“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Monet: Fırça Darbeleri Kadar Hareketli Bir Hayat

Hayatta en çok ihtiyaç duyduğumuz renkler ve ışığın duayeni büyük usta Monet, resim sanatının dahilerinden elbette. Kendini atölyelere sığdıramayan, sanayi devriminin nimetlerinden kendince çok iyi faydalanmak suretiyle tip boyalarını kapıp soluğu doğada alan, gördüğünü değil de hissettiğini resmeden, izlenimini tuvale yansıtan, kurucularından olduğu ve adını da kendi tablosundan alan izlenimciliğin en önemli ismidir o!

Monet’in karikatürlerini mutlaka görmelisiniz. Peki, neden Monet’in tablosunun adı verildi bu akıma, Monet neden fırçalarını boyalarını alıp ben sizinle oynamıyorum diyerek kendini doğanın kucağına attı? Monet’nin bildiğiniz aile mesleği gelenek olarak bakkallık bizim deyimimizle; Fransa tabi orası, şarküteri diyelim biz 🙂 Annesi ise şarkıcı, çok istemiş Monet şarkıcı olsun. 

Paris sokaklarında o kara kalem karikatürlerini satarak tanınır Monet, o nedenle çok önemlidir her biri. Eugène Boudin’den başkası değildir yağlı boya ve açık ortamda resim tekniğini Monet’e ilk öğreten. Ee haliyle soluğu Louvre’de alan usta sanatçımız, her galeri müze gezen aklı selim insan gibi ressamlar ustaları taklit ediyor der ve dışarı atar kendini. Hangimiz farksızız sanki? Hep hayal kırıklıklarımızdan değil mi, eve kapanışlarımız ya da eve girmeyişlerimiz…


O dönemde birçok empresyonistle tanışırken elbette ki Monet ve Manet arkadaşlığı başlar. Bir gün, yine öyle bir şey yaşamış olsa gerek ki 1861 senesinde orduyla yedi senelik kontrat yapar. Çıldırmış! 🙂 Pişman olur elbet ikinci yılında lakin kontrat vardır. Derhal teyzesi Madame Lecadre sözleşmenin feshini sağlar ama bir şartla der; Monet karşılığında sanat eğitimi alacaktır. Böyle teyzemiz olmadı, ben gerçekten ona yanıyorum.


Hayal kırıklığı yaşamaya doymayan ve hiçbir şeyi beğenmeyen Monet, okulda da geleneksel resim anlayışına karşı gelir, tam üstüne hayatına Pierre-Auguste Renoir, Frederic Bazille ve Alfred Sisley girer. Ustalarla ışığın dansı ve empresyonizm böylece başlar işte. O parça parça renkler, seri fırça darbeleri böylece sanat tarihinde yerini alır.


1868’de Seine nehrine atlayarak intihar etmeyi bile deneyen bu kırılgan ve isyankar ruhu eleştirmek için 74 senesinde resmettiği İzlenim: Gün Doğumu tablosunu aşağılamak için kullanır aslında sanat eleştirmeni Louis Leroy, lakin gördüğünüz üzere evren kimin yanında olacağını biliyor. Çocuğunun annesi ve sevdiceği Camilla ölünce bir yemin eder Monet, bir daha asla yoksul, sorumsuz ve müsrif olmayacaktır. En güzel izlenimleri resmetmeye verir kendini. O muhteşem evi öylece kiralar işte…

Kalan ömrünü resim yapmaya adadığı muhteşem bahçeli ev…
Eminim hala oralarda dolaşıyordur…
En azından bendeki izlenim bu…

Seni seviyoruz Monet! 

“Biz” olmak, “Ben” olabilmekten geçer. “Ben” olabilmek hakikati aramaktan, kendini keşfetmekten…Ben kendimi keşfettikçe güzelleştim. Ben kendimi keşfettikçe evreni keşfettim. Ben evreni keşfettikçe öfkemi dindirdim. Hakikatin ne kadar yakınımda durduğunu, önümdeki engeller nedeniyle göremedim. Korkularımın yerine merakımı koydum ve elime kalemi aldım üç sene önce… Bitmek tükenmek bilmeyen merakım yolumu aydınlatan ışık oldu, kitaplar en yakın arkadaşlarım, bugün hayatta olmayan binlerce deha dostum oldu… Hiçbirini kendime saklayamazdım. Bu kadar bencil olmak, insanın yaradılışına tersti. Hakikatin nerede durduğunu görüyorum artık, beni hiçbir güç ondan alıkoyamaz…İnanın! Cesur olun! Dönüşün! Değişime ayak uydurun! Gelecek biz’im, çünkü zaman biz’iz.

YORUM YAP