“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

“SÜPERSİN, SAĞ OL” – 02: AİLE KADER Mİ?

Çizgi roman evreninden ilginç karakterleri ve konuları anlattığım yazı dizim “Süpersin, Sağ Ol”, “aile mesleği olarak süper kahramanlık” temasıyla devam ediyor…

Kahramanlar ve tanrılar insanlığın başından beri mitolojik arşivimizde… Çizgi roman evreni de onlardan esinlenerek sürekli yeni figürler ortaya çıkarmakta. Yeni karakterler yaratmaya çalışmaktan yorulunca da herhalde birileri çıkıp demiş ki: “Yahu, biz neden mitolojik karakterleri evrenlerimize direkt katmıyoruz ki? Neden sürekli ‘-miş gibi’ yapıyoruz? E tanrılar ortak erişime açık; telif hakkından da yırtarız!..” Evet, kolaya kaçmak ve kaytarmak yaratıcılığın önemli parametrelerindendir… Böylece çizgi roman evreni, dünya üzerinde ne kadar mitolojik karakter varsa hepsini kendi evrenine dahil eder.


Yunan mitolojisini ekonomik olarak bünyesinde toplayan kahramanımız Shazam! Meraklı ufaklık Billy Batson “Shazam” dediğinde, tepesine bir yıldırım düşüyor ve bir Yunan tanrısı fiziğine kavuşuyor (biz de bunun için senelerce spor salonuna gidiyoruz). Shazam aslında, 6 adet mitolojik karakterin gücüne sahip: “S” Solomon’un erdemi, “H” Herkül’ün kuvveti, “A” Atlas’ın dirayeti, “Z” Zeus’un gücü, “A” Achilles’in cesareti ve “M” Merkür’ün hızı… Kahraman modundayken de tekrar “Shazam” deyince tepesine bir yıldırım daha yiyor ve ufaklık hâline geri dönüyor. Büyümüş de küçülmüş kerata…


Ares’in karizmasına ne demeli? “Aaa onu DC evreninde görmüştüm, neden şimdi Avengers takımında ona rastladım,” diye şaşırmayın: Yunan tanrısı o, dilediği gibi gezer… İstediği evrende kötü olur, istediğinde de iyi… Avengers takımındaki Ares karakterinde benim anlamadığım kısım şu: Koskoca Savaş Tanrısı’nı almışsın, eline iki balta, iki tabanca vermişsin; çarpılmayasın? Hani Zeyna Hanım’ın dizisinde (herkes içinden “lilililili” dedi, değil mi…) veya Wonder Woman’ın filminde inandırıcı bir nedenle güçten düşmüş Ares’ler ile karşılaşmıştık… Ancak bu rambo Ares’in düşen tek şeyi varsa, o da toparlanamayacak karizması… Yine de Marvel, ona “baba” kimliğini yüklemekle herhalde imajı toparlamaya çalışmış. Korku Tanrısı olan oğlu Phobos’un gururlu ve kaslı babası Ares, yürekleri yeniden “fethetmiş”.


Konu aileden açılmışken; aile kader midir? Süper kahramanlar için -ister iyi olsunlar ister kötü- bu kaçınılmaz bir hapis oluyor. Hem genetikle süper güçler devam edebiliyor hem de yetiştirilme tarzıyla yeni nesil; iyi, kötü veya anti-kahraman olmayı seçebiliyor.


Önce, iyi ailede yetişmiş hayırlı evlatlardan başlayalım. Thor ve Sif’in kızı Thena, Asgard’ın gök gürültüsü tanrıçası olarak baba mesleğini aynen devam ettiriyor. Babasına da o kadar sadık ki, kostümünde de en ufak bir güncelleme gereği duymuyor. Mary Jane ve Peter Parker (Spider-Man) çiftinin kızı May Parker da -mütevazı bir ailenin orta gelirli bir evladı olarak, hepimizin bildiği, tipik örümcek adam kostümünü giyerek baba mesleğini devam ettiriyor. Lakabı da Spider-Girl… Bir başka ikinci nesil kahraman ise Wolverine ile Elektra’nın kızı Wild Thing (Rina Logan). “Anneni mi daha çok seviyorsun yoksa babanı mı?” diye sorsalar, cevabı herhalde “ikisini de eşit seviyorum tabii ki,” olur çünkü ebeveynlerinin güçlerini de kıyafetlerini de homojen biçimde harmanlıyor. Fantastik Four’dan Reed ve Sue Richards çiftinin kendi kabiliyetlerini misliyle aşan iki evladı var: Valeria ve Franklin Richards. Her evladın hayalindeki de bu işte; ailesinin gölgesinden sıyrılarak kendi varlığını ortaya koyabilmek…


Bu sıkıcı iyi aile çocuklarını geçersek, daha sıkıcı bir konu olan “kötü ailelerin kötü çocuklarına” gelebiliriz. Asgard’ın dolandırma tanrısı Loki’nin de aynı vizyonsuzlukla gücünü ve kıyafetini kopyalayan, Sylene isminde bir kızı var. Spider-Man’in düşmanlarından Elketro’nun da yine aynı vizyonsuzlukla gücünü ve kıyafetini kopyalayan, Aftershock isminde bir kızı var. Jessica Jones’un düşmanı Purple Man’in kızı Kara Killgrave n.d. Persuasion (İkna) da babası gibi feromonlarla insanları etkileyebiliyor. “İnsanlar zaten feromonlarıyla etkiler ki,” diyebilirsiniz; bu hanımın ciddi hormon bozuklukları var belli ki… “E bu güzellikle zaten insanları etkiler ki, ne gerek var süper güce,” diyebilirsiniz; işte her şey dış güzellik değil, iç güzellik de insan manipülasyonunda çok önemli…


Şimdi, nihayet geldik benim en sevdiğim tür kahramanlara: ikinci nesil anti-kahramanlar. Bunu şu üç karakter üzerinden örnekleyebilirim: İdeolojik fanatizmle mutant neslinin egemenliğine ve bekasına saplanan Erik Lehnsherr n.d. Magneto’nun evlatları Wanda Maximoff (Scarlet Witch), Pietro Maximoff (Quicksilver) ve Lorna Dane (Polaris). Öncelikle Wanda ve Pietro, babalarının kurduğu “Biz kötüyüz, çok kötüyüz” cemiyeti dahilinde, ideolojik egemenliklerini kötü yollarla dünyaya dayatmaya başlar. Polaris ise aynı güçlere sahip olan babasının bir mutant terörist olduğunu sonradan öğrenir (İkiniz, dünyanın manyetik alanını kontrol edebilen yegâne kişilersiniz. Jeton neden geç düştü öyle?). Bu üç karakter, ana konumuz “Aile kader midir?” sorusuyla sürekli cebelleşir… Bu yüzden iyi ve kötü arasındaki gri alanda dolanırlarken, travmalarından dolayı arada şalterleri de atar ve dünyaya karşı istemeden kötü olurlar. Bu üç karakter, etik felsefesinin sınırlarında dolanarak bize iyiliğin ve kötülüğün ne kadar bağlamsal olabileceğini gösterir; aslında kısa-orta-uzun vade vizyon kabiliyetinin seviyesi eşliğinde bireysel seçim ve sonuçların sorumluluğunu üstlenmenin önemini, düşe kalka vurgularlar. Aldıkları en önemli ders ise, yadigâr güçlerini nasıl kullanacaklarına dair seçme özgürlüklerinin kendi ellerinde olduğunu fark etmeleri olur. Evet, çizgi roman evreninin en erdemli karakteri Ben Amca’nın ulvi sözüne yine geliyoruz: “Büyük güç, beraberinde büyük sorumluluk getirir.”

Bir şekilde aileler; kendi mirasları, sevapları ve günahlarıyla bu hayatı tıpkı bizim gibi yaşadılar, yaşıyorlar ve yaşayacaklar. Varlıklarından bağımsız; bazen içgüdüleriyle veya miraslarıyla onlar bizi etkiliyor, bazen de biz içgüdülerimizle onlara ve miraslarına yapışıyoruz. Çocukluk, gençlik ve yetişkinlik yıllarımız da bu dinamikler arasında kendi sesimizi keşfetmeye çalışmakla geçiyor. Kendi sesimizi duymaya başladığımızı fark ettiğimiz anda da asıl hayat yolculuğumuz şu sorularla başlıyor: “Kendimle tanışmaya isteğim, enerjim ve cesaretim var mı? Sahip olduğum güçlerin sorumluluğunu üstüme almaya hazır mıyım?”


Bir sonraki yazıda: Saçma sapan karakterler, güçler ve kostümler…

Kaynaklar:
https://whatculture.com/comics/10-dc-characters-derived-from-ancient-myth?page=9
https://whatculture.com/comics/10-dc-characters-derived-from-ancient-myth?page=10
https://comicvine.gamespot.com/billy-batson/4005-2350/
https://comicvine.gamespot.com/ares/4005-70037/
https://comicvine.gamespot.com/ares/4005-11940/
https://comicvine.gamespot.com/phobos/4005-45219/
https://comicvine.gamespot.com/ares/4005-11940/
https://comicvine.gamespot.com/thena/4005-71160/
https://comicvine.gamespot.com/spider-girl-parker/4005-3365/
https://comicvine.gamespot.com/valeria-richards/4005-2470/
https://comicvine.gamespot.com/franklin-richards/4005-2469/
https://comicvine.gamespot.com/wild-thing/4005-22800/
https://comicvine.gamespot.com/aftershock/4005-3366/
https://comicvine.gamespot.com/persuasion/4005-28770/
https://comicvine.gamespot.com/sylene/4005-41867/
https://comicvine.gamespot.com/polaris/4005-1473/
Fotoğraflar:
https://comicvine1.cbsistatic.com/uploads/original/4/40015/1532275-picture_1.png
https://comicvine1.cbsistatic.com/uploads/original/12/124259/7581818-rco011_1600768838.jpg
https://comicvine1.cbsistatic.com/uploads/original/11/117763/3093430-mightyherc11209.jpg
https://comicvine1.cbsistatic.com/uploads/original/1/15776/5786858-ares%20rebirth.jpg
https://comicvine1.cbsistatic.com/uploads/original/4/40015/1532275-picture_1.png
https://comicvine1.cbsistatic.com/uploads/original/0/5344/1231885-thena_03.jpg
https://comicvine1.cbsistatic.com/uploads/original/2/24477/5042626-tumblr_nyjlrvtgxt1qa6xpso1_1280.jpg
https://comicvine1.cbsistatic.com/uploads/original/13/133921/2750204-franklin___valeria_ff__1_3.png
https://comicvine1.cbsistatic.com/uploads/original/0/77/138705-57626-wild-thing.jpg
https://comicvine1.cbsistatic.com/uploads/original/0/77/87196-38365-aftershock.jpg
https://comicvine1.cbsistatic.com/uploads/original/0/3347/1872541-persuasion_7.jpg
https://comicvine1.cbsistatic.com/uploads/original/0/1202/90989-157510-sylene.jpg
https://comicvine1.cbsistatic.com/uploads/original/11118/111187046/6818263-1451590379-Dxie0eIUcAAfKYN.jpg%3Aorig

1986’da Antalya’da hayata başlayan Tolgay; Özel Üsküdar Amerikan Lisesi ve Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu, TeCe Mimarlık ve Nevzat Sayın Mimarlık Hizmetleri’nde mimar olarak; Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak birer sene çalıştı. İTÜ Mimari Tasarımda Bilişim Yüksek Lisans Programı’na ve Bahçeşehir Üniversitesi Caz Okulu’na caz vokal olarak da kabul edildi; Ferhat Öz, Sibel Köse ve Başak Yavuz'dan vokal eğitimi aldı.2018’de kurduğu Filtre Platform, İstanbul’un çeşitli kafe ve sergi mekânlarında sanat/tasarım üzerine disiplinler ötesi kulüp buluşmaları, söyleşiler, keşif gezileri, atölye çalışmaları ve sergiler düzenledi. TAK ile birlikte 40 sanatçı/tasarımcı ve 28 adet etkinliğin dahil olduğu 12 saatlik Tesadüfler Festivali’ni düzenledi. İ ME CE bünyesinde, farklı disiplinlerden oluşmuş büyük ekibiyle “Askıda Aralık” ismindeki 60 metrelik etkileşimli bir parkur yerleştirmesini ve “Askıda An” isimli deneysel konserini tasarladı ve uyguladı.Alternatif, sıradışı ve özgün yaratıcılığa öncelik ve değer veren Tolgay, Provalar isimli özgün yaratıcılık atölyesi ile herkesin içindeki yaratıcı potansiyeli ortaya çıkarmaya yardımcı oluyor, bir yandan da yaratıcılık koçu ve eğitmeni olma yolunda ilerliyor.

yorumlar (2)

  • Avatar

    ERKAN

    Yazınızı okudum. Emeğinize yazan ellerinize parmak ve tendonlarınıza sağlık. Bu yeni düzen,yeni mitler yaratmaya devam edicek gibi. Yeni ataerkil düzen,heterosexist düzende eşcinsel kahraman ve karakterler yaygınlaşır mı? Bu konuda fikrinizi ve zikrinizi merak etmekteyim. Merakla diğer yazınızı bekliyorum . Saygılar sevgiler efendim.

    reply
    • Tolgay

      Tolgay

      Çok teşekkürler 🙂 Evet, her türlü toplumsal dinamik, dönemin bütün yaratımlarına etkisel ve tepkisel yansıdığı için çizgi roman karakterlerinde de zenginleşme sürekli oluyor. Şu anda, özellikle yabancı çizgi roman evrenlerinde, cinsel yönelim ve cinsiyet bazılarına göre doğal olarak, bazılarına göre de propaganda amaçlı ve yoğunlukla işlenen bir konu. Şu anda mesela aklıma gelenler: Midnighter ve Apollo çifti, Bat-Woman, Supergirl’ün üvey kardeşi (ki bu karakterleri dizi evreninde de izliyoruz,) ve sonradan açılan Ice-Man. Hele çizgi romanlarda diğer işlenen bir konu ise uzaylı türler arası ilişkilenme türleri ve buna olan yaklaşımlar… Her topluluk kendi değer yargılarını oluşturuyor ve fikirlerini imkânları dahilinde yayarak diğer toplulukları bir şekilde (doğal, zorlayarak, subliminal vs.) etkiliyor. Bunu da insan doğasının sosyal, paylaşımcı, entelektüel ve bir yandan da bazı diğer türler gibi bölgeci olmasından ve her canlı gibi güvenli alan arzusundan kaynaklandığını düşünüyorum. Bu yüzden mevcutçizgi roman çeşitliliği de her idolojiye açık bir şekilde çok sesli ve çok renkli.

      reply

YORUM YAP