“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Müzelerin Akıbeti: avrupa, Bizi Kıskanan almanya ve Biz

avrupadaki müzeler malumunuz Covid-19 nedeniyle beklenen doluluk oranlarını yakalayamadı ve bilet satışları düştü. Müzeler bütçe planlarını yeniden yapılandırmaya başlıyor. Hatta Londra’daki Royal Academy; Michelangelo işini satmak ya da 150 kişiyi işten çıkarmak gibi büyük bir ikilem yaşamıştı. Geliri bilet satışına bağlı olan müzeler, zor durumda. Bu süreçten tek etkilenmeyen almanya müzeleri…

hollandanın Old Masters (Eski Ustalar) koleksiyonu alanında bilinen müzesi Rijksmuseum’u salgından önce her gün yaklaşık 10 bin kişi ziyaret ederken son dönemde Covid-19 sebebiyle ülkede artan vaka sayısının önüne geçmek için sıkı önlemler uygulayan hollandada müzeyi ziyaret eden sayısı günde 800’e düştü.

hollanda müze ziyaretçileri için tüm önlemleri alıyor: Ziyaretçiler önceden rezervasyon yapıyor, maske takıyor, belirlenmiş bir yolu takip ediyor ve yaklaşık 2 metrelik sosyal mesafeye dikkat ediyor. Bu önlemlerle bile, hollanda Ulusal Müzesi günde 2.500 kadar insanı ağırlayabilir lakin eskiden önünde uzun sıralar olan müzeler artık ziyaretçi bulmakta zorlanıyor.

Hermitage Amsterdam Müzesi, geçen yıl her gün 1.100 ziyaretçi ağırlıyordu. Ancak şimdi, alınan önlemlerle birlikte müzenin günlük ağırlayabileceği ziyaretçi sayısı 600 kişi ile sınırlandırılmasına karşın müze, bunun yaklaşık yarısı kadar bilet satabiliyor. Van Gogh Müzesi de normal zamanlarda günde yaklaşık 6500 ziyaretçi ağırlarken, bu günlerde 400 ziyaretçi ağırlıyor.

avrupa hükümetleri birçok ulusal kültür-sanat kurumunu destekliyor; ancak bu ülkelerde devlet desteksiz, özel olarak kurulmuş müzelerden gelen vergi gelirleriyle desteklenen geniş bir iş modeli yelpazesi de var. Bununla birlikte, siyasetçiler kazanılan gelire daha fazla güvenerek “Amerikan finansman modelini” teşvik ediyorlar ve Hollanda dahil birçok ülke hükümetleri müzelere ettikleri yardımı kesiyorlar.

Ancak diğer ülkelerin aksine almanyadaki müzeler, düşen bilet gelirlerinden etkilenmiyor. almanyanın Köln kentindeki Ludwig Müzesi’nin müdürü Yılmaz Dziewior, ülkenin müzelerinin uzun süredir cömert devlet desteği aldıkları için şanslı olduklarını; ziyaretçiler gelmese bile çok azının kapanma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu, söyledi. “Ziyaretçilere ihtiyacımız var, ancak genel bütçemizin o kadar büyük bir bölümünü oluşturmuyorlar” dedi. Müzenin kabaca 13 milyon euroluk yıllık bütçesinde, yaklaşık 1.8 milyon eurosunun bilet satışlarından geliyor.
Peki, bizim ülkemizde durum ne?

Biz de sanırım etkilenmiyoruz çünkü müzelerimiz camiye dönüştürülüyor genelde. Ayasofya’nın ardından İstanbul Fatih’teki Kariye de camiye dönüştürülmek üzere fresk ve mozaikleri perde ile kapatıldı. Hala müze olarak görevini sürdürenlerde ise Sayıştay raporuyla anlaşılıyor ki eserler bir bir yok oluyor. Sayıştay yetkilileri kayıp eserlerin akıbetinin araştırılması için bir komisyon oluşturulmasını önerdi.

Ankara Üniversitesi’nde 440 yazma eserin kayıp olduğunun ortaya çıkmasının ardından, Mimar Sinan Üniversitesi’nin Resim ve Heykel Müzesi’nde kayıtlı olan, tarihi ve sanatsal değeri bulunan eserlerden 404’ünün kayıp, 42 eserin ise sahte olduğu belirlendi. Sayıştay raporlarına göre Resim ve Heykel Müzesi’ne kayıtlı 12 bin 378 taşınır bulunuyor. Bunlardan 4 bin 24 tabloya dair hiçbir açıklama veya detay yer almıyor.

YORUM YAP