“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Taktığınız Çanta Olsun

El çantasının tarihini ve neden onlara hala ihtiyaç duyulduğunu hiç düşündünüz mü?

Salgın, Victoria ve Albert Müzesi’nin çantayla ilgili her şeyi kutlayan, gişe rekorları kıran şovlarla dolu sergisini pandemi süresince kapattı ancak el çantalarına ihtiyacımız olup olmadığı konusunda soru sormamıza engel olmadı. Cevap “evet” gibi gözüküyor.

Pandemi yüzünden uzun süre evde olduğumuz, aylardır gezme-tozmayı rafa kaldırdığımız süreçte, bir şeyler deposu ve kişiliğin göstergesi olan el çantası kavramı sorgulanmaya başladı. Takıntılı bir şekilde sürekli yenilenen modelleriyle çok sayıda moda markası için rekor kıran karlar sağlayan aksesuar, çoğumuzun gözüne gereksiz gelmeye başladı. Gereksiz geldiği kadar ekstra bir “eve virüs getiren” nesne olarak bile düşünüldü.

Kimse dışarı çıkmasa çantanın anlamı neydi? İlk başta neden bu kadar çoğuna ihtiyacımız olduğunu düşündük? Tüm bu ekstra çantalar, cüzdanlarla ne yapmamız gerekiyor? Araştırma firması Euromonitor’un verilerine göre, bu yıl dünyanın her bölgesinde çanta satışları geçen yıla göre yüzde 18 düştü. 2020 ile şık el çantası çağı gerçekten sona ermiş gibi göründü. V&A’in şovu da öleni hakettiği gibi anmak gibiydi. Sanki.

Aslında çantalar yüzyıllardır hem erkek hem de kadın kimliği ile iç içe geçmiş, zaman zaman veto yemiş ama her seferinde çoğalarak var olmaya devam etmiş. Dior ve Hermès’in Asya’da mağazalar yeniden açıldığında ve hayatın neredeyse normale dönmesiyle birlikte satılan çantaların raporları aslında anormallik değil, tarihsel bir gerçekliğin parçası.

Temmuz ayında yapılan çevrimiçi bir satış sırasında toplam 2.266.750 $ (1.712.700 £) kaydeden müzayede evi Christie’s’deki rekor 300.000 $ ile eski bir el çantasına aitti; timsah derisi bir Hermès… Geçen hafta Houston Rockets oyun kurucu James Harden’in rapçi Lil Baby’ye doğum günü için siyah bir Prada naylon spor çantası vermesi de sosyal medyada epey konuşuldu.

V&A gösterisini bir araya getiren küratör Lucia Savi, “İnsanlar çantaların sonu olduğunu söyleyip durdu” dedi. Ama çantalar insanlıkla el ele gider. Her zaman bir şeyler taşınmak zorunda”

Bir pandemide bile, “le sac c’est nous” lafı ortaya çıkıyor. Bence de çantalar değerini kaybetmez, bu süreçtede sonuçta dezenfektanımızı, kolonyamızı, yedek maskelerimizi taşıyan onlardı. Belki aşırı pahalı çanta hevesi dizginlenir kimilerinde. Ama pandemi sonrası bugünlerin acısını çıkarmak ve sabırsızlıkla kendini göstermek isteyenler satın almaya devam ediyor olmalı.

Kısa bir çanta tarihi

El çantasını kimin icat ettiğini bilmek imkansız, ancak neredeyse başından beri bizimle birlikte görünüyorlar. MÖ 2686’dan 2160’a kadar uzanan eski Mısır mezarlarında; keten, papirüs ve deriden yapılmış çantalar bulundu. Antik Yunan’da madeni para için küçük deri çantalar kullanılıyordu; Bilinen ilk cüzdan sahiplerinden biri, görevi İsa ve havarileri için para çantasını taşımak olan Judas Iscariot’du.

British Museum’da yedinci yüzyıldan bir adama ait olduğu düşünülen, Sutton Hoo kazılarında bulunan çantanın altın bir kapağı var. Dokuzuncu yüzyılda Nimrud’da II. Aşurnasirpal’ın sarayında Asur duvar oymasında tasvir edilen çantalar var.

Çantaları bazı tarihte geçen dönem filmlerinde de görüyoruz. The Canterbury Tales, Pride and Prejudice ve Anna Karenina’da (diğer edebi şaheserler arasında) rol oynuyor.

Küratör Savi, gösterideki amacının çantaların canlı ve evrensel doğasını aydınlatmak olduğunu söylüyor. Onlar sadece deri ve kumaştan heykeller değil, fiziksel ve psikolojik yaşamlarımızda oynadıkları tuhaf ve benzersiz roller ile tarihin de bir parçası, söylediğine göre. Hatta bir çantanın yerini hiçbir şey tutamaz.(!)

Dünyanın dört bir yanından 250’den fazla çanta ve çantayla ilgili parçadan oluşan Çantalar: Ters Yüz sergisi üç bölüme ayrılmıştır: işlev ve kullanım (yuva olarak çantalar); statü ve kimlik (ünlü ikonik çantalar); ve tasarım ve yapım (çantaların nasıl yapıldığı). Sergide kimlerin kimlerin çantaları var, sayarak bitmez. Birkaç örnek vermek gerekirse Jane Birkin, Sex and the City’nin bir bölümünde Sarah Jessica Parker’ın karakterinden çalınan Fendi Baget ve Kim Kardashian West’in sevdiği Louis Vuitton var. Margaret Thatcher’ın yapılandırılmış Asprey’i ve Winston Churchill’in devlet belgeleri için kırmızı gönderi kutusu gibi çantaları var.

 Bir çantada ne var?

Pandemi sırasında daha az dışarı çıksak bile, dışarı çıktığımızda genellikle daha fazlasını taşımak zorunda kaldığımızı zaten belirtmiştim. El dezenfektanı, eldivenler, maskeler, ekstra ayakkabılar ve alıştığımız tüm kişisel koruyucu ekipmanları yanımızda taşımamız gerekiyor- tıpkı Birinci Dünya Savaşı sırasında gaz maskelerini tutmak için çantalara ihtiyaç duyduklarını gibi… (Queen Mary’nin gaz maskesi çantası V&A gösterisinde sergileniyor).

Pandemi boyunca düşüşte olan satışlar geçtiğimiz Black Friday haftasıyla 2019’u sollamayı başarmış. Yani çantalara hala ihtiyacımız varmış. Bu vazgeçmeyişin sebepleri arasında özellikle marka çantalar ayrıca bir yatırım aracı olarak görülmesi, her sene değerlenip sahibini mağdur etmemesi var. Hem de bir gün dışarıya çıkacağımız umudu…

Taktığınız çanta olsun.
Kaynak:
www.independent.co.uk

 

YORUM YAP