“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Mustafa Kemal’in Askerlerinden Hükümetin Bedelli Askerlerine!

Gizli ve hızlı bir kanun değişikliği ile lise ve dengi okullardaki öğrenciler için 29 olan tecil yaş sınırı, 22’ye düşürülmüş. Durumdan haberi olmayan yarım milyon genç kaçak durumuna düştü. Öyle ki askerlik şubesi memurlarının bile haberi yokmuş durumdan.

Bu ve türevleri yasalardan anladığım şu;

“Ey Türk Gençliği!
Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir,”

değil;

“Türkiye Cumhuriyeti kasasını bedelli ücretleriyle doldurmaktır.”

“Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin,”

değil;

“Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli devlete vergi ödemek, ömrünü vermektir. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi sadece hazineye mağdur etmemek için dâhilî ve haricî bütün paranı devlete vermek görevin olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyete para vermek mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin. İstikbalinden vazgeçecek, tecil ve üniversiteye giriş hakkından vazgeçeceksin.”

“Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir,”

değil;

“Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür etmiş olabiliriz. İstiklal ve cumhuriyetine kastetmiş olabilir, bütün dünyada emsali görülmemiş bir mağlubiyetin mümessili olabiliriz. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün varlıklarını satmış, bütün tersanelerini satmış, bütün ordularını dağıtmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal etmiş olabiliriz. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olarak, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunmuş olabilriiz. Hatta biz iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerimizi müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit etmiş olabiliriz. Siz millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşürmüş olabiliriz. Ailelerden isteyecek yüzümüz kalmadı, en hassas yerlerinden vurmak zorunda kalarak, gençleri hedef almış gibi olabiliriz.  Yine de sen ömrünü, geleceğini, ailen de o bedelli ücretini vereceksiniz.”

“Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur,”

değil;

“Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Hükümet ve kasasını kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, hesaplarında olmayan türk lirası, dolar, euroda mevcuttur.”

Vermeyin, ödemeyin açlıktan ölsünler. Gerekirse bu saatten sonra içki, sigara, araba, ev almayın. Mümkün olduğunca yaşamayın. Gidişlerini, çöküşlerini hızlandırmazsak geleceğimizi onlara hediye etmiş oluruz. Koklatmayın bile! Korkmayın! Son dört senede üç vergi, sosyal güvenlik primi ve ceza affı getirildi. Zengin ettiklerinin milyonlarca dolarlık vergi borcu silindi. Yurt dışında bulunan, parasını Türkiye’ye getirenler vergiden, incelemeden, kaynağını açıklamaya tenezzül dahi etmene muaf tutuldu.

Bütün bu yasalar, Cumhurbaşkanlığı kararıyla çıkarıldı. Belli ki yeni bir varlık ve vergi affı daha geliyor zenginlere. Bugün bütçe açığı 245 milyar, vergi gelirleri ise 922,7 milyar. Elinizdeki tek silahınız beyninizdir. Kullanın onu! Çünkü kaybolan yıllarınızın geri ödemesi yok!

Karar sizin; Mustafa Kemal’in askerleri mi olacaksınız, hükümetin bedelli askerleri(!) mi?

“Biz” olmak, “Ben” olabilmekten geçer. “Ben” olabilmek hakikati aramaktan, kendini keşfetmekten…Ben kendimi keşfettikçe güzelleştim. Ben kendimi keşfettikçe evreni keşfettim. Ben evreni keşfettikçe öfkemi dindirdim. Hakikatin ne kadar yakınımda durduğunu, önümdeki engeller nedeniyle göremedim. Korkularımın yerine merakımı koydum ve elime kalemi aldım üç sene önce… Bitmek tükenmek bilmeyen merakım yolumu aydınlatan ışık oldu, kitaplar en yakın arkadaşlarım, bugün hayatta olmayan binlerce deha dostum oldu… Hiçbirini kendime saklayamazdım. Bu kadar bencil olmak, insanın yaradılışına tersti. Hakikatin nerede durduğunu görüyorum artık, beni hiçbir güç ondan alıkoyamaz…İnanın! Cesur olun! Dönüşün! Değişime ayak uydurun! Gelecek biz’im, çünkü zaman biz’iz.

YORUM YAP