli hayvan görüyoruz ve bu görseller bizleri gülümsetiyor. Aynı şekilde zarar verilmiş, zarara uğramış bir hayvan gördüğümüzde üzülüyor, kimimiz yardım yapabilmek için harekete geçiyor.

Gilardini, Marina Cano, Marsel van Oosten veya Thomas D Mangelsen gibi birçok vahşi yaşam fotoğrafçısı, genellikle hayvanların “insan” niteliklerini ortaya çıkaran görüntüler yaratıyor. Bunun amacı, aslında “bu canlılar bizden pek de farklı değil” demenin başka bir yolu olunu yaratmak. İnsan niteliklerini ortaya çıkarttıkları bu anlar ise aile bağları, eğlence, mizah veya şefkatli anlar oluyor.
Hayvanın gücünün farkında olan insan, onları elinden geldiğince kontrol ederek etkisiz hale getirmeye çalışıyor. Fakat çok önemli bir nokta unutuluyor. Yaşadığımız evren bir bütünlük içinde işliyor. Bunu, saatin içinde birbirine geçen bir dişli çarklar olarak düşünün. Tek bir çarka zarar geldiğinde tüm işleyiş bozulur. Şu an olduğu gibi…

Kaynak;

8 Ocak 1992’de İstanbul’da doğdu. Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Halkla İlişkiler okuduktan sonra, tasarım ürünler yapan bir markanın kurucu ortağı olarak e-ticaret ile ilgilendi. Özel ilgisi sebebiyle Craft Oyunculuk Atölyesi’nde oyunculuk eğitimi aldı. Çocukluk döneminden beri sahip olduğu yazma tutkusu ilk meyvelerini 2017 yılının sonunda, yazılarının Lazar Fanzin’de yayınlanması ile vermeye başladı. 2020’nin Eylül ayında Kakımlıcom ekibine dahil olarak bu serüvenine devam ediyor.

YORUM YAP