“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Robın Wıllıams

6yıl önce bugünmüş ölümü. Ölümünün yanında ne kadar uzun süredir bu gerçekle yaşadığımızı sindirelim bir de.

Bu derece sevilen ve birçok kişinin dertlerini silip süpüren komedyenin ölümüne karşı borçlu olduğu hissi vuku bulmadı mı herkeste? İntiharın eşiğinde olduğu nasıl bilmezdik düşüncesini doğurdu. Sanki yanında olmamız gerekirken yanında olamadığımız, açılarını paylaşamadığımız yakın dostumuzdu. Öyleydi de ama değildi. Yanında olamazdık, olamadık da. 

Çok hızlı gelişmiş her şey. Sonradan öğrendik ki aynı yılın, Mayıs ayında Parkinson teşhisi konmuştu kendisine. Bu haberin, komedyen üzerindeki etkisi yıkıcıydı ve birkaç ay içinde intiharı gerçekleşti. Ölümünün ardından yapılan otopside ortaya çıktı ki Parkinson hastası değil, yanlış teşhis. Lewy body Dementia(Lewy cisimli demans) adında bir zihin hastalığına sahip. Teşhisi zor olan bu hastalık kendini Depresyon ve Duyumsamazlık, fiziksel hareket kontrolünde zorlanma, hafıza kaybı, halüsinasyon gibi sadece birkaç tane saydığımız çok kritik semptomlarla gösteriyor. Sadece semptomları okumak bile küstürüyor insanı ve teşhis edilmemesi, tedavi edilmemiş olmasının kaçınılmaz bir şekilde çok sevdiğimiz Robin Williams’ı intihara sürüklediği düşünülüyor. 

Olayların bu şekilde aydınlanmasıyla beraber dünyanın dört bir yanından Robin Williams hayranları, onun onuruna zihin hastalıkları için para yardımında bulunuyor.

Artık adını ne zaman duysak ölümü geliyor aklımıza belki ama bugün, onu anmak adına bu elim olayı bir kenara itme kararı alabiliriz. Onun adını her duyduğumuzda yaşama kattığı değeri, yüzümüze koyduğu gülümsemeyi hatırlamalıyız her zaman. 

O, bir ilham kaynağıydı. Onu deneyimlediğimiz her işle içimizdeki yaşam ve dünya sevgisi pekişirdi. Çünkü kendisi sevgi doluydu ve ona dair her hikayede duyulan ve hissedilen buydu. 

Hayatımızdan Robin Williams cesareti, neşesi, sevgisi, yaratıcılığı, muzırlığı eksik olmasın. 

Sen bizi, ekranlardan babacan ve muzır gülümsemenle her kucakladığında biz de seni sevgiyle ruhundan kucaklıyoruz. Seni çok seviyoruz. Huzur içinde yat.

Yeditepe Üniversitesi, Çeviribilim mezunu. Makalelerle başlayan çevirmenlik yolculuğu kitaplarla devam etti. Şimdi ise özgün yazılar yazma heyecanını tatma peşinde.

YORUM YAP