“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

NOLAN, NOLAN, NOLAN!

Memento yani Akıl Defteri filmini izlediğimde hissettiklerimi asla unutamayacağım. Beynimde büyük kutlama vardı, havai fişekler patlıyordu adeta zihnimde; zeki birinin elinden çıkmış bu nefis filmden dört köşe olmuş şekilde mutluluktan, keyiften delirmiştim. Sonunda bir dahi ile karşı karşıyaydım genç yaşımda. Siz nasıl izlersiniz bir filmi bilemem ama ben biraz takıntılı bir film izleyicisiyim, salak bir sahneye tahammülüm olmuyor. O gün aşık oldum kendisine bundan mütevellit. Belki de herkes gibi, bilemiyorum. O kadar kafa karıştırıcı, ters bir anlatıma sahip oluşu dağıtımcı şirketi, filmin DVD’sine hikayenin kronolojik sırada izlenmesini sağlayan bir opsiyon koymak zorunda bırakmış. Hahhaha! Ay, zeki olduğu için seksi de geliyor insana fdghsjk! Neyse efendim, sinema dünyasının arı gibi çalışan ve duygularımızı tam hedefinden sokmak suretiyle her seferinde bizi hayran bırakan bu dahi, hafta sonları zinhar çalışmayan birisi. İnanılmaz dakik olan, hiçbir yere geç kalmayan Nolan, çok ilginç bir adam. Yaptığı filmleri düşününce hala e-posta yerine faks kullanması muazzam. Elektronik yazışma yapmıyor, asistanı çıktı alıp iletiyormuş. Senaryoları da babasından yadigâr bir daktiloda yazması da cabası. Ay nefis adam! 

Christopher Nolan’ın “Doodlebug” adında kısa bir filmi var; izleyen var mı, bilmiyorum. Mutlaka izleyin çünkü adeta bugünleri, sinemada neler yapacağını anlattığı kısa film bu adeta! Üç dakika içinde sizi büyüleyeceğinin garantisini veriyorum. İnanılmaz gözlem yeteceği olan Nolan’ın Following filmini de izlerseniz göreceksiniz; o açıların güzelliği, kurgusu, tekniği gümbür gümbür geldiğinin işareti gibi. İzlediğinizde sizde de aynı etkiyi yaratır, size de gözlem yaptırır; her şeyi, herkesi takip ederek izlersiniz filmi. Ne kadar iyi gözlem yaparsan, film sana o kadar iyi hissettiriyor. Sana da yaptığını yaptırıyor, dahiyane! 

Şimdi filmlerinin hikayesine bakın. Dikkatinizi özellikle buraya vermenizi istiyorum; 

“Doodlebug” ile bize gelecekten mesaj verirken 1998’de ’’Following’’ ile beni iyi gözlemleyin diyor. Gözlem yaptırdığı bizlerin hafızasını, 2000’de ’’Memento’’ ile güçlendiriyor. Bazen hepimizi hiç uyutmuyor “İnsomnia.’’ 2002, 2005 geldiğinde yepyeni ’’Batman’’ giriyor hayatımıza ve derinlere iniyoruz. Ama 2006 yılında illüzyon ile öyle bir etkisi altına alıyor ki “Prestij” filmi, bittiğinde hepimiz kafamız kurcalanmış hissettik. Bizi karanlıklara da gömmedi değil “Dark Knight,” olsun ama, biz razıydık. Biz razı olunca o da durmadı güm diye indirdi; ‘’Inception’’ ve 2010’da bu yolla rüyalarımıza kadar girdi. Film boyunca uyuduk, rüyalarda buluştuk. Rüyalarımın sinemacısı oldu böylece. Rüya mı, gerçek mi anlamadan 2012’de, ‘’Dark Knight Rises’’ ile kötülerin yükselişini izleterek yaşamın kendisine ışık tuttu, her şeyi iliklerimize kadar hissettik. Tükendik, ne olacak böyle nereye gidiyoruz diye düşünürken gelecekten haber getirdi 2014’te; ‘’ Intersellar’’ bizi merak ettiğimiz geleceğe, uzaya götürdü. Dedem Einstein’ın kara deliklerinde dolaştırdı elimizden tutup, ne yapacağımızı şaşırdık ama aşık olduk bir kere daha. Şimdi olduğu gibi bizi savaşa soktu, savaşın havasını koklattı 2017’de ‘’Dunkirk’’ ile. Deneyimsiz askerlerin neler yaşadığını gördük, tanıdık, bağ kurduk; öyle bir final yaptı ki dağıldık, yerimizden kalkamadık. Şimdi sırada Tenet var. Ne geliyorsa senden gelsin be adam! Bekliyorum sabırsızlıkla. 

İyi ki doğdun Christopher Nolan!

“Biz” olmak, “Ben” olabilmekten geçer. “Ben” olabilmek hakikati aramaktan, kendini keşfetmekten…Ben kendimi keşfettikçe güzelleştim. Ben kendimi keşfettikçe evreni keşfettim. Ben evreni keşfettikçe öfkemi dindirdim. Hakikatin ne kadar yakınımda durduğunu, önümdeki engeller nedeniyle göremedim. Korkularımın yerine merakımı koydum ve elime kalemi aldım üç sene önce… Bitmek tükenmek bilmeyen merakım yolumu aydınlatan ışık oldu, kitaplar en yakın arkadaşlarım, bugün hayatta olmayan binlerce deha dostum oldu… Hiçbirini kendime saklayamazdım. Bu kadar bencil olmak, insanın yaradılışına tersti. Hakikatin nerede durduğunu görüyorum artık, beni hiçbir güç ondan alıkoyamaz…İnanın! Cesur olun! Dönüşün! Değişime ayak uydurun! Gelecek biz’im, çünkü zaman biz’iz.

YORUM YAP