“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Peki, Van Depremi Enkazının Altında Kim Kaldı?

Depremlerin, ülkemizin gerçeği olduğu da, sorunun bu acı gerçek değil, bu gerçeğe göre şekillenemeyen biz olduğumuz da aşikar. Kabullenip ona göre şehirlere yerleşip yapılaşmamız, gerekiyorsa yapılaşmamız, Japonya örneği gibi yapıları ve insanları bu duruma uygun hale getirmemiz gerekiyor. Yapmamaya devam ettiğimizde olacak şeyler şimdiden belli, bilinen ve bilinmeyen diri fay hatları üzerindeki şehirlerin yaşadığı acı tabloların tekerrür etmesi… Bu tablonun tekerrür ettiği en yakın deprem ne yazık ki İzmir oldu. Enkazlarda arama kurtarma çalışmaları ve sonrasında birleşip bölgeye halkça yardımlar yaparken sorumlularını konuşmak henüz yanlış geldi, ileriki tarihlere attık. Birazcık deprem vergilerini hatırlattık belki. Biz susaduralım, yöneticilerimiz sorumluyu buldu ve mitinglerinde bağırmaya başladı bile. Bu afetlerin sorumlusu İzmir Belediyesi’ydi ve İzmir depremi CHP’nin enkaz altında kaldığı depremdi, açıklamalarına göre. Deprem vergileri sorulunca “deprem bu, siyaset yapmayın” diyen muhalifleri de ters köşe yapmıştır böylece.

Bugün ardarda gelen Van depremlerinin ikincisinin yıldönümü. Depremi faciaya çeviren yapı sorunların hepsi orada da mevcuttu. 23 Ekim 2011 günü yerel saatle 13.14 ’de merkez üssü Van İl merkezinin yakın kuzeyine rastlayan 7,2 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmişti ilk olarak. 9 Kasım 2011 tarihinde ise 21:23’de meydana gelen ve 5,6 büyüklüğündeki bir depremdi. Bu üstüste yaşanan iki depremin bedeli de ağır ödenmişti. 644 insan hayatını kaybetmiş, 1.966 insan yaralanmış, 252 vatandaşımız ise enkazlardan sağ olarak kurtarılmıştı. 9 Kasım’dakinde 2’si otel olmak üzere 25 bina yıkılmış, enkaz çalışmaları yapan ekibin de kayıp vermesine yol açmıştı. Japonya’dan gönüllü olarak gelerek arama kurtarma çalışmalarına katılan Dr. Atsushi Miyazaki kaldıkları Bayram Otel’in enkazı altından yaralı kurtarılmıştı, hastanede vefat etmişti. Aynı otelde kalan DHA muhabirleri Sebahattin Yılmaz ile Cem Emir de yaşamını yitirmişti. Yerel zemin koşullarına uyumsuzluk, binanın mimari ve taşıyıcı sistem tasarımında yapılan hatalar, kalitesiz malzeme ve kötü işçilik, yetersiz denetim deprem hasarlarını belirleyen en önemli faktörlerden olmuştu, tıpkı İzmir’deki gibi…

Van depremi ile yapılarda meydana gelen hasarlar ve nedenlerini Bir Van Gerçeği: Deprem ve Faciaya Götüren Yapı Sorunları makalesinde Ali Özcan şu şekilde aktarmış:


Proje dışı bodrum katın iptali:
 Van ve ilçelerinde özellikle yoğun hasar gözlenen Erciş ilçesinde binalar doğrudan bodrum kat yapılmadan 1 metrelik don seviyesine temel yapılarak zemin kattan itibaren yapılmıştır. Bu durumun sonucu olarak bina temellerinin daha yumuşak zemine oturmasına neden olmuştur.


Yumuşak-zayıf kat oluşumu:
 Ana cadde üzerinde yer alan binaların zemin katı genel olarak dükkân veya mağaza olarak tasarlanmış, üst kattaki bölme duvarlar zemin katta yapılmıştır. Çok sayıda binanın bu katları yoğun hasar almış, birçok bina da bundan dolayı çökmüştür.


Kuvvetli kiriş-zayıf kolon oluşumu
: Çoğunlukla rastlanan tasarım hatalarından biri de kirişlerin kolonlardan güçlü olmasıdır. Yıkılan hemen her binada plastik mafsallar kolonlarda oluşmuş, bu nedenle de binalar ağır hasar almış veya yıkılmıştır.


Yetersiz sargı donatısı:
 Hasar gören binaların kolon- kiriş bağlantı noktalarındaki etriye aralığı genelde 15-35 cm aralığında yer aldığı görülmüştür. Özellikle kolonlar yeterli düzeyde sargılanamadığı için plastik mafsal oluşumu kolonlarda daha yoğun olmuştur.


Ağır bina kullanımı:
 Binaların birçoğu briket veya delikli tuğla kullanılarak asmolen döşeme sistemli olarak imal edilmiştir. Ayrıca bina cephelerinde kullanılan malzemelerde yapıyı ağırlaştırmıştır.


Dolgu duvar hasarları:
 Deprem bölgesinde genelde briket tuğla kullanılmış, çok az sayıdaki binada duvarlar deprem yükünü taşımış ya da rijitlik göstermiştir. Genelde duvarlar kütle halinde binadan ayrılmıştır. Tesisat uygulamaları sırasında taşıyıcı sisteme ya da dolgu duvarlara yapılan müdahaleler ile ciddi zararlar verilen yapı elemanları, binaların bölgesel ya da bütünüyle göçmesi durumları da dâhil çeşitli boyutlarda hasara uğramalarına neden olmaktadırlar. Depremde duvar hasarlarının fazla olmasının bir başka sebebi de kötü duvar işçiliği yanında, tesisat uygulamaları için duvarlarda açılan kanal ve benzeri uygulamalardır. Bu sebeplerden deprem sırasında taşıyıcı elemanlara yardımcı olan bölme duvarlar iyi performans gösterememektedir.


Tasarım hataları:
 Depreme dayanıklı yapı tasarımında temel ilkelerden biri taşıyıcı sistemin düzenli ve sisteme gelen yükleri hasara uğramadan aktarmasıdır. Ancak şekillerden de görüleceği gibi gerek mimari zorunluluktan ve gerekse kullanım amacından dolayı binalarda tasarım hataları yapılmıştır.


Çarpışma-çekiçleme hasarları:
 Bitişik binalarda çoğunlukla derz olmadığından deprem sırasında oluşan çarpışma sonrası binalarda hasarlar kimi zaman yıkılmalar oluşmuştur.


Dış etkilerden yapıların korunamaması:
 Yapıların yer altı suları ve diğer dış etkenler (sıcaklık değişimleri, rutubet, yağmur, kar vb.) karşısında korunması için gerekli olan yalıtım ve drenaj uygulamalarındaki eksiklikler mevcuttur. Bu eksiklikler, doğrudan binalarda yapısal hasarlara neden olmamakla birlikte, binanın kullanım ömrünü kısaltan rutubet ve korozyona neden olabilmekte, bu nedenle donatılarda paslanmalar ve beton elemanları patlatma, örtü betonda çatlamalar meydana gelmektedir. İnsan sağlığını da doğrudan etkileyen rutubet gibi dış etkenlere karşı koruma sağlamayan eksik yalıtım sistemleri, bina taşıyıcı sistemlerinde kullanılan donatıları da etkilemekte, bu nedenle binanın taşıyıcı sistem elemanlarının yük taşıma kapasiteleri olumsuz olarak etkilenmektedir


Malzeme kalitesi:
 Proje ve imalat hataları yanında çok sık rastlanan sorunlardan biri de yapılarda kullanılan betonun kalitesi ve dayanım özelliklerinin yetersiz olmasıdır.

Bu veriler Van özelinde de olsa, 81 “copy-paste” ilimizde de durumlar aynı. Şu an her birinde meydana gelebilecek şiddetli bir depremin sonuçları İzmir, Van, Elazığ depremlerinden farksız olacaktır bu hazırlıksızlıkta. Yapılardan kaynaklanan bu faciaların sorumlusu olarak yapıları yapanlar ve onlara izin verenler gösterilebilir ancak. Halkın o evlerde oturmasını eleştirmeye kadar ileriye giden yönetenlerimiz şimdi hatalarını anladılar herhalde ki hedefleri şimdi yalnızca belediyeler oldu.

O zaman biz de soralım, Elazığ veya Van Depremi’min enkazında kim kaldı?

İmar yasasını 11 yılda neden 164 kez değistirdiniz?

Neden imar affı çıkarıp sorunlu binaların hepsine ruhsat verdiniz?

Siz hangi olay karşısında sorumluluk alacaksınız?

yorumlar (1)

  • Avatar

    I really like and appreciate your article. Much thanks again. Really Cool. Selene Seward Healy

    reply

YORUM YAP