“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Neuralınk, Kullanıma Hazır İlk Beyin Çipini Üretti

Geçtiğimiz hafta duyurduğumuz Neuralink Cuması okundu. Neuralink, ilk kullanıma hazır çipini üretti. 

Kuruluşunun üzerinden geçen dört yılda bir hayli yol katettikleri ortada. Geçen sene bir ihtimal olarak konuşulan her şey ve daha fazlası bugün hazır durumda. Yine geçen sene dört çip ve bir kulak arkası veri aktarım cihazı olarak öne sürülen paketin kullanımının talep görüp normal hissettirmeyeceğini düşünmüşler ve tasarımı, bozuk paradan biraz büyükçe yeni çipe evrilmiş. Bu detayı açıklarken Elon Musk; “Fitbit (akıllı saat) takmak gibi ama kafa tasınıza. Şu an bile bir tane takıyor olabilirim, belki de takıyorum.” şeklinde konuştu.

Link V0.9 olarak çıkan çip, uygulanmaya hazır durumda. 23mmx8mm ebatlarında olup kafatasına tam oturmakta. Böylece kafa tasında bir çıkıntı olarak görünmeyecek, yalnızca ufak bir yara izi olarak hissedilecek varlığı da saçlarla kapanmış olacak.


Tasarım ve uygulamaya dair bilgiler o kadar fütüristik ki bir şarja ihtiyaç duyduğu bilgisi insanın aklına gelmiyor. Evet, kafa tasımıza yerleşecek bu cihazı kablosuz şarj etmemiz gerekli. 

Zihin, beden ve bilgisayar koordinasyonu sağlaması planlanan cihaz, başlangıçta yüz mimikleri dahi oynatamayacak derecede ileri seviye omurilik hasarı olan hastalara uygulanması planlanıyor. Uygulamayı yapacak robot bile hazır. Musk, ameliyatın ise lokal anestezi ile bir saatin altında bir operasyonla tamamlandığı ve kişilerin aynı gün içinde taburcu edilebileceği söyledi. 

Musk, uygulama ve çip için, ABD’de tüm halk sağlığını tehdit etmeyen ürün, besin ve uygulamalara verilen FDA (Food and Drug Administration) onayını alma yolunda gerekli adımları atacaklarını da açıkladı. 

Tüm bu duyuruların yapıldığı sunumun en çarpıcı detayı -veya detayları- kuşkusuz “üç domuz örneği”ydi. Üç ayrı örnekle çip uygulanan beynin çalışma şeklinin nasıl etkilendiğini gösteren Musk, bir tane çipsiz, bir tane çip takılmış, bir tane de çip takılıp çipli geçirdiği iki ayın ardından çipi çıkarılmış domuzun nasıl sağlıklı bir şekilde hayatlarına devam ettikleri gösterildi. Bu on dakikalık gözlem kimlerin kafasını rahatlatır bilinmez ama operasyona girmeden önce çipli ve sonradan çip çıkartan domuzların detaylı bir raporunu görmek isteyen olacaktır. Olmalı. 

Sunum sırasında Twitter üzerinden gelen sorulara da yanıt veren Musk ve ekibi başlangıçta pahalı olasa da Neuralink fiyatını hızla birkaç bin dolar düzeyine indirmeyi planlıyor. Bu konudaki kendilerinden emin olmalarını sağlayan en büyük unsur, çipi üretmek için kullanılan materyallerin büyük çoğunluğunun hali hazırda akıllı telefon vb. ürünlerin üretiminde kullanılıp piyasada bolca bulunması. 

Beyne çip takmak dendiğinde herkesin kafasından geçen o büyüleyici, hafızayı çipe ve bilgisayara kaydetme fantazisi de soruldu elbette ve Musk’ın, genel olarak tüm sunumda aktardığı kadarıyla gelecekte bu da mümkün olacak ancak belli aşamalar ve geliştirmeler gerekli haliyle. Öncelikle şu an için sinir sistemini harekete geçirmek gibi sadece çok düşük düzeyde şok dalgası vermek amacıyla kullanılan bir cihazı, beyindeki nöronlarla aktif iletişime sokmak için çok daha fazla sayıda çipi kafatasımıza yerleştirmemiz ve bu kadar sık yapay bir cihazla iletişimde kalan -bunu düşük dozda da olsa elektrik şokuyla yapan- beynin uzun vadede sorun yaşayacağından emin olmamız gerekli. Her şeye rağmen çarpıcı olan, bunun sadece birkaç deney ve geliştirme kadar uzak olması. 

Bilim-kurgu fantezilerini çok seven bizler, hayal gücümüzün yarattığı geleceğine tanık olmaya ne kadar hazırız? Keşke bir anda beynime yeni bir dil yüklesem diye serzenişte bulunurken gerçek olduğunu gördüğümüzde neler yapacağız acaba? Hayaller, hayal olarak kaldığında daha iyidir ya bazen, öyle mi olacak bu da? Çünkü teknolojik bir gelişme olarak ne kadar muazzam ve takdire şayan olsa da günümüz dünyası, ülkeleri, şirketleri ve arka planda dönen hiç anlamadığımız ve sadece ne kadar aciz olduğumuzu hissettiren planlarıyla bize ne kadar güven veriyor? Özetle kafamıza çip taktıracak kadar var olan düzene güveniyor muyuz? Daha da önemlisi bu güvenin artık bir önemi kaldı mı? Yoksa tüm bu soruları unutup sadece geleceğin bir parçası olmak isteyerek bedenimizi Neuralink gibi fütüristik teknolojilerin kollarına usulca bırakacak mıyız?

Yeditepe Üniversitesi, Çeviribilim mezunu. Makalelerle başlayan çevirmenlik yolculuğu kitaplarla devam etti. Şimdi ise özgün yazılar yazma heyecanını tatma peşinde.

YORUM YAP