“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Soğuk Savaş’ın Büyük Hüznü; Vladimir Komarov

Rusya ve Amerika, yeryüzü savaşlarını bir kenara bırakmış ve uzayda da hunharca rekabet içerisindeyken, Rus kozmonot Komarov, uzay boşluğunda süren bu soğuk savaşın en hüzünlü ve adaletsiz hikayesidir.


1957’de SSCB’nin uzaya gönderdiği ilk yapay uydu Sputnik 1, savaşı başlatır adeta! Altta kalmamak için çalışmalarında gaza basan ABD, Explore 1 uydusunu gönderir. Mücadele eşitlenmiş olsa da savaş devam eder; Rusya’nın uzay programı çerçevesinde Albay Vladimir Komarov’un mürettebatı olduğu Soyuz-1 uzaya gönderilecektir. Bu araç, aynı zamanda gece fırlatılan ilk insanlı uzay aracı olacak.


Gelin görün ki bu gözü dönmüş savaş, Rusya’yı daha önce göndermiş olduğu hava araçlarının aksine Soyuz-1 için uçuş testleri yapmama gafletine bile düşürür. Albay Vladimir Komarov bu ölümcül riskin farkındadır. Üzerindeki siyasi baskıya rağmen riskli olacağını anlatmaya çalışsa da, insan dediğimiz canavar ve savaş karşısında ne etkisi olabilir ki? Komarov arkadaşlarına muhtemelen öleceğini bildiğini söyler ama yine de geri adım atmaz. Uçuşun yedek kozmonotu olan Yuri Gagarin’in, kendisi gibi ünlü birisinin böyle tehlikeli bir göreve gönderilemeyeceğini bildiği için Komarov’un gitmesini engellemeye çalıştığı da bazı kaynaklarda mevcut. Uçuştan birkaç hafta önce Komarov, “Bu uçuşa gitmezsem yedek kozmonotu gönderecekler. Benim yerime Yuri ölecek.” dediği söyleniyor. İnsanın içi uzay gibi boşalıyor sanki, öyle derin bir hüzün hissediyorum. Bütün risklere rağmen Soyuz uzay aracı Komarov ile birlikte dünyadan ayrılır ve.. Kalkışın ardından Soyuz 1’in güneş panelleri açılmaz. Güç kaybı meydana gelir ve beklenen bütün tehlikeli olasılıklar istisnasız ve sıra ile gerçekleşir. Dünya’ya dönmesi gereken aracın bu inişi gerçekleştirmesi neredeyse imkansızdır. Soyuz 1’de olan Komarov kontrol yetkililerine ölmek üzere olduğunu bildiğini söyler telsizden.


Fellwock olayı şu sözlerle anlatıyor: “Sovyet başbakan Aleksei Kosigin video telefonla Komarov’u aradı ve ona bir kahraman olduğunu söyledi. Komarov’un karısı da o anda oradaydı ve kocasına çocuklarına ne söylemesini istediğini sordu, ağlıyordu.’’ Kozmonot Komarov son süratle yeryüzüne çarpacak şekilde ölümüne ilerlerken, telsizden öfke çığlıkları duyulur. Komarov, kendisini kötü yapılmış uzay aracına bindirenlere isyan ediyordur.
Komarov kapsülden ayrıldığında paraşütü açılmazlen, ikinci paraşüt ise kendisine dolanır. Yaklaşık 6 buçuk ton ağırlığındaki Soyuz-1 Dünya’ya çakılır. Komarov ise yanma sonucu artık tanınmaz hale gelir. Komarov’dan geriye kömürleşmiş kalça ve femur kemiği kalmıştır.


Tüm ülkede bir kahraman ilan edilen kozmonot Komarov, test edilmemiş bir uzay aracına bindirilerek, ABD karşısındaki soğuk savaşın bedelini ödedi mi dersiniz? Bilerek öldürdükleri birinin şu son sözlerini duysam kahrımdan kendimi patlatırdım sanırım. Gerçi onlarda vicdan olsa baştan göndermezlerdi!


SON SÖZLERİ: BENİ ÖLDÜRDÜNÜZ!

Bu olaydan sonra ABD’nin İstanbul’daki dinleme merkezlerinde kısa dalgadan yakaladıkları kayıtlar gün yüzüne çıkıyor ve Komarov son saniyelerinde, göz göre göre ölümüne sebep olan bütün Sovyet yetkililere küfür ettiği iddia ediliyor: “Beni bu bozuk uzay aracının içine koydunuz, beni öldürdünüz.” Dünyaya dönmek üzere yörüngeden çıkmadan önce, Komarov, eşi Valentina ile telsizde kısa bir görüşme yaparak ona soğukkanlı şekilde veda eder… Ve hayallerinin uzayında yanarak can verir.
Savaşınız batsın!

“Biz” olmak, “Ben” olabilmekten geçer. “Ben” olabilmek hakikati aramaktan, kendini keşfetmekten…Ben kendimi keşfettikçe güzelleştim. Ben kendimi keşfettikçe evreni keşfettim. Ben evreni keşfettikçe öfkemi dindirdim. Hakikatin ne kadar yakınımda durduğunu, önümdeki engeller nedeniyle göremedim. Korkularımın yerine merakımı koydum ve elime kalemi aldım üç sene önce… Bitmek tükenmek bilmeyen merakım yolumu aydınlatan ışık oldu, kitaplar en yakın arkadaşlarım, bugün hayatta olmayan binlerce deha dostum oldu… Hiçbirini kendime saklayamazdım. Bu kadar bencil olmak, insanın yaradılışına tersti. Hakikatin nerede durduğunu görüyorum artık, beni hiçbir güç ondan alıkoyamaz…İnanın! Cesur olun! Dönüşün! Değişime ayak uydurun! Gelecek biz’im, çünkü zaman biz’iz.

YORUM YAP