“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Tım Burton Sunar: Ed Wood

Yaratıcılıktan alınan hazzın yerini hiçbir şey tutamaz.

Ed Wood, Tim Burton’ın filmografisinde çok önemli bir yer tutuyor. Sinema tarihinde de öyle. Üretmekten asla vazgeçmeyen, ötekiler tarafından dışlanan ve kötü işler yaptığı söylenen bir yönetmeni anlatıyor Tim Burton, Ed Wood filminde. Kendini en iyi şekilde, dışlanmadan ifade edebileceği tek yerin de beyaz perde olduğuna inanıyor. Bu açıdan filmi, Tim Burton bağdaştırması yaparak farklı bir okumayla izlemek de mümkün.

Aykırı bir yönetmen olan Tim Burton da kendi düşlerini beyaz perdeye yansıtan, zaman zaman dışlanan ve kimilerine göre farklı olduğu için vasat olduğu söylenen bir yönetmen. Kim ne derse desin Tim Burton, düşlerinden vazgeçmeden onları beyaz perdeye taşımayı iyi bir filmografiyle başardı. Hatta birçok kült film de yarattı. Animasyondan müzikale birçok türde filmi başarıyla yönetti. Ona başarılı bir Ed Wood demek de mümkün.

Ed Wood filminin başarısı, yönetmenin hevesinin sinemaya olduğu gibi taşınmasından geliyor. Film seyirciye yaratıcılık sürecinin tutkusunu başarıyla vermeyi başarıyor. Johnny Depp’in arzularını gerçekleştirmeye çalışan yönetmen tasviri çok iyi ve eğlenceli bir şekilde yansıtılırken Bela Lugosi’nin sahneleri insanı hüzne boğuyor. 1994 yapımı bu film Tim Burton’ın en iyi işlerinden biri. Hem kendi içinde incelenebilirken hem de yönetmenin filmografisindeki alamet-i farikalardan besleniyor. Hayallerinin peşinden koşan karakterler, toplumun dışına itilerek ucube gibi görünen farklı insanlar, hayatın acımasızlığı karşısında ideallerinin arkasında durdurdukları için çekilen hüzünler…

Ed Wood, her zamanın sanatçısı olarak sinemada yerini alıyor. Belki yaşarken bazılarına göre en kötü olan bu yönetmen, Tim Burton’ın kült filmlerinden biri haline geliyor. Bu filmin yapımı gerçek Edward D. Wood Jr.’ın tüm filmlerinden daha pahalıya mal oluyor.

Filmdeki gerçeklik hissinin en büyük nedenlerinden biri de Tim Burton’ın , Edward D. Wood Jr.’ın Bela Lugosi ile olan ilişkisini, kendi hayatının sonlarında Vincent Price ile olan arkadaşlığı arasındaki benzerliklerle hikayeye çekilmesinden geliyor.

Martin Landau’nun Bela Lugosi rolüyle “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” dalındaki Akademi Ödülü, Oscar tarihinde herhangi bir kategoriden bir oyuncunun bir film yıldızını oynayarak kazandığı ilk ödül oluyor. On yıl sonra sadece Cate Blanchett, Göklerin Hâkimi’de (2004) Katharine Hepburn karakterini canlandırmasıyla “Yardımcı Rolde En İyi Kadın Oyuncu” Akademi Ödülü kazanıyor.

Tim Burton da filmi çekerken Ed Wood gibi sıkıntılar çekiyor. Film, ilk olarak Columbia Pictures’da geliştiriliyor. Ancak stüdyo patronu Mark Canton, filmin siyah beyaz yapılmasına itiraz ediyor. Tim Burton projeyle birlikte ayrılıyor, 20th Century Fox, Paramount Pictures, Universal Pictures ve Warner Bros gibi çeşitli diğer stüdyolara filmi götürüyor, ta ki The Walt Disney Company onu Touchstone Pictures afişinin altına alana kadar.

Tim Burton da Ed Wood gibi amacına ulaşıyor ve biz de bu güzel filmi izleme zevkini elde ediyoruz.

Ed Wood şu sıkıntılı günlerde insana çok iyi gelecek bir film.

1995 yılında İstanbul’da doğdu. “Şahsi Düşler ve Onur Kırıcı Gerçekler” adlı kitabı 2015’te, “Noktalı Virgülle Biten Bir Kitap” adlı kitabı 2017'de İletişim Yayınları tarafından yayımlandı. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema-TV bölümünden mezun oldu. Bkm Mutfak’ta skeç yazarlığı yaptı. Kısa filmleriyle uluslararası festivallere katılıp ödüller kazandı. Yazarlık ve yönetmenliği sürdürüyor.

YORUM YAP