“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Tanrı’nın Mimarı Antoni Gaudi ve La Sagrada Familia!

Tanrı’nın mimarı olarak anılan Art Nouveau akımının İspanya’daki öncüsü, ömrünün kırk üç senesini bir tasarıma adayan ünlü Katalan mimar sanatçı Antoni Gaudi’nin ezber bozan, büyüleyici eseri La Sagrada Familia; Kutsal Aile demek, bir türlü bitirilemeyen bu muhteşem yapı değil dev sanat eseridir. 7 Kasım 2010’da Papa XVI. Benedict tarafından kutsanarak bir bölümü ibadete açılsa da 2026’da tamamen bitirilmesi ön görülüyor, pandemi ile 2030’u bulacak gibi duruyor. Neo-gotik ve Art-Nouveau tarzında olan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan şaheser tamamlandığında 12’si İsa’nın havarilerini, 4 tanesi İncil yazarlarını, biri İsa’yı ve sonuncusu da Meryem’i temsil eden toplam 18 kuleye sahip olacak olan, üstelik bu kulelerden en uzunu 175 metre olacağından Avrupa’nın en yüksek kilisesi ünvanını da almış olacak. Tutkulu ve doğaüstü bir mimar olan Gaudi 1883 senesinde devraldığı bu eseri öylesine ince ince ilmek ilmek örmüş ki bu tasarımı ondan sonra gelenler için başarabilmek çok zor elbette. Gaudi ölünce fon bulunamaması, iç savaş, sonra ikinci cihan harbi derken çok yara almıştır. Orijinal eskizler zarar görmüştür.⁣

Bugün projenin tamamlanması için oluşturulan ekibin başında Mark Burry var ‘’Kentin içinde devasa bir heykel’’ diyor La Sagrada Familia için. Gaudi bütün eserlerini heykeltraş gibi yapmıştır. Bugün doğum günü olan Gaudi bu esere ömrünü, yüreğini vermiştir. Öyle ki nasıl olmuş diye bakmak üzere geri geri giderken tren altında kaldığı bile söylenir. Dileriz en yakın zamanda şaheseri tamamlanır da ruhu huzura erer. La Sagrada Familia’yı ziyaret ederseniz, eserin mahzen kısmına inerek Gaudi’nin mezarını da ziyaret etmiş olacaksınız. İlhamı doğa olan, eşsiz, benzersiz, çarpıcı izlerin ve dokulardaki detaylarınla sanki hala hayattasın. Her eseriyle bizi bambaşka dünyalara götüren büyük sanatçı Antoni Gaudi, iyi ki doğdu da dehasıyla ve dokunuşlarıyla dünyayı güzelleştirdi.

“Biz” olmak, “Ben” olabilmekten geçer. “Ben” olabilmek hakikati aramaktan, kendini keşfetmekten…Ben kendimi keşfettikçe güzelleştim. Ben kendimi keşfettikçe evreni keşfettim. Ben evreni keşfettikçe öfkemi dindirdim. Hakikatin ne kadar yakınımda durduğunu, önümdeki engeller nedeniyle göremedim. Korkularımın yerine merakımı koydum ve elime kalemi aldım üç sene önce… Bitmek tükenmek bilmeyen merakım yolumu aydınlatan ışık oldu, kitaplar en yakın arkadaşlarım, bugün hayatta olmayan binlerce deha dostum oldu… Hiçbirini kendime saklayamazdım. Bu kadar bencil olmak, insanın yaradılışına tersti. Hakikatin nerede durduğunu görüyorum artık, beni hiçbir güç ondan alıkoyamaz…İnanın! Cesur olun! Dönüşün! Değişime ayak uydurun! Gelecek biz’im, çünkü zaman biz’iz.

YORUM YAP