“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Michel Foucault

1926’nın 15 Ekim’inde dünyaya gelen Fransız sosyolog, düşünür, sosyal teorisyen, tarih, sanat ve edebiyata getirdiği eleştirilerle yirminci yüzyıla damgasını vurmuş bir dahi, Michel Foucault! Cerrah bir babanın oğludur, burjuvaziden gelir esasen. Büyük dahilere yuva olmuş Ecole Normale Superieure’e kabul edilen dördüncü öğrencidir. Felsefe, psikoloji, psikopatoloji, deneysel psikoloji alanında diplomalar almış, İsveç’te Uppsala Üniversitesinde doktora tezini yazmış, hastanelerde psikolog olarak çalışmış, doğruları reddeden deliler üzerine çalışmış ve çalışmalarına bu reddedişi yansıtmış çok özel biri. ⁣

“Normal insan kurgudur” der Foucault ve toplumda bize diretilen ne kadar doğru varsa reddeder. “Deliliğin Tarihi”, “Hapishanenin Doğuşu” ile “Kelimeler ve Şeyler” okumayanlar için şiddetle tavsiyedir. “Cinselliğin Tarihi”ni yazan ve cinselliği başka boyutlarda yaşayan Michel Foucault, ölmeden önce okunması gereken değil, gerçekten yaşamak için okunması gereken biridir. İyi-kötü, akıllı-deli, normal-sapkın eşcinsel gibi bütün saçma sapan ötekileştirmeleri başınıza yıkacak olan Foucault okuduktan sonra değişeceksiniz. Belki bir anda değil ama siz bile fark etmeden değişmiş olacaksınız. Onun düşüncelerinde derinlik sarhoşluğunu deneyimleyin. Gerçekten olmak istediğim kişi miyim? Bu dünya ne mana? Hayatım bana mı ait? Nasıl kendim olabilirim diye sorup duruyorsanız, eşitsizlikten yakınıyorsanız, onunla tanışın. Sistemin rezilliğini, dünyanın rezilliğini gözler önüne seren bu muhteşem beyin, tarihte bugün 1984’te AIDS nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Sistemin yarattığı ve ilaç şirketleri aracılığı ile yaydığı bu hastalıktan ölmesi benim için son sorgusuydu belki de.

Renklerin en güzeli, siyahın beyazı Foucault’ı saygı ve minnetle anıyoruz.

“Biz” olmak, “Ben” olabilmekten geçer. “Ben” olabilmek hakikati aramaktan, kendini keşfetmekten…Ben kendimi keşfettikçe güzelleştim. Ben kendimi keşfettikçe evreni keşfettim. Ben evreni keşfettikçe öfkemi dindirdim. Hakikatin ne kadar yakınımda durduğunu, önümdeki engeller nedeniyle göremedim. Korkularımın yerine merakımı koydum ve elime kalemi aldım üç sene önce… Bitmek tükenmek bilmeyen merakım yolumu aydınlatan ışık oldu, kitaplar en yakın arkadaşlarım, bugün hayatta olmayan binlerce deha dostum oldu… Hiçbirini kendime saklayamazdım. Bu kadar bencil olmak, insanın yaradılışına tersti. Hakikatin nerede durduğunu görüyorum artık, beni hiçbir güç ondan alıkoyamaz…İnanın! Cesur olun! Dönüşün! Değişime ayak uydurun! Gelecek biz’im, çünkü zaman biz’iz.

YORUM YAP