“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

PABLO MARTIN MELITON DE SARASATE Y NAVASCUES

Pablo Martín Melitón de Sarasate y Navascués bu adamı tanıyın!

1908 yılında, 20 Eylül’de kronik bronşitten hayatını kaybeden, “Romantik” olarak adlandırılan dönemin, ünlü İspanyol bestecisi ve keman virtüözü… Bakın bu sefer de bir müzisyen dahi ile birlikteyiz!

İspanya’nın Pamplena şehrinde doğmuş, eğitimini Paris konservatuvarında Jean-Delphin Alard’ın öğrencisi olarak alan bu muazzam yetenek, henüz 8 yaşında İspanya kraliçesi İsabella’nın huzurunda verdiği konser sonrası kraliçe tarafından bir “Stradivarius” kemanı ile ödüllendirilmiştir.

17 yaşındayken girdiği yarışmada konservatuvarın en büyük ödülünü kazanır ve küçüklükten beri topluluklar önünde çalmaya alışık olan Sarasate, 1860 yılında ilk profesyonel keman konserini verir, bir sonraki yıl Londra’da sahne alır ve sonra kariyeri boyunca dünyanın birçok yerine giderek Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika’da konserler verir!

Sanatsal önemi, eserleri yorumlamasındaki saflıktan ileri geliyor. Duygusallıktan veya rapsodiden uzak, muhteşem çalma performansı onu bir virtüöz yapıyor. Ya, çok acayip özel bir adam! Kariyerinin başlarında çoğunlukla opera eserler yorumlar, bunlardan en önemlisi Carmen Fantasy’dir, Nefis! Nefis bir yorum. Bestelerindeki İspanyol ezgileri ondan sonraki sanatçıları da etkilemiştir. Döneminin muhteşemlerinden!

Sanatçının anısına her yıl, Madrid Uluslararası Pablo Sarasate Keman Yarışması düzenlenmektedir. Birçok sanatçının, çok sayıda eseri Sarasate’ye ithaf edilmiştir. Bunlardan bazıları; Henryk Wieniawski’nin 2 numaralı Keman Konçertosu, Édouard Lalo’nun İspanyol Senfonisi, Camille Saint-Saëns’nin Rondo Capriccioso, Max Bruch’un İskoç Fantezisi ve Alexander Mackenzie’nin Pibroch adlı eserleridir.

Ünlü ressam James Whistler’in Pablo de Sarasate (1884) adlı tablosu, sanatçıya adanmıştır.

Hatta Arthur Conan Doyle’un ölümsüz kahramanı Sherlock Holmes, Red Headed League’de (1891) yardımcısı Dr.Watson ile birlikte Sarasate’nin konserine gider.

“Biz” olmak, “Ben” olabilmekten geçer. “Ben” olabilmek hakikati aramaktan, kendini keşfetmekten…Ben kendimi keşfettikçe güzelleştim. Ben kendimi keşfettikçe evreni keşfettim. Ben evreni keşfettikçe öfkemi dindirdim. Hakikatin ne kadar yakınımda durduğunu, önümdeki engeller nedeniyle göremedim. Korkularımın yerine merakımı koydum ve elime kalemi aldım üç sene önce… Bitmek tükenmek bilmeyen merakım yolumu aydınlatan ışık oldu, kitaplar en yakın arkadaşlarım, bugün hayatta olmayan binlerce deha dostum oldu… Hiçbirini kendime saklayamazdım. Bu kadar bencil olmak, insanın yaradılışına tersti. Hakikatin nerede durduğunu görüyorum artık, beni hiçbir güç ondan alıkoyamaz…İnanın! Cesur olun! Dönüşün! Değişime ayak uydurun! Gelecek biz’im, çünkü zaman biz’iz.

YORUM YAP